Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2405 E. , 2024/5326 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2405 Karar No : 2024/5326 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN ÖZETİ : Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün 22/02/2024 tarih ve 2024/2 sayılı Genelgesinin 7. fıkrasının 7. bendinde yer alan "634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca, tapu kütüğünün beyanlar hanesine eklenen de…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2405 E. , 2024/5326 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2405 Karar No : 2024/5326 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN ÖZETİ : Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün 22/02/2024 tarih ve 2024/2 sayılı Genelgesinin 7. fıkrasının 7. bendinde yer alan "634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca, tapu kütüğünün beyanlar hanesine eklenen devre mülk sözleşmesi doğrultusunda devre mülk pay sahibi olan devre tatilcilerin kendilerine ait dairelerini taahhüt edilen süreler içerisinde turizm amaçlı kısa süreli kiralayabilir. Ancak, devremülklerde, devre tatilciler tarafından turizm amaçlı kısa süreli kiralama yapılabilmesi için izin belgesi alınması zorunlu olup bu konuda herhangi bir istisna bulunmamaktadır. Tapulu dönemini kiraya vermek isteyen kişi, diğer dönemlerin tapu sahiplerinden ve aynı blokta birden fazla daire varsa onların tamamından muvafakat alarak başvuru yapmalıdır. " düzenlemesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Devre mülk hakkının paya bağlı bir irtifak hakkı niteliğinde olduğu, konut niteliğinde olmadığı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 59. maddesinde devre mülk hakkının kullanımının devrinin devre mülk hakkı sahibine tanınmış bir hak olarak düzenlenmiş olduğu, aynı maddede devre mülk yönetim sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça devre mülk hakkı sahibinin kendisine ait taşınmazın kullanımını bedelli ya da bedelsiz olarak devredebileceğinin düzenlendiği, pay mülkiyetinin ayni hak niteliğinde olması nedeniyle devre mülk hakkının kullanımının devrinin hiç bir şekilde izne tabi tutulamayacağı, devre mülk hakkının kullanımının devrinin kira sözleşmesi niteliğinde olmadığı, devre mülk hakkının bedelli devri halinde alacağın devrinin söz konusu olacağı, bağımsız bir ayni hak sağlayan devre mülk hakkının devre mülk hakkı sahibi diğer paydaşların izni alınmadan kiralanabileceği, devre mülk hakkı sahibinin devresini kiralamasının yalnızca kendisini borçlandıracağı bu taahhüdün diğer paydaşları hiç bir şekilde bağlamayacağı, diğer paydaşlardan izin alınmasının fiilen de imkansız olduğu, paya bağlı bir irtifak hakkı olarak ayni hak niteliğinde olan ve sahibine mülkiyet hakkının tanıdığı yetkileri bahşeden devre mülk hakkının Genelge ile sınırlanmasının Anayasanın 35.maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, 7464 sayılı Konutların Turizm Amacıyla Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun amacının kısa süreli kiralama faaliyetlerinin izin belgesi alınma suretiyle hukuki bir zemine oturtmak olduğu, anılan Kanunun yalnızca konutlara ilişkin düzenleme içerdiği devre mülk sahiplerince yürütülen kiralama faaliyetlerinin Kanun kapsamında olmadığı şeklindeki davacı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 57. maddesinde yapılan devre mülk tanımından devre mülkün taşınmazın niteliğine bağlı olmadığı, bağımsız bölümün mesken, iş ya da ticaret yeri vasfını değiştirmediği, taşınmaza yeni bir vasıf getirmediği, yalnızca mesken, iş veya ticaret yeri olarak belirlenmiş taşınmaz üzerindeki hakkın nasıl kullanılacağına ilişkin düzenleme yaptığı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 57. maddesinde devre mülk hakkının mesken (konut) nitelikli Taşınmazlar üzerinde kurulabileceğinin açıkça hüküm altına alınmış olduğu, taşınmazın kullanımına ilişkin getirilen izin, ruhsat vb. uygulamaların taşınmaz üzerinde lehine irtifak hakkı kurulmuş kişileri de bağlayacağı, devre mülkün, konut olarak kullanılmaya uygun taşınmazların, üzerinde ortak mülkiyet hakkı kurularak yılın belli dönemlerinde farklı kişilerin kullanımına sunulabilmesine ilişkin kullanım biçimini ifade ettiği, devre mülklerin konut kullanımına uygun olmayan taşınmazlar üzerinde kurulmasının hukuken mümkün olmadığı, devre mülkleri klasik anlamda konut kullanımından ayıran hususun taşınmazın niteliği değil maliklerin kullanım dönemlerinin yaptıkları devre mülk sözleşmesi ile yılın belirli dönemleri ile sınırlanması olduğu, 7464 sayılı Kanun ile tanımlanan konut kavramı içerisine 634 sayılı Kanunda tanımlanan devre mülk kavramının da dahil olduğu, dava konusu Genelge hükmünün düzenlenmesiyle ile 7464 sayılı Kanunda devre mülklerle ilgili açık olmayan hususların detaylandırarak uygulamada yanlış anlaşılmadan kaynaklı sorunların engellenmesinin amaçlandığı, Kanunda yer almayan devre mülklerin dava konusu Genelgeyle Kanun kapsamına dahil edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, zaten kısa süreli kiralama faaliyeti yapılabilmesi için izin belgesi alınmasının zorunlu olduğu, dava konusu düzenleme ile yeni bir zorunluluğun getirilmediği, açık olmayan hususlar hakkında detayların düzenlendiği, 21/5/2024 tarihli ve 5143779 sayılı Bakanlık Olur'u uyarınca yapı veya bağımsız bölüm için ortak maliklerin kendi aralarından veya dışardan tayin edeceği temsilcinin, söz konusu yapı veya bağımsız birim için ortak malikler adına vereceği noter onaylı muvafakatnamenin, oy birliği ile alınan noter onaylı karar ile aynı statüde sayıldığı, 7464 sayılı Kanunun devre mülkler bakımından uygulanması sırasında ortaya çıkan sorunların 634 sayılı Kanuna uygun olarak giderilmesini sağlamak ve devre hakkı kurulan konutlar için yapılan izin belgesi başvurularının kolaylaştırılması amacıyla, 26/07/2024 tarihli ve 32613 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile bir takım düzenlemelerin yapıldığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Daire kararında belirtilen gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün 22/02/2024 tarih ve 2024/2 sayılı Genelgesinin 7. fıkrasının 7. bendinde yer alan "634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca, tapu kütüğünün beyanlar hanesine eklenen devre mülk sözleşmesi doğrultusunda devre mülk pay sahibi olan devre tatilcilerin kendilerine ait dairelerini taahhüt edilen süreler içerisinde turizm amaçlı kısa süreli kiralayabilir. Ancak, devremülklerde, devre tatilciler tarafından turizm amaçlı kısa süreli kiralama yapılabilmesi için izin belgesi alınması zorunlu olup bu konuda herhangi bir istisna bulunmamaktadır. Tapulu dönemini kiraya vermek isteyen kişi, diğer dönemlerin tapu sahiplerinden ve aynı blokta birden fazla daire varsa onların tamamından muvafakat alarak başvuru yapmalıdır. " düzenlemesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı, "Dilekçeler Üzerine İlk İnceleme" başlıklı 14. maddesinin 3/e fıkrasında, dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, 14. maddenin 3/e bendinde yazılı halde davanın reddine karar verileceği hükümleri yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Konutların gerçek ve tüzel kişilere, turizm amaçlı kiralanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanan 7464 sayılı Konutların Turizm Amacıyla Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 02/11/2023 tarih ve 32357 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olup, Kanunun turizm amaçlı konut kiralanmasına ilişkin hükümleri 01/01/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanunun 6. maddesine dayanılarak hazırlanan ve konutların yerli veya yabancı kişilere tek seferde yüz gün veya yüz günden daha kısa süreyle turizm amaçlı kiralanmasına, izin belgesi başvurularında uygulanacak işlemlere, konutların niteliklerine, izin belgesi sahiplerinin uymak zorunda oldukları hükümlere ve kullanıcı ile izin belgesi sahibinin karşılıklı hak ve yükümlülüklerine ilişkin hükümleri düzenleyen Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01/01/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava konusu 22/02/2024 tarih ve 2024/2 sayılı Genelgeyle izin belgesi başvurularına ilişkin olarak yapılacak değerlendirmelerde, anılan mevzuatın yanı sıra uyulması gereken hususlar düzenlenmiştir. Bu kapsamda anılan Genelgenin iptali istenilen 7. fıkrasının 7. bendinde yer alan "634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca, tapu kütüğünün beyanlar hanesine eklenen devre mülk sözleşmesi doğrultusunda devre mülk pay sahibi olan devre tatilcilerin kendilerine ait dairelerini taahhüt edilen süreler içerisinde turizm amaçlı kısa süreli kiralayabilir. Ancak, devremülklerde, devre tatilciler tarafından turizm amaçlı kısa süreli kiralama yapılabilmesi için izin belgesi alınması zorunlu olup bu konuda herhangi bir istisna bulunmamaktadır. Tapulu dönemini kiraya vermek isteyen kişi, diğer dönemlerin tapu sahiplerinden ve aynı blokta birden fazla daire varsa onların tamamından muvafakat alarak başvuru yapmalıdır. " düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı tarafından söz konusu düzenlemenin Kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi istemiyle 09/07/2024 tarihinde bakılan dava açılmıştır. Diğer taraftan, Dairemizin 18/07/2024 tarihli ara kararına davacı tarafından verilen 09/09/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde dava konusu işlemin 20/05/2024 tarihinde öğrenildiği, iptali istenilen düzenleyici işleme dayanılarak hakkında tesis edilmiş herhangi bir işlemin mevcut olmadığı beyan edilmiştir. 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca düzenleyici işlemin ilanı üzerine altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren yine altmış gün içinde düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabilecektir. Bu şekilde, düzenleyici işlemin ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak, düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanının sağlanması amaçlanmıştır. Anılan Kanun hükmü uyarınca, ilan tarihinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, uygulama işleminin ise, birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulaması niteliğinde bulunması ile kesin ve yürütülebilir nitelik taşıması ve uygulama işleminin tebliğ tarihine göre dava açma süresinin geçmemiş olması halinde mümkündür. Bu durumda iptali istenilen dava konusu Yönetmelik düzenlemesine dayanılarak davacı hakkında tesis edilmiş herhangi bir uygulama işleminin mevcut olmadığı göz öünde bulundurulduğunda, 22/02/2024 tarihinde yürürlüğe giren dava konusu düzenleyici işlemin iptali istemiyle en geç 22/02/2024 tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, bu tarihten çok sonra 09/07/2024 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1/b bendi uyarınca davanın DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen (yürütmenin durdurulması harcı hariç) toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Yürütmenin durdurulması hakkında karar verilmediğinden...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 03/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, konutların gerçek ve tüzel kişilere, turizm amaçlı kiralanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanan ve 02/11/2023 tarih ve 32357 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7464 sayılı Konutların Turizm Amacıyla Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde "konut"un, tapu sicilinde konut amaçlı kayıtlı olan veya üzerinde konut amaçlı kat irtifakı ya da kat mülkiyeti bulunan her türlü bağımsız bölüm olarak tanımlandığı, Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında, konutların turizm amaçlı kiralanabilmesi için, turizm amaçlı kiralama sözleşmesi yapılmadan önce izin belgesi alınması zorunluluğunun getirildiği, turizm amaçlı kiralama faaliyeti yürütülmesinin uygun görüldüğüne ilişkin izin belgesine konu bağımsız bölümün bulunduğu binanın tüm kat malikleri tarafından oy birliği ile alınan kararın izin belgesi başvurularında ibrazının zorunlu kılındığı, anılan Kanunun 6. maddesine dayanılarak hazırlanan 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01/01/2024 tarihinde yürürlüğe giren Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğin "izin belgesi başvurusu" başlıklı 5. maddesinde, söz konusu konutta turizm amaçlı kiralama faaliyeti yürütülmesinin uygun görüldüğüne ilişkin bağımsız bölümün bulunduğu binada yer alan konut nitelikli tüm bağımsız bölümlerin kat malikleri tarafından oy birliği ile alınan kararın noter onaylı örneğinin izin belgesi için yapılan başvurularda ibrazının zorunlu olduğunun düzenlendiği, davanın açıldığı tarih itibarıyla devre mülk hakkına ilişkin olarak anılan Yönetmelikte bir düzenlememe bulunmadığı ancak dava konusu Genelge ile izin prosedürüne devremülklerde, devre tatilciler tarafından yapılacak turizm amaçlı kısa süreli kiralamaların da dahil olduğu düzenlemesine yer verildiği, davacı tarafından Kanunda yer almayan devremülklerin kullanım hakkının turizm amaçlı kiralanabilmesi için izin alma koşulunun Genelge ile düzenlenerek mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Devre mülk hakkı sahibi olan davacının salt bu sıfatına dayanarak dava konusu düzenleyici işlemin iptalini istemekte menfaatinin bulunduğu kuşkusuzdur. Mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendiren konularda, dava açma süresi geçtikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca idareye yapılacak başvuru üzerine tesis edilecek işlemlere karşı her zaman dava açılabileceği ve uyuşmazlıkta davacının devre mülk hakkının devrini sınırlayan düzenlemenin süreklilik taşıdığı gibi davacının mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendirdiğinden, menfaatinin ihlal edildiğinden bahisle davacı tarafından bu yönde yapılacak başvuru üzerine her zaman dava açılabileceği açıktır. Öte yandan, olayın niteliğine göre, turizm amaçlı kiralama faaliyetinde bulunacak devremülk sahiplerine getirilen izin şartlarının ancak ilgili şahısların kiralama faaliyetinde bulunmaları halinde uygulanabileceği, izin başvurusu olmaksızın bu konuda her hangi bir uygulama işleminin söz konusu olamayacağı, gerek izin belgesinin alınması ve gerekse kiralama faaliyetinin uygun görüldüğüne ilişkin tüm kat maliklerinin oy birliği ile karar alma sürecinin başlatılması halinde dava konusu genelge uygulanabilir nitelik kazanacağından devremülklerini kiralamak isteyenler için bu konuda yapacakları müracaat üzerine, izin sürecinin başlatılması halinde dava açma süresinin başlayacağı sonucuna ulaşıldığından, 05/07/2024 tarihinde haberdar olunduğu beyan edilen düzenleyici işlemin iptali istemiyle 12/07/2024 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının kendisine herhangi bir şekilde tebliğ edilmeyen dava konusu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren süresi içerisinde açılan davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu Genelgeye dayanılarak tesis edilmiş herhangi bir uygulama işleminin mevcut olmaması nedeniyle anılan Genelgenin yürürlük tarihini takip eden günden itibaren dava açma süresi içinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen Dairemiz kararına katılmıyorum.