3. Hukuk Dairesi 2025/4400 E. , 2026/279 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/316 E., 2022/326 K. Mahkeme kararının taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinl…
3. Hukuk Dairesi 2025/4400 E. , 2026/279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/316 E., 2022/326 K. Mahkeme kararının taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 2. maddesinin 2 numaralı bendi ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14... . maddeleri kapsamında müvekkili tarafından kendi kanununa göre takip edilen amme borçlusu dava dışı .... Off-Shore Limitedin, davalı şirketten alacağı olduğunun öğrenilmesi üzerine, davalı nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacakları ile İstanbul 9. İcra Dairesinin 2003/10312 E. sayılı dosyasına konu olan alacağı için davalıya 12.03.2009 tarihli ve ... sayılı haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, davalı tarafça ihbarnameye .... Noterliğinin 23.03.2009 tarihli ihtarnamesi ile cevap verilerek borcun olmadığının bildirildiğini, ancak belirtilen icra dairesindeki takibin davalının borcu kabul ederek mal bildiriminde bulunması üzerine kesinleştiğini, davalının dava dışı amme borçlusuna borcu olup haksız olarak haciz bildirisine itiraz ettiğini ileri sürerek; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 79/6 maddesi uyarınca davalının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 338/1 maddesine göre cezalandırılmasına ve borçlu bulunduğu miktarın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 02.04.2013 tarihli kararıyla şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 19.09.2013 tarihli ilamıyla; somut olayda 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi çerçevesinde gönderilmiş 12.03.2009 tarihli ve 3947 sayılı bir ihbarname mevcut olup, icra takip dosyasından icra müdürlüğü kanalı ile İİK’nın 89/1 maddesi gereği gönderilmiş bir haciz ihbarnamesi bulunduğu, İİK'nın 4. maddesi uyarınca özel kanunlarda yetki verilmediği durumlarda icra mahkemelerinin, icra ve iflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayet ve itirazları incelenmekle görevli olduğu, İcra müdürlüğü tarafından yapılan bir işlem bulunmadığı için 6183 sayılı Kanunun 79/6 maddesi gereğince bu davayı inceleme görevinin genel hükümlere göre inceleme yapacak genel mahkemelere ait olduğundan, Mahkemece davanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek sonuca gidilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. İcra Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak 29.05.2014 tarihli kararıyla; davayı görmekle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi ve bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmesi üzerine dosya kendisine gönderilen İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 09.04.2019 tarihli kararla; yetkili mahkemenin Adana Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; bu kararın, temyiz üzerine Dairenin 18.06.2020 tarihli ilamıyla davalının süresinde yetki itirazında bulunmadığı gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemece bozmaya uyularak verilen, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı şirketin borçlu olduğu dava dışı 3. kişinin alacaklarına davacı idarece 6183 sayılı Kanun kapsamında gönderilen haciz bildirisi ile ödenmesi gereken bedellerden olup olmadığı hususlarının oluşturduğu, İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2003/10312 E. sayılı takip dosyasında alacaklı .... Off-Shore Limited'in 18.08.2013 tarihinde davalı şirket aleyhinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçilerek 241.825.226.554.000,00 ETL birikmiş faiz alacağına mahsuben 5.000.000.000.000,00 ETL alacağın faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, davalının ödeme emrine karşı takip dosyasına sunduğu 27.08.2003 tarihli mal bildiriminde “Şirketimize gönderilen ödeme emrinde belirtilen az bir bölümü icra takibine konu edilen ve üstü saklı tutulan 241.825.226.554.000.TL miktarlı borcu ve ferilerini kabul ediyoruz.” şeklinde beyanda bulunduğu, alınan bilirkişi raporunda İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2003/10312 E. sayılı dosyasındaki borcun ihbarnameye itiraz edildiğinin beyan edildiği 23.03.2009 tarihi itibarıyla 13.053.134,54 TL'ye baliğ olduğunun hesaplandığı, sonuç olarak davalının 241.825.226.554.000,00 TL miktarlı borcu ve ferilerini kabul etmesi ve 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi gereğince usulüne haciz bildirisinin tebliği ile artık amme borçlusuna yapılan ödemelerin geçerli olmayacağı anlaşılması nedeniyle, bilirkişi raporu ile usul ve yasaya uygun olarak hesaplanan tutar üzerinden davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 13.053.134,54 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının cezalandırılması talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V.TEMYİZ Dairece 26.06.2025 ilamla kararın eksik incelemeden bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı ve davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. VI. KARAR DÜZELTME 1. Davacı vekili; temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek davalının borçlu olduğu tutarın, tahsil tarihine kadar işleyecek tüm ferileri ile birlikte ödenmesine şeklinde karar verilmesi ve İİK m. 338 hükmüne göre cezalandırılması gerektiğini belirterek, Daire bozma ilamının kaldırılarak, Mahkeme kararının tümden kabul şeklinde bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili; temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu belirterek, Daire bozma ilamının kaldırılarak, Mahkeme kararının tümden red şeklinde bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanunun 79/6 maddesi kapsamında haciz bildirisine gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu iddiasına dayanan tazminat ve İİK m.338'e göre cezalandırılması istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bozma ilamımızda hükme esas alınan bilirkişi raporuyla ilgili temyiz sebeplerinin karşılandığı ve yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle Mahkeme kararının bozulmuş olmasına göre, davacı ve davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. VII.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, Aşağıda yazılı bakiye karar düzeltme harcının düzeltme isteyen davalıya, para cezalarının ise taraflara yükletilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.