11. Hukuk Dairesi 2023/2777 E. , 2024/5308 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/858 Esas, 2023/297 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1160 E., 2020/747 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince baş…
**11. Hukuk Dairesi 2023/2777 E. , 2024/5308 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/858 Esas, 2023/297 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1160 E., 2020/747 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ...'ın İccon Triko Tek. Tasarım İth. İhr. San. Ve Tic. A.Ş. isimli şirkete %50 münferiden imza ile ortak olduklarını, müvekkili tarafından şirket aleyhine ortaklığın feshi/ortaklıktan çıkma talepli dava açıldığını, dava sonrası ... tarafından, müvekkilinin şirket borçları için şirket yetkilisi olarak şirket kaşesi üzerine imzalamak sureti ile düzenlediği senetleri müvekkilinin şahsi borcuymuş gibi ikinci bir sahte imza ile annesi davalı ... lehine doldurduğunu, senet üzerinde tahrifat yapılarak TL cinsinden borcunun USD olarak tanzim edildiğini, sol taraf üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalının ev hanımı olup 1.000.000,00 TL alacağının bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senedin takibe konu edildiğini ileri sürerek müvekkilinin takipten dolayı borcunun bulunmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bonoya imza attığını kabul ettiğini, bonodan da anlaşılacağı üzere kaşe üzerindeki imzanın borçlu şirketi temsilen ...'a ait olduğunu, davacının imzasının şahsını temsil ettiğini, senetle ispat yükümlülüğü gereği takip konusu bonoya karşı borcunun olmadığını gösterir senet/belge sunamadığını savunarak davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senedin incelenmesinde keşidecinin ..., kefilin ise İCCON Triko Tek.Tas.İth.İhr.San ve Tic. A.Ş. olduğu, şirket kaşesinin basılmış olduğu, sağ dış yanda ve sol iç tarafta imzaların mevcut olduğu, kefil olan şirketin imza sirküler aslının incelenmesinde 31.10.2017 tarihinden itibaren şirketi 3 yıl süreyle münferiden temsile ... ve ...'ün yetkili olduklarının görüldüğü, senedin ön yüzündeki sağ dış yanda kalan imzanın davacının el ürünü olduğu sol iç yanda kalan imzanın ise el ürünü olmadığı, kaşenin üzerinde sağ dış yanda ve sol iç tarafta imzalar bulunduğuna ve iç tarafta kalan imzanın şirketi temsilen atılmış olması gerektiğinden, sağ taraftaki imzanın dış yanda kalıp kaşe üzerine isabet etmemesi nedeniyle sağ dış yandaki imzanın şahsi sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senetteki her iki imzanın da kaşe üzerinde olduğunu, senet incelendiğinde sağ dış tarafta bulunan imzanın daha fazla kaşeye denk geldiğini, diğer taklit imzanın ise kaşenin dışına geldiğini, yani kaşe üzerinde bir imza bulunduğunu ve bu imzanın müvekkiline ait olduğunu, müvekkil tarafından tek imzanın şirket yetkilisi olarak atıldığını, müvekkiline ait olmayan imzanın kime ait olduğunun tespit edilmediğini, soruşturma dosyasının talep edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bonodaki imzasının şirkete ait kaşe üzerinde bulunduğu, daha sonra kaşenin sol tarafına şirketin diğer ortağı ve davalının oğlu ... tarafından ayrı bir imzanın atılmış olmasının davacının kaşe üzerine imza atmış olması nedeniyle şahsi sorumluluğu sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davaya konu icra takip dosyası ve takibe konu bono kapsamında davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kaşe üzerindeki imzanın borçlu şirketi temsilen ...'a ait olduğu, davacının imzasının kaşe üzerinde olmadığını ve şahsını temsil ettiği, ... tarafından imza atılmasının akabinde kaşe işlemi yapılır iken kaşenin davacının imza kısmına değmesini davacının gerçeğe aykırı iddialarla lehine kullanmaya çalıştığını, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacının borçlu olmadığını ispatlayamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.