11. Hukuk Dairesi 2011/9034 E. , 2012/17457 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2009/19-2010/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisin…
**11. Hukuk Dairesi 2011/9034 E. , 2012/17457 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2009/19-2010/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin tüm dünyada çapında tanınan innovatör firmalardan olduğunu, dünya çapında 23.000'i aşkın ilaç patenti bulunduğunu, bunlardan biri olan hastane kaynaklı zatürre, deri ve deri yapılarına ait iltihabi hastalıkları tedavi eden LINEZOLID etken maddesini bulduğunu ve TR 2007 08114 T4, TR 2005 03368 T4 ve TR 2000 01199 B sayılı incelemeli patentlerle tescil ettirdiğini, müvekkilinin LINEZOLID etken maddesini kullanarak ZYVOXID isimli ilaç ürününü geliştirerek piyasaya sürdüğünü, davalının müvekkilinin ZYVOXID ürününe referans vererek ZIZOLID ibareli ilaç için 2004 yılında kısaltılmış ruhsat başvurusunda bulunduğunu ve Sağlık Bakanlığınca ruhsat verildiğini iddia ederek, bu durumun müvekkilinin patent tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini ve önlenmesini, ürünlerin ve tanıtım malzemelerinin toplatılmasını, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin Türkiye'de patent koruması olmayan Linezolid etkin maddesinden jenerik olarak farklı üç farklı farmasotik ürün elde ettiğini ve bunlar için Sağlık Bakanlığından üç ayrı ruhsat talep edildiğini, bu başvurunun önce ZOLİX ismi altında yapıldığını, daha sonra ise ZİZOLİD olarak değiştirildiğini, başvuru sırasında daha önce ruhsatlandırılmış bulunan davacı ...'ye ait Zyvoxid ürününün referans olarak gösterildiğini, ancak taraf ürünlerinin aynı olmadığını, davacının patentlerine tecavüz teşkil etmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda, ZİZOLİD ürününde kullanılan linezolid etken maddesi için davacı şirketin Türkiye'de korunan patentinin bulunmadığı, 551 sayılı KHK'nın 84.maddesinin 2.fıkrasında "patent konusunun yeni ürün veya maddelerin elde edilmesine ilişkin bir usul olması halinde aynı özellikleri taşıyan her ürün ve maddenin patent konusu buluşla korunan usule göre elde edilmiş olduğu ve aksini iddia edenin bunu kanıtlamakla hükümlü olduğu" öngörülmüş ise de söz konusu hükümle yeni ürünün üretimi için sadece bir prosesin mevcut olması durumu kasdedilmekte olup dava konusu ürünün üretimi için muhtelif prosesler bulunduğu ve davalının kısa ruhsat başvurusuna konu ürünün üretim prosesinin ise Hint firması Symed Labs şirketinin EP 1673370 nolu patentine konu olan ve davacınınkinden farklı bir prosesle elde edildiğinin anlaşıldığı, davacı vekili Hindistan firmasının ilaçla ilgili stabilite çalışmalarının getirtilmesini istemiş ise de bilirkişi raporunda "Davalının ruhsat dosyalarındaki stabilite raporlarının Form lll'ün değişmeden 12 ay boyunca stabil kalacağı"nı belirttiklerinden bu iddianın haklı bulunmadığı, davacının patente konu linezoid maddesinin üretim işlemleri veya ana maddelerin üretim işlemlerini kapsamadığı dolayısıyla da davacının patentten doğan haklarına tecavüz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.