DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : Av.DAVANIN KONUSU : İtirazın İptaliKARAR TARİHİ : 06/01/2022KARAR YAZIM TARİHİ : 07/01/2022Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ....isimli iş yerinin sahibi olduğunu, dava dışı ...... firmasından satın alınan ancak defolu çıkan
davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin borcundan dolayı davalılar/ borçlular aleyhine, ---- sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkil firmanın davalıların takibe itiraz gelmesi üzerine ---- tarihinde dava şartı arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, dava dışı sigortalı --- müvekkil tarafından teminat altında olduğunu,--- satış faturaları düzenlendiğini, dava dışı sigortalı davalı --- akdettiğini, sigorta konusu emtianın, ---- yüklendiğini, teslimat adresinin --olduğunu, taşımaya konu--------- türündeki muhtelif --- teslim anında -----firmasının yönetici ve çalışanları tarafından hasar gördüğü ve kullanılamaz durumda olduğunun sigortalı firmaya bildirildiğini, hasarın --- şerh düşüldüğünü, hasar ihbarı gelmesi üzerine müvekkil şirketin --- hasar dosyasını düzenleyerek ekspertiz faaliyetlerini icra etmesi için --- anlaştığını, --- raporda hasar tazminatı --- olarak tespit edildiğini, müvekkil şirket tarafından hasar tazminatının --- tarihinde zarar görene ödendiğini, düzenlenen ekspertiz raporunda hasar ile ilgili --- arasında yapılan ---- sırasında sandıkların araç içindeki sabitlemesinin yetersiz olması sonucu birbiri üzerine devrilmesiyle meydana gelmiş olabileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiğini, -------hasarın taşımanın hangi evresinde olursa olsun sorumluluğunun bulunacağı gerek kanun hükümlerince açık bir şekilde belirtilmiş olup, davalı/borçlunun borcunun olmadığına dair iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, halefiyet ilkesi gereğince rücu haklarının hukuken haklı olduğunu, zarara yol açan fiilin, ister haksız fiilden, ister akitten, isterse kusursuz sorumluluk hallerinden doğsun, sigortacının sorumlu kişiye karşı rücu hakkını kullanabildiğini, bu sebeple de dava ve takip haklarının bulunduğunu, davalı tarafın yasal evraklar, ekspertiz raporu ve banka ödemesi ile likit bir alacağa karşı kötüniyetli olarak borcu olmadıgı yönünde itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağını almasında gecikmeye sebebiyet verdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.