Başvuru, emekliye sevk edilme işleminin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, emekliye sevk edilme işleminin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/8/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yaptığı sırada psikolojik rahatsızlığı (hezeyanlı bozukluk) nedeniyle 8/8/2008 tarihli işlemle adi malul olarak emekliye sevk edilmiştir. Malulen emekliye sevk edilen başvurucunun 19/8/2008 tarihinde kurumuyla ilişiği kesilmiştir. Başvurucu 29/11/2009 tarihinden itibaren farklı tarihlerde kıdem durumu ve almış olduğu disiplin cezalarına ilişkin olarak idari başvurularda bulunmuştur. Başvurucu, son olarak kıdem yılı ve özlük hakları yönünden 3/3/2010 tarihinde yaptığı idari başvurudan sonuç alamamıştır. Başvurucu bu sürecin ardından 2/4/2010 tarihinde 8/8/2008 tarihli emekliye sevk işlemine karşı iptal davası açmıştır. Yargı süreci devam ederken Alanya Sulh Hukuk Mahkemesinin 19/4/2013 tarihli kararıyla eşi (A.Y) başvurucuya vasi olarak atanmıştır. Yargı sürecinde usule ilişkin eksiklikler nedeniyle verilen kararların ardından nihai olarak başvurucunun açtığı dava İstanbul İdare Mahkemesinin 28/6/2013 tarihli kararıyla süre aşımı yönünden reddedilmiştir. Ret gerekçesinde öncelikle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesi uyarınca iptal davasının işlemden haberdar olunduğu tarihten itibaren altmış gün içinde açılması gerektiği hatırlatılmıştır. Başvurucunun 8/8/2008 tarihinde emekliye sevk edildiği ve 19/8/2008 tarihinde kurumuyla ilişiğinin kesildiği hususlarının altı çizilmiştir. Başvurucunun en geç 19/8/2008 tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açması gerekirken bu süre aşıldıktan sonra 2/4/2010 tarihinde açtığı davanın süre aşımına uğradığı ifade edilerek ret gerekçesi oluşturulmuştur. Ret hükmü Danıştay Onbirinci Dairesinin 19/9/2014 tarihli kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi aynı Dairenin 8/5/2015 tarihli ilamıyla reddedilmiştir. Başvurucu 12/8/2015 tarihinde nihai kararı tebellüğ etmesinin ardından 14/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 2577 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: " Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. "