11. Ceza Dairesi 2008/20625 E. , 2011/21817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik HÜKÜM : 5237 Sayılı TCY.nın 205/1,53/1 maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ve hak yoksunluğu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 8. maddesindeki “İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vaki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların altları ilgililer ve icra memuru veya muavini veya katibi tarafından imzalanır.” ve ay
**11. Ceza Dairesi 2008/20625 E. , 2011/21817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik HÜKÜM : 5237 Sayılı TCY.nın 205/1,53/1 maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ve hak yoksunluğu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 8. maddesindeki “İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vaki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların altları ilgililer ve icra memuru veya muavini veya katibi tarafından imzalanır.” ve aynı yasanın 102/1. maddesindeki “Taşınır bir malı haciz için mahallinde bir tutanak tutulur. Zabıt varakasında alacaklı ve borçlunun isim ve şöhretleri, alacağın miktarı, haczin hangi gün ve saatte yapıldığı, haczedilen mallar ve takdir edilen kıymetleri ve varsa üçüncü şahısların iddiaları yazılır ve haczi icra eden memur tarafından imza edilir.” hükümleri karşısında; tamamlanmış haciz tutanağından bahsedebilmek için tüm beyanların belge içeriğine dercedilmesi ve beyan sahipleri ile tutanağı tanzim eden memurun imzasını atması gerektiği, somut olayda ise henüz haciz tutanağının tamamlanmadığı için bu haliyle tutanağın belge niteliği kazanmadığı bir sırada, sanığın tutanağın bir kısmını yırtıp tutanağı haciz memuruna iade ettiği, daha sonra haciz işlemine aynı tutanak üzerinden devam edilerek haciz işleminin tamamlandığı anlaşıldığından, tutanağın yırtıldığında henüz belge niteliği kazanmaması nedeniyle resmi belgeyi yok etme suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, ancak bu tutanağı düzenlemekle görevli icra memurunun görevini ifası sırasında sanığın tutanağın bir bölümünü yırtması eyleminin memura etkin direnme suçunu oluşturacağı kabul edilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığın eylemine uyan “Memura etkin direnme” suçunun yasada gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 10.03.2003 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.11.2011 günü oybirliğiyle karar verildi..