6. Ceza Dairesi 2022/9596 E. , 2024/8325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/390 E., 2021/758 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Esastan red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Bozma Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisini
**6. Ceza Dairesi 2022/9596 E. , 2024/8325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/390 E., 2021/758 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Esastan red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Bozma Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1.Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı bölge adliye mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında bulunan temyiz kapsamındaki suçlardan olmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 2.Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebebinin var olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, olayın tek tanığı olan ...'in belirttiği şekilde işyeri dışında da sanıkların para istemeye devam ettiklerinin belirlendiği, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin, kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.07.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Katılanın, olay günü gece saat 01.00 sularında arkadaşı tanık ... ile birlikte sanıkların çalışmakta oldukları restauranta gittikleri bir süre oturup birşeyler içtikten sonra ara hesap istedikleri gelen hesabı tanığın ödediği, sonrasında katılan ve tanığın mekanda oturmaya devam ettikleri saat 03.00 sularında kalkacakları sırada tekrar hesap istedikleri masaya 195,00 TL daha hesap geldiği, katılan ve tanığın hesabın 100,00 TL olması gerektiğini belirttikleri ve katılanın cebinden 100,00 TL parayı çıkarıp hesabı ödemesi için tanığa verdiği tanığın da hesabın 100,00 TL olması gerektiğini belirterek parayı kasada duran sanık ...'a verdiği sırada taraflar arasında tartışmanın başladığı her iki tarafında işyeri dışına çıktıkları burada tartışmanın devam ettiği sanık ...'ın tartışmanın devamında işyerinde bulunan tüfekle katılanın ayağına ateş etmesi sonucu katılanın yaralandığı olayda; katılan olay gecesi cebinde 3.000,00 TL para bulunduğunu bu paranın ayaklarına ateş edilmesi sonucu yere düştüğünde sanıklardan ... tarafından cebinden alındığını iddia ettiği ancak katılanın soyut beyanı haricinde bu durumun doğrulanmadığı, sanıkların yaralama olayını kabul etmelerine rağmen katılanın cebinden para almalarına yönelik iddiayı doğrulamadıkları, katılanın arkadaşı olan ve katılanın vurulma anında yanında bulunan tanık ...'in de katılanın cebinde para bulunduğunu ve bu paranın sanıklar tarafından alındığını görmediğini beyan ettiği, olayın akabinde hastahaneye götürülen katılanın üstünden 361,25 TL paranın çıktığının tutanak altına alındığı görülmekle tüm dosya değerlendirildiğinde sanıkların müsnet suçu işledikleri yönünde cezalandırılmalarını gerektirir kesin somut ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanıkların beraatleri yerine cezalandırılmaları yoluna gidilmesini hukuka aykırı gördüğümden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmemekteyim.