11. Hukuk Dairesi 2015/11454 E. , 2016/3096 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/02/2015 tarih ve 2014/2-2015/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm bel…
**11. Hukuk Dairesi 2015/11454 E. , 2016/3096 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/02/2015 tarih ve 2014/2-2015/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortaladığı emtianın ....- Türkiye taşımasının davalının aracılığıyla yapıldığını, emtianın taşıma esnasında kaybolduğunu, zarar miktarının müvekkilince sigortalıya ödendiğini ileri sürerek 12.078,26 TL'nin 11.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taşımanın ... tarafından yapıldığını,... unvanlı şirketin ise taşıyıcının acentesi olarak hareket ettiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ile.... firması arasındaki ilişkinin de acentelik ilişkisi olduğunu, acente aleyhine ancak müvekkili namına dava açılabileceğini, süresinde hasar ihbarı yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin taşımayı üstlendiği ve taşımanın davalı tarafça gerçekleştiğini gösterir taşıma belgesinin sunulmadığını, davalının taşıyıcı olduğunun, ispatına yarar belgenin bulunmadığı, davalının taşıyıcının bağlantılı olduğu ve taşıma işi sonunda yükün varış yerindeki gümrük ve teslim işlemlerini yerine getiren bu yönde hizmet sağlayan acentelik faaliyeti gösteren firma olduğu, dolayısıyla acente konumundaki firmanın herhangi bir taşıma rolü ve faaliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 184. maddesine göre, hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Tahkikatın bittiğinin tefhiminden sonra, sözlü yargılama aşamasına geçileceği konusunda şüphe yoktur. Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.