DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2891 E. , 2024/1014 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2891 Karar No : 2024/1014 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... VEKİLİ: Huk. Müş. ... 2-... Bakanlığı VEKİLİ: Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/989, K:2023/2868 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2891 E. , 2024/1014 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2891 Karar No : 2024/1014 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... VEKİLİ: Huk. Müş. ... 2-... Bakanlığı VEKİLİ: Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/989, K:2023/2868 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Komiser olarak görev yapan davacı tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesinin ve bu madde uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, suçun işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince ceza verme zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/989, K:2023/2868 sayılı kararıyla; Dava konusu Tüzük yönünden : 23/03/1979 tarih ve 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı, Bireysel işlem yönünden: Suçun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda karar verme yetkisinin cezayı vermeye yetkili disiplin amiri veya disiplin kurullarına ait olduğu, yetkili disiplin amiri veya kurulun, soruşturmacının tespiti ve teklifi ile bağlı olmadığı, bu nedenle, disiplin amiri veya disiplin kurulunun öncelikli olarak disiplin hukuku yönünden cezayı vermeyi gerektirecek bir suçun var olup olmadığı yolunda değerlendirmede bulunması, varlığı halinde suçun kim tarafından, ne şekilde, ne zaman işlendiğini, fiilin karşılığı olan cezanın ne olduğunu tespit etmesi, ona göre zamanaşımı hallerini, bir alt ceza tayinine mahal olup olmadığı durumlarını da değerlendirerek bir karar vermesinin, disiplin hukukunda öngörülen süreç olduğu, kaldı ki, ilgili mevzuatta bu sürecin aksine bir düzenleme de bulunmadığı, Bu nedenle davacının, zamanaşımına uğradığı önceden bilinen bir disiplin cezası için hiçbir şekilde soruşturmaya başlanamayacağı, karar alınamayacağı yolundaki iddiasının yerinde görülmediği, Öte yandan, dava konusu işleme esas soruşturma raporu ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde; dava konusu işlemin tesisine dayanak dinlemelerin, iletişimin dinlenmesini gerektirecek emareler olmaksızın, hukuki dayanaktan yoksun gerekçeler gösterilerek, gerçeğe aykırı belge düzenlemek suretiyle yapıldığı; dinlenen kişilerin, iletişimin dinlenmesine esas teşkil edecek Teknik Takip ve İzleme Talep Formlarında belirtilen örgütsel faaliyet içerisinde olmadığı, yapılan dinleme işleminin gerekçeleri ve amaçları itibarıyla 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun Ek 7. maddesinde öngörülen amaçlarla bağdaşmadığının anlaşıldığı, Ayrıca, dinleme işlemlerinin hakim kararı ile yapılması, bu kararlara esas teşkil eden formların gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi durumunu ve bu bağlamda işlemin hukuka aykırılığını ve suç olma vasfını ortadan kaldırmadığı, çünkü, önleyici dinleme işlemine ilişkin hakim kararı, istihbarat biriminin dinleme gerekçesi olarak sunduğu bilgilerin doğruluğunun tescil ve tespiti niteliğini taşıdığı, Bu durumda, davacının "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediği anlaşıldığından, anılan fiili nedeniyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, suçun işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Diğer taraftan, soruşturma raporunun incelenmesi sonucunda; davacının iddialarının aksine, yazılı ve sözlü savunmalarının alındığı, sözlü savunma tutanağında "soruşturma evrakını inceleme hakkına sahip olduğu" ifadesi bulunmasına karşın, soruşturma evrakının eksik verildiği yolunda bir şerh düşülmeksizin tutanağın davacı ve davacı vekili tarafından imzalandığı görüldüğünden, davacının savunma hakkının kısıtlandığı yolundaki iddialarına da itibar edilmediği, Yargılama giderleri yönünden: Başka bir davada verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Tüzük hükmü yönünden davalı idarelerin, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği ve bu sebeple yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı belirtilerek, düzenleyici işlem yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemler ile Anayasanın 128/2. maddesindeki memurların disiplin rejiminin kanunla düzenlenmesi ilkesinin, Anayasanın 38/1. maddesindeki suçların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı üzerine dava konusu işlemlerin kanuni dayanağının kalmadığı ve bu kararın derhal uygulanması gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile Emniyet Teşkilatı Tüzüğünün tamamının hukuka aykırı hale geldiği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün tamamının kanuni dayanaktan yoksun kaldığının ve dolayısıyla hukuka aykırılığının tespitine yer verilerek 8. maddesinin 12. bendinin ve İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ... karar sayılı meslekten çıkarma işleminin iptali gerektiği iddialarıyla Danıştay İkinci Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 24/05/2023 tarih ve E:2021/989, K:2023/2868 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4.Kesin olarak, 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.