4. Hukuk Dairesi 2015/1383 E. , 2015/15097 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/10/2014 NUMARASI : 2013/50-2014/444 Davacı İ.. Y.. vekili Avukat T..G.. tarafından, davalılar Ö.. C.. ve diğeri aleyhine 31/01/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle…
**4. Hukuk Dairesi 2015/1383 E. , 2015/15097 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/10/2014 NUMARASI : 2013/50-2014/444 Davacı İ.. Y.. vekili Avukat T..G.. tarafından, davalılar Ö.. C.. ve diğeri aleyhine 31/01/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 08/12/2012 tarihinde .. sitesinde ve aylık yayınlanan S.. G..yayınlanan “.. ” başlıklı haberle kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek manevi tazminat talep etmiştir. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, haberde davacının da aralarında bulunduğu bir resim yayınlanarak, resimde davacının kırmızı kalemle yuvarlak içine alınmak suretiyle işaretlenip, saldırgan ifadesinin kullanılmasının basın özgürlüğü içinde değerlendirilemeyeceği belirtilerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı B..Y.. 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın T..Ö.. bölümü ile T..K..24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.