15. Ceza Dairesi 2013/10645 E. , 2015/23792 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda a
**15. Ceza Dairesi 2013/10645 E. , 2015/23792 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK'nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca bir çok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır. Somut olayda; ... Bilgisayar ünvanlı (... V.D) işyerinin işleticisi olan katılandan, kendisini Penti çoraplarının ... bayiisi olarak tanıtıp ...Balıkpazarı karşısı No:26 adresinde faaliyet gösterdiğini belirterek (dekorasyonu devam eden kiralanmış dükkanda) 28/09/2006 tarih ve 2030,2031 seri no'lu irsaliyeli faturalar içeriğindeki bilgisayarlar ve donanımları siparişini (bedelini çek vererek ödeyeceğini bildirip) verip varılan mutabakat sonucu yukarıda bildirilen adreste teslim alan sanığın, mal bedeline karşılık ... şubesi nezdinde hesabı bulunan ...'e ait görünen (aslı hesap sahibi elinde olduğu belirtilen) suça konu 8630316 seri no'lu 16/11/2006 keşide tarihli,... namına düzenlenmiş, 10.000 TL bedelli, 08/03/2011 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre iğfal kabiliyetini haiz olan "tamamen sahte üretilmiş" çek yaprağını şikayetçiye vererek haksız yarar sağlaması eylemlerinin "nitelikli dolandırıcılık"; "resmi belgede sahtecilik" suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda; Sanığın aşamalarda değişmeyen anlatımlarında suça konu çek yaprağını "müşteri çeki" olarak alıp kendi cirosu ile katılana verdiğini savunması, katılanın ise malları, bildirdiği adreste faturalar tarihinde teslim edip, 05/10/2006 tarihinden üç gün önce (biri karşılıksız çıksa da) aldığı iki çek karşılığı teslim ettiğini söylemesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; suça konu çek yaprağının bir fotokopisinin "mal teslimi öncesinde araştırma yapabilmesi için" sanık tarafından katılana verilip verilmediğinin öğrenilmesi, sanığın suç tarihi itibariyle vergi mükellefi olup olmadığının (Çine veya Pamukkale V.D) sorulması, yukarıda belirtilen adreste dükkün kiralanmasına ilişkin dökümanların-bilgilerin ve 0538...5882 no'lu cep telefonu aboneliği ile 2415421 nolu sabit hat aboneliğinin kim adına olduğunun ortaya konulması, katılanın çeki (veya fotokopisini) aldıktan sonra yaptığını söylediği araştırmada telefonla görüştüğünü belirttiği çek hesabı sahibi ... ile namına çek düzenlenmiş ve birinci ciranta ( adı-soyadı silinmiş ise de) görünen...'in iddia ve savunmalar doğrultusunda tanık olarak dinlenmeleri, şikayetçiye 2. çek olarak verilen çekin bir fotokopisinin (karşılıksız çıktığı söylenen) katılandan istenmesi,... adlı şahsın açık kimliğinin belirlenmesi halinde, karşılaştırmaya esas yazı, imza ve rakam örneklerinin usulünce alınıp suça konu çek yaprağındaki yazı, imza ve rakamların eli ürünü olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor alınması, şikayetçiden birinci ciranta gibi görünen... isminin sanık tarafından silinip silinmediğinin ve bu çekin (daha önce fotokopisi alınmadan) mal tesliminden sonra alınıp alınmadığının sorulup öğrenilmesi toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.