10. Hukuk Dairesi 2024/6333 E. , 2024/8782 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2523 E., 2024/468 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2021/231 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkem…
**10. Hukuk Dairesi 2024/6333 E. , 2024/8782 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2523 E., 2024/468 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2021/231 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde özetle; ...’e ait işyerinde 01.07.2013-31.01.2015 tarihleri arasında çalıştığını, işten çıktıktan sonra işsizlik maaşını başvurup 7 ay süre ile maaş aldığını fakat davalı işveren tarafından çalıştığı sürelerde kendisini başka işyerinde gösterdiğini ve sahte sigorta işleminin bir yıl devam ettiğini, çalıştığı sürede ödenmemiş 7 aylık sürede sigorta bulunduğunu, sahte sigorta işleminden dolayı aradan 2 yıl geçtikten sonra sahte sigorta süresinden dolayı ödenen işsizlik maaşının kendisinden geri istendiğini ve ödemeyi yapmak zorunda kaldığını, kesintisiz olarak çalışmasına rağmen 1 yıllık sigortasının da iptal edildiğini, 01.07.2013 tarihinden 31.01.2015 tarihleri arasındaki çalıştığı sürelere ait olarak sigorta hizmet günlerinin tespiti ile sigorta prim alacaklarının işverenden alınıp adına sigortaya yatırılması ile tüm haklarının tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir. 12.10.2020 tarihli duruşmada beyanı alınan davacı asilin; “... Bilgi Teknolojileri isimli işyerinde ...’in yanında 01.07.2013 tarihinde işe başladım, bilgisayar teknisyeni olarak görev yaptım, çalışma arkadaşlarım ... satış işleri ve muhasebe işi yapardı, ... isimli bir arkadaşım vardı o da benimle birlikte bilgisayar teknisyenliği yapardı, ... ile birlikte işyerinde 4 kişiydik, ... iş koordinasyonunu sağlardı, bu işyeri restoranların bilgisayar sistemlerini kurardık ve destek hizmeti sunardık, asgari ücretin 500,00 TL üzerinde bir ücret karşılığı çalışıyordum, çalışma saatlerimiz sabah 09.00 akşam 22.00-23.00 e kadar sürerdi, genelde hafta sonları Cumartesi ve Pazar günleri çalışırdık, maaşımı elden alırdım, bazen maaşları ... beyden, bazen de ... hanımdan alırdım, işyerim ... Dumlupınar Cad. No.27/1-D Bornova İzmir adresinde kuruluydu, ... ...’un amcasının oğludur, ... ve ...’i tanımıyorum, işyerinde 30.01.2015 tarihinde maaşlarımızın ödenmemesi nedeni ile işten ayrıldım, sanırım ... de benden 2 ay sonra işten ayrıldı” dediği görülmüştür. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisi aleyhine açılan davayı usulsüz tebligat yapılması nedeniyle öğrenemediğini, davacı tarafından açılan işbu davada dava dilekçesi her ne kadar 04.02.2020 tarihinde muhtara tebliğ olmuş gözükse de tebligat evrakının incelenmesiyle görüleceği üzere tebligatın üstüne 21/2 şerhi bulunmamakta olup, posta memurunun tebligatın işbu böyle yapılacağına dair bir şerh düşülmemiş olmasına karşın tebligatın usulsüz olarak muhtara yapıldığını, işbu tebligatın usulsüz olduğunun yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğundan müvekkilinin tebligatın yapıldığını öğrendiği tarihte tebligatın yapılmış kabul edilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına girdiğini, SSK Tespit davalarının geriye doğru 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacının her şeyden önce müvekkili ...’e ait 1391706.35 SSK sicil numaralı işyerinde sadece 02.07.2014 ile 30.01.2015 tarihleri arasında çalışmış olup, çalışmış olduğu bu döneme ilişkin de davacıya tüm haklarının eksiksiz ve tam olarak ödendiğini, bir kimsenin fiilen sigortalı olarak sayılabilmesi için, hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılması, zaman ve bağımlılık unsurlarının gerçekleşmesi gerektiğini, davacının SGK hizmet döküm cetveli incelendiğinde müvekkili nezdinde çalıştığını iddia ettiği 01.07.2013-30.09.2013 ve 01.12.2013-31.12.2013 dönemlerinde müvekkille hiçbir ilgilisi bulunmayan işyerlerinden giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığının açıkça görüldüğünü, söz konusu işyerlerinin “ sahte işyeri kodu” bulunduğunu da feri müdahil Kurumun davaya karşı cevaplarını içerir dilekçesiyle öğrenilmiş olup, sahte olarak sigorta girişi yaptıran davacının bu tarihlerden yaklaşık 7 ay sonra müvekkili yanında sigorta girişinin yapıldığının resmi kayıtlarla sabit olduğunu, davacının haksız kazanç sağlama amacıyla işbu davayı ikame ettiğini ve iddia ettiği dönemler de müvekkili nezdinde çalışması bulunmamasına rağmen sigortadan kendisine tahakkuk ettirilen cezalardan kurtulmak amacıyla bir dönem sigortalı ve fiili olarak çalıştığı müvekkili hakkında söz konusu iddialarda bulunduğunu, davacı yanın müvekkili yanında fiilen çalışması bulunmadığından belirtilen tarihler arasındaki hizmet sürecinin kabulünin mümkün bulunmadığını, davacının dava dilekçesinin içeriğinde kendisine Kurum tarafından ödenen ve daha sonra yersiz ödendiği tespit edilerek geri alınan tutarların da kendisine ödenmesini istemekte olup işbu talebinin de yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu ödemelerin davacıya Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında yapılmış olup, davalı müvekkilinin bu ilişkinin bir tarafı olmadığı gibi yersiz yapılan ödemelerden dolayı hukuki bir sorumluluğunun da bulunmadığını, davacının davalı işyeri nezdinde yaptığı çalışmalarının Kuruma eksiksiz ve gerçek ücreti üzerinden bildirmiş olduğundan müvekkilinin Kurum tarafından davacıya yapılan yersiz ödemeler hususunda hiçbir sorumluluğu bulunmayacağını, işyeri kayıtlarına göre, davacının 02.07.2014 ile 30.01.2015 tarihleri arasında çalışmış olup, çalışmış olduğu bu süreler içerisinde SGK kayıtlarından da görüleceği üzere sigorta primlerinin de tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili 30.01.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 11.09.2014 tarih ve 29116 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkrası hükmü gereği Kurumlarının davalı yanında fer'i müdahil olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, ... sigorta sicil numaralı ... oğlu, İzmir, 27.12.1984 doğumlu ...’ın Kurumda ....35 sicil sayılı dosyada işlem gören “sahte işyeri” kodu bulunan fason dikiş atölyesi mahiyetindeki ... ... unvanlı işyerinden 01.07.2013-30.09.2013 ile 01.11.2013-30.11.2013 tarihleri arasında, Kurumda ....35 sicil sayılı dosyada işlem gören tekstil giyim atölyesi mahiyetindeki “sahte işyeri kodu” bulunan ... unvanlı işyerinden 01.12.2013-31.12.2013 tarihleri arasında çalışma bildirimi yapıldığını, davacının Kurumda 1391706.35 sicil sayılı dosyada işlem gören davalı ...’e ait “bilgisayar yazılım-donanım hizmetleri” mahiyetindeki 01.09.2010 tarihinde kanun kapsamına alınıp 28.02.2015 tarihinde Kanun kapsamından çıkarılan işyerinde 02.07.2014-30.01.2015 tarihleri arasında sigortalılık kaydı bulunduğunu, “sahte işyeri” kodu konulan işyeri dosyaları hakkında Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca düzenlenen denetim raporları bulunduğundan sahte işyerinden bildirim yapılması nedeniyle hizmeti ve tescilinin iptal edilmesi gerektiği tespit edilen sigortalıların hizmeti ve tescilinin geciktirilmeksizin iptal edileceğini, hizmet süresinin tespitine ilişkin davaların kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosyadaki mevcut delil durumu ile yukarıda yapılan tespit ve açıklamalara nazaran, *********** TC Kimlik, ... sigorta sicil numaralı ...’ın, Kurumda 1391706 035 sayılı dosya işlem gören ... ünvanlı işyerinde 01.07.2013-30.01.2015 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden, kesintisiz, asgari ücretle toplam 570 gün çalıştığı, 02.07.2014-30.01.2015 tarihleri arasındaki 210 günlük çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, 360 günlük çalışmasının ise Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği, 01.07.2013-30.09.2013 ve 01.11.2013-30.11.2013 tarihleri arasında ... 35 sicil sayılı ... ... ünvanlı işyerinden bildirilen toplam 120 günlük çalışmasının, 01.10.2013-31.10.2013 tarihleri arasında Kurumda ... 035 sicil sayılı ... unvanlı işyerinden bildirilen 30 günlük çalışmasının, 01.12.2013-31.12.2013 tarihleri arasında Kurumda ... 035 sicil sayılı ... unvanlı işyerinden bildirilen 30 günlük çalışmasının, Kurumda 1391706 035 sicil sayılı dosya işlem gören ... ünvanlı işyerine aktarılması gerektiği kanaatine varıldığı" gerekçesiyle; "1-Davanın KABULÜ ile *********** TC Kimlik, ... sigorta sicil numaralı davacı ...’ın Kurumda 1391706 035 sayılı dosya işlem gören ... ünvanlı işyerinde 01.07.2013-30.01.2015 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden, kesintisiz, asgari ücretle toplam 570 gün çalıştığı, 02.07.2014-30.01.2015 tarihleri arasındaki 210 günlük çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, 360 günlük çalışmasının ise Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespiti ile, 01.07.2013-30.09.2013 ve 01.11.2013-30.11.2013 tarihleri arasında ... 35 sicil sayılı ... ... ünvanlı işyerinden bildirilen toplam 120 günlük çalışmasının, 01.10.2013-31.10.2013 tarihleri arasında Kurumda ... 035 sicil sayılı ... unvanlı işyerinden bildirilen 30 günlük çalışmasının, 01.12.2013-31.12.2013 tarihleri arasında Kurumda ... 035 sicil sayılı ... unvanlı işyerinden bildirilen 30 günlük çalışmasının, Kurumda 1391706 035 sicil sayılı dosya işlem gören ... ünvanlı işyerine aktarılması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, davacının davalıya ait iş yerinde 02.07.2014-30.01.2015 tarihleri arasında çalışmalarının bulunduğunu, çalıştığı dönem boyunca haklarının eksiksiz olarak ödendiğini ve bu durumun resmi kayıtlar ile ispatlandığını, davacının bu tarihlerden sonra sahte iş yeri kodu olduğu anlaşılan iş yerlerinden giriş çıkış işlemlerinin yapıldığını, davalı işveren tarafından davacının bir kısım bildirimlerinin Kuruma yapılmış olmasına rağmen bir kısmının bildirilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini ve özel bir duyarlılık ile yürütülmesi gerektiğini, davacının sahte sigorta girişlerinin yapıldığı iş yerleri ile herhangi bir ilişkisinin tespit edilemediğini ve gerekçeli kararda bu hususa değinilmediğini, Mahkeme tarafından eksik inceleme ile karar verildiğini, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik inceleme ile araştırma yapılarak hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının talebinin 01.07.2013-31.01.2015 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz çalıştığının tespitine ilişkin olduğu, davacının hizmet döküm cetveline göre; 01.07.2013-30.09.2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... ...'e ait iş yerinden, 01.10.2013-31.10.2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı ...'a ait iş yerinden, 01.11.2013-30.11.2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... ...' e ait iş yerinden, 01.12.2013-31.12.2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı ...'a ait iş yerinden, 02.07.2014-30.01.2015 tarihleri arasında 1391706 sicil numaralı ...'a ait iş yerinden bildirimlerinin yapıldığını, dava konusu dönemde başkaca sigortalılığının bulunmadığı, davalı ...'e ait 1391706 sicil numaralı iş yerinin 01.09.2010-28.02.2015 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu görülmektedir. ... davacının, ... sicil numaralı ... ...' e ait iş yerinden, ..., ... sicil numaralı ...'a ait iş yerinden yapılan bildirimlerin sahte olduğu gerekçesi ile Kurum tarafından iptal edildiği, davacının da gerek Kurum denetmenlerine verdiği beyanında gerekse de mahkeme aşamasındaki beyanında davalı ...'e ait iş yerinde çalıştığını, ... ... ile ...'a ait iş yerinde çalışmadığını, buradan bildirilen çalışmalarının aslında davalıya ait iş yerinde geçtiğini ileri sürdüğü, davalıya ait iş yerinde çalışan tanık ...'nın da hizmet cetveline göre 01.07.2013-30.09.2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... ...'e ait iş yerinden, 01.10.2013-31.10.2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı ...'a ait iş yerinden, 01.11.2013-30.11.2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... ...' e ait iş yerinden, 01.12.2013-31.12.2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı ...'a ait iş yerlerinden yapılan bildirimlerin iptal edildiği, iptal edilen bildirimlerin davacı ile yapılan bildirimlerle aynı olduğu, aslında bu dönemde davalıya ait iş yerinde çalıştıklarını, tanık ...'in beyanı ile doğrulandığı anlaşıldığından davacının Mahkemece hüküm altına alınan 01.07.2013-30.01.2013 tarihleri arasında çalıştığına yönelik tespit hükmünün dosyadaki maddi delillere uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerden ötürü İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 2. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsilini ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesini de gerektireceğinden gerçek işveren ve Kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenerek davaya katılmaları sağlanmalı, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur. 3. Değerlendirme Somut olayda, davacının 01.07.2013-30.09.2013 ile 01.11.2013-30.11.2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... ... unvanlı işyerinden, 01.10.2013- 31.10.2013 tarihleri arasında ... ve 01.12.2013-31.12.2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... unvanlı işyerinden sigorta bildirimi bulunduğu, davacının dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimlerinin gerçek olmadığını iddia etmesi karşısında bu sürelerin de iptali gerekeceğinden, söz konusu durum dava dışı işverenlerin hak alanını da ilgilendirmekte olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesi gereği bu işverenlere husumet yöneltilerek davaya dahil edilmeli, bu davalıların göstereceği deliller de toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.