13. Hukuk Dairesi 2014/44493 E. , 2015/4574 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dava dışı ... aracılığıyla ... Villalarından bir ev beğendiğini, ancak fiyat konusunda anlaşmanın sağlanamadığını, iki ay sonra dava…
**13. Hukuk Dairesi 2014/44493 E. , 2015/4574 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dava dışı ... aracılığıyla ... Villalarından bir ev beğendiğini, ancak fiyat konusunda anlaşmanın sağlanamadığını, iki ay sonra davalının firması olan ... firması tarafından da aynı yer gösterilerek, 19.7.2010 tarihli belgeye imza attırıldığını, mülk sahibi ile görüşme sağlanamadığını, daha sonra bu yeri daha önce aracılık yapan dava dışı ... aracılığıyla 415.000 TL bedelle satın aldığını, komisyon bedelini de bu firmaya ödediğini, ne var ki davalı tarafından da komisyon bedeli adı altında aleyhine takip başlatıldığını, oysa ki davalının mal sahibi tarafından satış konusunda yetkili kılınmadığı gibi, takip konusu belgenin de tellallık sözleşmesi niteliğinde olmadığını, kaldı ki belgede davalı tarafın imzası olmadığından sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının komisyon bedelini ödemekle yükümlü olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı tarafından başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmış olup, mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, davacı takip dayanağı olan 19.7.2010 tarihli belgede, davalı firmayı temsilen adı yazılı bulunan ...'in imzasının bulunmadığını, bu nedenle söz konusu belgenin geçerli bir tellallık sözlemesi olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Taşınmaz Tellallık Sözleşmesinin düzenlendiği Borçlar Kanununun 404/son maddesi gereğince taşınmazlar konusundaki tellallık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Bu itibarla tellallık sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması ve her iki tarafça da imzalanması zorunludur. Zira söz konusu hükümde öngörülen yazılı şekil şartı geçerlilik şartı olup, mahkemece de resen dikkate alınmalıdır.