9. Ceza Dairesi 2023/14197 E. , 2024/5122 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Gaziantep 4. Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2018/2687 Değişik iş; 2018/4697 Değişik iş Çocuğun cinsel istismarı suçundan şüpheli ... hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.02.2018 tarihli ve 2017/12398 Soruşturma, 2018/5183 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine inceleme …
**9. Ceza Dairesi 2023/14197 E. , 2024/5122 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Gaziantep 4. Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2018/2687 Değişik iş; 2018/4697 Değişik iş Çocuğun cinsel istismarı suçundan şüpheli ... hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.02.2018 tarihli ve 2017/12398 Soruşturma, 2018/5183 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine inceleme yapan Gaziantep 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/2687 Değişik iş sayılı karar ile itirazın reddine, şikayetçi ... tarafından yapılan itiraz üzerine inceleme yapan Gaziantep 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.06.2018 tarihli ve 2018/4697 Değişik iş sayılı karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. Kesin nitelikte olan bu karara yönelik olarak Adalet Bakanlığının 10.12.2019 tarihli ve 94660652-105-27-13890-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.12.2019 tarihli ve 2019/126192 sayılı ihbarname ile hükmün kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2019/7344 Esas, 2020/3600 Karar sayılı kararı ile "Karara karşı yerindelik denetimi yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle bu husus kanun yararına bozma yoluna konu edilemeyeceğinden, vaki talebin reddine" karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 08.11.2020 tarihli, 2019/126192 sayılı itirazname ile itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. Maddesi uyarınca, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/8990 Esas, 2021/4209 Karar sayılı kararı ile itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden, Ceza Genel Kurulunca itirazın incelenebilmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli, 2021/(Kapatılan)14-302 Esas ve 2023/373 Karar sayılı kararı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2019/7344 Esas, 2020/3600 Karar sayılı ret kararının kaldırılmasına, kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesi için dosyanın Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verildiği görüldü ve gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2019 tarihli ve 2019/126192 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "(...)Dosya kapsamına göre, müştekinin dilekçelerinde özetle, ayrıldığı eski eşi olan şüphelinin, evlilikleri süresince kendisine karşı kötü davrandığını, olağan dışı cinsel taleplerde bulunduğunu, ayrıca bir dönem izinsiz define arama girişimlerinin olduğunu, buna ilaveten özellikle boşandıkları dönemden sonra müşterek çocuklarının babasının yanından geldikten sonra tavırlarında değişiklikler müşahade ettiğini, çocuğunun anlatımları doğrultusunda, babası tarafından normal karşılanamayacak sevme tarzına maruz kaldığını (şüphelinin mağduru dudağından öptüğü, banyoda iken mağdura memelerini öptürdüğü, mağdurun pipisi ile oynadığı ve arkadan mağdurun pipisine ve poposuna ellediği), ayrıca şüphelinin mağdura hitaben 'annenin vücuduna dokun, memelerine dokun, annene vur, bağır bunları yapmazsan baban olmam sana oyuncak almam' şeklinde sözler söylediğini, bu hususta gerek çocuğunun okulundaki rehberlik öğretmeniyle gerekse İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı ile görüşüp çocuğunu ruhsal ve pedagojik olarak muayene ettirdiğini, her iki birimin de çocuğun uygunsuz cinsel davranışlara maruz kaldığına dair kanaat raporu düzenlendiğini belirterek, yeni delil elde edildiği gerekçesiyle sanık hakkında şikâyetçi olması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/02/2018 tarihli kararda yer alan 'Müştekinin iddiasına konu cinsel istismar (çocuğa yönelik) suçu bakımından daha önce aynı iddialar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın itiraz üzerine kesinleştiği ve aynı konuda yeni delil bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yapılamayacağı, cinsel saldırı suçu bakımından TCK'nun 102/2. maddesi son cümlesi gereğince şikayete tabi olan suç için şikayetin süresinde yapılmadığı, İzinsiz Define Aramak, Kötü Muamele ve Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma suçları bakımından ise atılı suçların işlendiğine dair şüpheli ile aralarında husumet bulunan müştekinin soyut ve genel nitelikteki iddiaları dışında görgü tanığı ve başkaca delinin bulunmaması' şeklindeki açıklamalarla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Adı geçen şüpheli hakkında boşanmış olduğu eski eşi müşteki ile ortak çocukları olan mağdur çocuğa yönelik benzer nitelikteki cinsel istismar iddialarına ilişkin olarak daha önce Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle 23/12/2015 tarihli ve 2015/4203 soruşturma, 2015/2500 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği ve anılan karara karşı yapılan itirazın da mercii Söke Sulh Ceza Hakimliğinin 27/01/2016 tarihli ve 2016/226 değişik iş sayılı kararı ile reddedilerek kesinleştiği, bununla birlikte anılan kararın kesinleşmesini takiben müştekinin talebi üzerine İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 21/09/2017 tarihli ve ***********-181/2017 sayılı raporun sonuç kısmında, küçükle yapılan görüşme ve ele geçen tüm bilgi ve belgelerin bir arada değerlendirilmesi sonucunda babanın (şüphelinin) mağdur çocuğa yönelik uygunsuz cinsel içerikli davranışlarının bulunduğuna ilişkin kanaate varıldığı nazara alındığında, Şüpheli hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/02/2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın sadece çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden isabetli olmadığı diğer suçlar yönünden ise isabetli olduğu değerlendirilmekle, 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2. Maddesinde 'Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz' şeklindeki düzenlemeye nazaran, Çocuğun cinsel istismarı iddialarına ilişkin olarak, daha önce Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/12/2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın mercii Söke Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/01/2016 tarihli ve 2016/226 değişik iş sayılı kararı ile reddedilerek kesinleştiği cihetle, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 21/09/2017 tarihli raporun yeni bir delil olup olmayacağına ilişkin değerlendirmenin de, daha önce Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/12/2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı itirazı inceleyen Söke Sulh Ceza Hakîmliğine ait olduğu gözetilmeden, yetkisiz mercii tarafından inceleme yapılmasında, 2- Müştekinin talebi üzerine, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı tarafından müşteki ve mağdur çocuk ile görüşülerek yapılan gözlem ve tüm belgeler incelenerek yapılan değerlendirme sonucu düzenlenen 21/09/2017 tarihli raporda şüphelinin mağdur çocuğa yönelik uygunsuz cinsel içerikli davranışlarının bulunduğuna ilişkin kanaate varılması hususunun yeni delil niteliğinde olduğu cihetle, şüphelinin üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Tüm dosya kapsamının içeriği nazara alındığında; Gaziantep 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/2687 Değişik iş sayılı kararı ile Gaziantep 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.06.2018 tarihli ve 2018/4697 Değişik iş sayılı kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR Gaziantep 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/2687 Değişik iş sayılı kararı ile Gaziantep 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.06.2018 tarihli ve 2018/4697 Değişik iş sayılı kararına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.