Ceza Genel Kurulu 2011/114 E. , 2011/150 K. "" Tebliğname: 2011/159031 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Öldürmeye teşebbüs suçlarından sanıklar S. S. ve N. Ö.’nun yapılan yargılamaları sonucunda; Sanık N.’ın mağdur D.’ya yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCY'nın 81/1, 35/2, 29/1 ve 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay ve mağdur T..’ya yönelik eylemi nedeniyle aynı maddeler uyarınca 6 yıl 3 ay hapis, Sanık Se.’un mağdur T.’ya yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCY'nın 81/1…
**Ceza Genel Kurulu 2011/114 E. , 2011/150 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname: 2011/159031 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Öldürmeye teşebbüs suçlarından sanıklar S. S. ve N. Ö.’nun yapılan yargılamaları sonucunda; Sanık N.’ın mağdur D.’ya yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCY'nın 81/1, 35/2, 29/1 ve 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay ve mağdur T..’ya yönelik eylemi nedeniyle aynı maddeler uyarınca 6 yıl 3 ay hapis, Sanık Se.’un mağdur T.’ya yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCY'nın 81/1, 35/2, 29/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve TCY’nın 63/1. maddesi uyarınca sanıkların tutuklulukta geçirdikleri sürelerin hükmolunan cezalarından indirilmesine ilişkin, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.12.2009 gün ve 227-372 sayılı hükmün, sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 12.10.2010 gün ve 3479-6585 sayı ile; “…Dosya kapsamına göre, sanıklar N. ve S.’un, yanlarında kız arkadaşları tanıklar Ç.ve Ş. da oldukları halde, gece saat 23.30 sularında, caddede yürüdükleri sırada, N.ın, Ç. ile tartıştığı, sinirlenen N.’ın arkadaşlarından uzaklaştığı, Ş.’nın N.’ın peşinden gittiği, S.’un da Ç.’yı sakinleştirmeye çalıştığı, mağdurlar D., T.ve tanık M.’in aynı caddede karşılaştıkları S. ve Ç.’ya, alkolün de etkisiyle sözle tacizde bulundukları, akabinde S.’un N.’ı çağırdığı, N.’ın gelmesiyle birlikte taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında çakı bıçaklarını kullanmak suretiyle, N.'ın D.'yı, S.'un da T.'yı yaraladığı, D.'yla olan mücadelesini bitiren N.'ın bu kez S.'un yanına giderek, T.'yı da bıçakladığı, D.’nın göğüs, karın, kasık ve sol kol bölgelerinde 16 adet kesi tespit edildiği, bu yaralardan sadece göbekte 10 cm sol yandaki kesinin hayati tehlikeye neden olduğu, diğer 15 adet yaranın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, T.’nın ise göğüs ve bel bölgelerinde 3 adet kesinin tespit edildiği, sağ ve sol bel bölgelerindeki yaralanmaların karın zarını kestiği, ancak iç organlarda herhangi bir tahribat yaratmadığı, sol bel bölgesindeki yaranın ise cilt altı ve kas tabakasıyla sınırlı kaldığı olayda, Sanıkların, geceleyin, aniden gelişen kavga sırasında, hareketli bir ortamda, daha önceden husumetlerinin olmadığı mağdurların hayati bölgelerini hedef aldıklarını gösteren delillerin mevcut olmadığı, mağdurlarda meydana gelen yaraların nitelikleri göz önüne alındığında, sanıkların öldürme kastları ile hareket ettiklerini gösteren kesin ve inandırıcı kanıtların bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanık N..'ın, mağdurlar D. ve T.'yı; sanık S.'un, mağdur T.'yı ‘kasten yaralama’ suçlarından cezalandırılmaları yerine, suçların niteliklerinde hataya düşülerek, yazılı biçimde ‘öldürmeye teşebbüs’ suçlarından hükümler kurulmak suretiyle fazla ceza tayinleri” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 27.12.2010 gün ve 417-369 sayı ile;