16. Hukuk Dairesi 2016/11051 E. , 2019/8469 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak, adına tescili …
**16. Hukuk Dairesi 2016/11051 E. , 2019/8469 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 16.06.2009 tarihli fen bilirkişi raporunda gösterilen 87.331,00 metrekare taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14, 17 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddeleri uyarınca tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşif sonucunda dosyaya ibraz edilen jeolog, ziraat ve harita mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu raporunda ve ziraatçı bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda, taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu belirtilmekle birlikte, bilirkişi kurulu raporuna ekli fotoğraflarda çekişmeli taşınmaz taşlık olarak görünmekte olup, mahkemece bu çelişki üzerinde durulmamış, bu kapsamda 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı ve zilyetliğin süresi yönünden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, taşınmazın sınırında bulunan dereden kazanılıp kazanılmadığı ve aktif dere yatağında kalıp kalmadığının tespiti yönünden soyut ve yetersiz nitelikteki jeolog bilirkişi değerlendirmesi ile yetinilmiştir. Diğer taraftan, harita mühendisi bilirkişi eliyle 1984 ve 1992 tarihli hava fotoğrafları incelenmekle birlikte; stereoskop aleti ile 3 boyutlu inceleme yapılıp yapılmadığı rapor içeriğinden anlaşılamadığı gibi, taşınmazların belirtilen tarihlerdeki durumu ayrıntılı olarak açıklanmaksızın yalnızca taşınmazların işlendiği belirtildiğinden, yöntemine uygun şekilde hava fotoğrafı incelemesi yapıldığından da söz edilebilmesi mümkün değildir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.