8. Ceza Dairesi 2012/29007 E. , 2012/33529 K. 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'nun, anılan Kanun'un 15/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/7. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair (KALECİK) Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2009 tarihli ve 2008/28…
**8. Ceza Dairesi 2012/29007 E. , 2012/33529 K.** **"İçtihat Metni"** 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'nun, anılan Kanun'un 15/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/7. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair (KALECİK) Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2009 tarihli ve 2008/28 esas, 2009/26 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesine göre, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/1-c maddesinde, tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2. fıkrasına göre, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında ayrıca adlî para cezasına hükmedilen sanığın cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10.09.2012 gün ve 51152 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 21.09.2012 gün ve KYB-2012/240400 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi: TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde yasa yararına bozma yasa yoluna istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle, bu yasayolu dar kapsamlı olup, her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. 26.10.1932 gün ve 29/32 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da yasaya aykırılık halleri açıklanıp, bunların uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hataları olduğu belirtilmiş ve usule ilişkin aykırılık hallerinin, hükme etkili olması halinde ancak yasa yararına bozma konusu yapılabileceği, esaslı olmayan hatalarda kanun yararına bozma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı kabul edilmiştir. Sanık hakkında tayin olunan para cezasının infazında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, Yasada özel bir hüküm yer almadığından olanak bulunmadığı cihetle bu husus infazda gözetileceğinden, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin (REDDİNE), evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.