10. Hukuk Dairesi 2023/9683 E. , 2024/5744 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3070 E., 2021/2399 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Develi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/199 E., 2021/152 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf…
**10. Hukuk Dairesi 2023/9683 E. , 2024/5744 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3070 E., 2021/2399 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Develi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/199 E., 2021/152 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı iş yerinde elektrik teknisyeni olarak çalıştığını, 14.07.2016 günü sorumluluk alanına girmemesine rağmen akü takım işini yaparken akünün üzerine düşmesi sonucu müvekkilinin sol femur distal cisim kırığı, sağ medial malleol, talus kırığı olduğunu ve ayağının sürekli şiştiğini, bu olayda tüm kusur davalı işyerinin olduğunu, müvekkilinin Erciyes Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 14 ay tedavi gördüğünü, madden ve manen yıprandığını, müvekkiline SGK tarafından %54 maluliyet oranı belirlendiğini ve sürekli iş görmezlik ödeneği bağlandığını, vücut bütünlüğünün bozulduğunu, çalışma gücünün azaldığını, maddi zarara uğradığını tüm bu durumdan dolayı müvekkilinin yaşadığı elem ve ızdırabı hafifletmek için 60.000 TL manevi tazminatın ve şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 12.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 393.422,44 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, usule ilişkin olarak müvekkil şirketin Kayseri'de olduğunu, iş kazasından kaynaklı tazminat davasında da yetkili Mahkemenin Kayseri İş Mahkemeleri olduğunu bu sebeple yetkisizliğe karar verilmesini, şirket aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasını kabul etmemekle, kazazede işçi 20.07.2011 tarihinden itibaren müvekkil şirkette mekanik bakım bölümü elektrik teknik bakım işlerinde çalışmakta olduğunu yani akü ile çalışan forkliftler için biten akülerin şarj edilip doldurulan yeni akülerle değiştirilmesi işinde çalıştığını olay günü de bu işi yapmakta iken ... ... isimli şirket çalışanının forkliftindeki akü değişiminin yapıldığı anda kazazede işçi ...'ün diğer işçi ... ...'ya "geri gel" talimatının ... ... tarafından bir anlık ileri olarak anlaşılması akabinde aküyü yuvasına yerleştirmek isteyen kazazede işçinin akünün yerinden çıkarak ayağı üzerine düşmesi sonucu vahim kazanın meydana geldiğini, burada müvekkil şirketin bir kusur yahut ihmalinin bulunmadığını, işçilere iş güvenli ile ilgili eğitimlerin aldırıldığını, müvekkil şirkette İSG uzmanlarının her daim çalışma alanında işçileri kontrol halinde olduğunu, güvenlik ile ilgili tüm ekipmanların işçilere verildiğini, davacının ve tüm diğer işçilerin kullandığı makinalar ile ilgili eğitimleri aldıklarını ve makine kullanımı konusunda uzman kişi olduklarını, hakkında tecrübe sahibi olduklarını, müvekkil şirketin ihmalinin olmadığını, davacı işçi ve diğer işçi ... ...'nın ağır kusurları sebebi ile olayın meydana geldiğini, her ne kadar davacı dilekçesinde %54 maluliyet oranı bildirse de bu hususta yeniden bir bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, açılan davayı kabul etmemekle birlikte SGK tarafından davacıya bağlanan gelirin hesaplanarak tazminattan mahsubunun gerektiğini, meydana gelen kazada kusuru olmayan müvekkil şirketten talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, müvekkil şirketin Eureko Sigorta AŞ. bünyesinde 24721077 poliçe numarasında işveren mali mesuliyet sigortası ve 24718794 poliçe numarasında kaza sigortası ile sigortalı olduğunu davanın sigorta şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerden ötürü davanın Eureko Sigorta A.Ş.'ye ihbarına, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davanın iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılamada belirtilen eksikler giderilmek üzere yeniden kusur raporu alındığı, önceki raporları da değerlendiren 19.03.2021 havale tarihli bu raporda davacıya %30, davalıya ise %70 kusur izafe edildiği, bu rapordaki kusur durumları esas alınarak düzenlenen hesap raporunda ise davacının 6.064,94 TL geçici iş göremezlik, 263.030,77 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğunun belirtildiği, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu nedenle toplam 269.095,71 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Manevi tazminat bakımından yapılan incelemede ise; Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesine göre “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." maddesindeki düzenlemeden anlaşıldığı üzere davacının manevi tazminat talep etme ... mevcut olduğu, davacının geçirdiği kaza sonrası Adli Tıp Kurumu raporuna göre %54 oranında iş gücü kaybı yaşadığı, uğranılan manevi zararın boyutu, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı ya da ceza olmadığı, tarafların bu olaydan ötürü yaşadıkları üzüntü, keder ve acıyı bir nebze gidermeye yönelik olduğu, günümüzün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının mağduriyetinin bundan sonraki hayatını da etkileyecek olduğu, yaşanan olayda davacının da %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği..." gerekçesiyle, Davanın kısmen kabulü ile 1.269.095,71 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2. 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde, belirlenen kusur oranlarını kabul etmediklerini, işçinin kusurlu olduğunu, maluliyeti kabul etmediklerin belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda, davalının kusura itiraz ettiği, Mahkeme tarafından aldırılan 3'lü bilirkişi kusur raporunda çelişki giderilerek, işveren Boytaş'a % 70, kazazede işçiye %30 kusur izafe edildiği, yapılan incelemede kusur raporunun yerinde olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Maluliyet oranı, ATK raporuna göre %54.0 olarak belirlendiği, bu belirlenmede hata olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir... " gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz edilen hususların kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.