TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/2366 KARAR NO : 2025/1832 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/05/2025 NUMARASI : 2022/1006 Esas - 2025/467 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/2366 KARAR NO : 2025/1832 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/05/2025 NUMARASI : 2022/1006 Esas - 2025/467 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava dışı sürücü ...'nun yönetimindeki davacıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın 25/09/2009 tarihinde adı geçen sürücüsünün kusuruyla meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır biçimde yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde bedensel yaralanmasından kaynaklanan maddi zararlarına karşı 100 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince, davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, kazadan sonra Erzurum ilinde Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinde teşhis ve tedavileri yapılan müvekkilinin tedavilerinin uzun sürmesi sebebiyle, ilk sakatlık oranının ancak 17/11/2015 tarihinde tespit edilebildiğini; dava zamanaşımının başlangıcının, kaza tarihi değil, maluliyetin son olarak belirlendiği 14/03/2025 günü olduğunu; Yargıtay´ın yerleşik kararlarına göre, zamanaşımının işlemeye başlaması için zararın ve tazminat sorumlusunun öğrenilmesi yeterli olmayıp kalıcı sakatlık derecesinin kesin olarak tespit edilerek öğrenilmiş olması gerektiğini, Covid 19 pandemisi sebebiyle çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle zamanaşımı sürelerinin 13 Mart-15 Haziran tarihleri arasında, yaklaşık 95 gün boyunca işlemediğini, dolayısıyla pandemi sebebiyle 95 günlük uzama süresi ile birlikte huzurdaki davanın, dava zamanaşımının 20/02/2024 tarihinde dolduğunu, bu süre dolmadan 14/02/2024 tarihinde ıslah/arttırım dilekçesi sunulduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı maddenin 2. fıkrası gereğince de, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.Eldeki davada ise, davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı dava dışı sürücü ...'nun yönetimindeki ... plakalı aracın 25/9/2009 günü kusuruyla neden olduğu kazada müvekkilinin yaralandığını ileri sürmüş; dava dosyasına sunulan kolluk tarafından düzenlenen tespit tutanağında davaya konu kazanın 25/9/2009 günü meydana geldiği belirtilmiş; dava dilekçesini 17/12/2022 günü tebellüğ eden davalı ... Sigorta AŞ'nin vekili HMK'nin 127. maddesinde öngörülen 2 haftalık cevap süresinin sona erdiği tatil gününü izleyen ilk iş günü olan 02/01/2023 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde davanın zamanaşımına uğradığını savunmuş; Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2'nci İhtisas Kurulunun 12/3/2025 gün ve 4273 sayılı raporunda, davaya konu kazada Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslekte kazanma gücünü E Cetveline göre %50 oranında kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği bildirilen davacı ...'nın %50 oranında meslekte kazanma gücünden kayıp oranının 20/9/2009 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen sağ frontal kırık, pnömosefali, SAK, her iki maksillada kırıklar sol orbita medial duvarda kırıklar sonucu meydana geldiği ve davaya konu kazayla nedensellik bağının bulunduğu, ayrıca kurulun 18/11/2024 günü yapılan muayenesinde elde edilen bulgularla tespit edildiği ve sabit olduğu üzere, dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği bildirilmiştir.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; KTK'nin 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca somut olaya uygulanması gereken taksirle yaralama suçuna ilişkin TCK'nin 89'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanunun 66'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olan eldeki davanın, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 25/9/2009 gününden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 153'üncü maddesinde öngörülen zamanaşımını durduran ve aynı Kanun'un 154'üncü maddesinde belirtilen zamanaşımını kesen neden olmaksızın 8 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra 10/11/2022 günü arabulucuya başvurulmasının ardından 7/12/2022 günü açıldığı; böylece eldeki davanın, arabulucuya başvurulmadan önce, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmesi nedeniyle 26 Mart 2020 gün ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1'inci maddesi henüz yürürlüğe girmeden önce 25/9/2017 günü zamanaşımına uğradığının anlaşılması karşısında, davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının peşin alınan 2.562 TL harçtan mahsubu ile 1.946,6 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıya iadesine,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025