9. Ceza Dairesi 2013/4278 E. , 2013/8950 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'m, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289/1, 289/1-son cümle, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 660,00 Türk Lirası ve 208,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.10.2011 tarihli ve 2010/60 esas, 2011/1360 sayılı kararı ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanunun 61/8. maddesinde öngö
**9. Ceza Dairesi 2013/4278 E. , 2013/8950 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'m, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289/1, 289/1-son cümle, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 660,00 Türk Lirası ve 208,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.10.2011 tarihli ve 2010/60 esas, 2011/1360 sayılı kararı ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanunun 61/8. maddesinde öngörülen "Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur." hükmüne aykırı olarak sanığın üzerine atılı muhafaza görevini kötüye kullanma eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanunun 289/1. maddesi uyarınca ceza verilirken kanunda öngörülen 3 ay hapis ve adli para cezasının alt sınırı olan 5 gün yerine, doğrudan 3 ay hapis ve 500,00 Türk Lirası adli para cezasına hükmedilerek adli para cezasına yönelik indirimlerin 500,00 Türk Lirası üzerinden yapılması suretiyle sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 13.03.2013 tarih ve 2012/4180/17167 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2013 tarih ve 2013/108993 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: TCK’nın 289/1. maddesinde hapis cezası yanında gün adli para cezası da öngörülmüş olup, somut olayda 500 TL temel adli para cezası ile mahkumiyet kararı verilmiş, sonuca götüren ara işlemler gösterilmemiş ve indirimler bu temel adli para cezası üzerinden yapılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 14.12.2010 tarih, 2010/210 esas ve 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, söz konusu uygulama hatasının kanun yararına bozma yasa yoluyla incelenmesi hukuk alemine herhangi bir yenilik getirmeyeceği gibi bu yasa yolunun öngördüğü amaçlara erişme yönünde herhangi bir katkı da sağlamayacağı, hükmedilen adli para cezasının hakimin takdir sınırları içerisinde kaldığı böylesi durumlarda esasen sonucu değiştirmeyecek hususların kanun yararına bozmanın konusunu oluşturmayacağı anlaşılmakla, yazılı şekilde 500 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğine ilişkin tebliğnamedeki kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.