11. Hukuk Dairesi 2023/1293 E. , 2024/1662 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/484 Esas, 2022/690 Karar DAVACILAR : ... mirasçıları a) ... b)... c)... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1-... 2-As-Ka Balatacılık Otomotiv. San. Tic. A.Ş. vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasındaki tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı ... mi
**11. Hukuk Dairesi 2023/1293 E. , 2024/1662 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/484 Esas, 2022/690 Karar DAVACILAR : ... mirasçıları a) ... b)... c)... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1-... 2-As-Ka Balatacılık Otomotiv. San. Tic. A.Ş. vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasındaki tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı As-Ka Balatacılık A.Ş.'nin %95,55 hissesine tekabül eden 95.550 adet hissesinin sahibi olduğunu, şirketin mahkeme kararı ile iflasına karar verildiğini, 2001 yılında bir kısım iflas borçlarının ödendiğini, şirketin iflastan kurtulması için şirket hisselerinin satılarak gayrimenkul bedelinin tahsili için Av. ... tarafından belirlenen ... isimli şahsa vekalet verildiğini, şirket borçları ödendikten sonra şirketin iflasının kaldırılmasına karar verildiğini, ... isimli şahsın yine davalı ... ile yapmış olduğu gayri resmi 25.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesinin onaylanması sırasında müflis As-Ka A.Ş. şirketinin vekili olan Av. ...'nun bu devir sözleşmesi üzerinde bir araştırma yapmayarak devralan ... ve diğer alıcıların taleplerini kabul ettiğini, oysa şirket hissesi devirlerinin nasıl yapılacağının belli olduğunu, imzaları noter tarafından tasdik edilmiş devir sözleşmesi ve devre muvafakat edildiğine ilişkin yönetim kurulu kararının noter tasdikli örneğinin ilgili makama verilmesi gerektiğini, hisse devir sözleşmesindeki davacıya atfen vekili sıfatıyla atılan imzanın sahte olduğunun ve İflas İdaresi Memurluğuna 19.10.2009 tarihinden bir gün önce Av. ... tarafından sahte olarak hazırlanıp sunulduğunun beyan edildiğini, hisse devri alan ... isimli şahsın Av. ...'nun akrabası olduğunu, davalı şirketin daha sonra ticaret sicil merkezini İzmir'e taşıdığını, şirket adresinin dahi Av. ...'nun adresiyle aynı olduğunu, dolayısıyla davalı ...'ın, Av. ...'nun birlikte hareket edip müvekkilini dolandırdıklarını, Av. ... tarafından yapılan işlemlerin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 47 nci maddesine aykırılık taşıdığını, emredici bu hüküm sebebiyle hisse devrinin geçersiz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin, davalı şirketin paydaşı olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın sahte vekaletle ya da olmayan birisinin sahte imzalarıyla vekaleten hisselerinin satıldığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, hissenin satış zamanının 25.08.2001 olduğunu ve şirket hissesinin devir alınmasının üzerinden 13 yıl geçtiğini, sözde bulundukları suç duyurusunun dahi zaman aşımına uğradığını, ...'un davacı ve ailesiyle taraflarının birlikte tanıdığı olduğunu ve satışa vekil olarak da davacının bizzat kendi iradesiyle noterden vekil kılındığını, hisse devrinin vekaletle yapıldığını, imzaların vekil ...'a ait olduğunu, vekaletin gerçek olup dolayısıyla da satışın yasal olduğunu, gönderildiği iddia edilen paralarla hisse devrinin hiç bir ilgisinin ve alakasının olmadığını, davacının diğer tüm iddialarının davayla bir ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 04.12.2019 tarih, 2019/75 E., 2019/1368 K. sayılı kararı ile yargılama sırasında davacı ...'nin 06.07.2019 tarihinde vefat ettiği ve ... mirasçıları vekilinin dosyaya veraset ilamını ve vekaletnamesini sunduğu, davacının 95.550 payının tamamının 25.08.2001 tarihinde davacı ... adına vekili ... tarafından davalı ...'a satıldığı, vekil sıfatıyla satış işlemini yapan ...'un Kadıköy 16. Noterliği tarafından düzenlenen 24.08.2001 tarihli vekaletnameyle davacı ... tarafından As-Ka Balatacılık Otom. San. ve Tic. A.Ş.'nde bulunan davaya konu hisse devir sözleşmesini yapmaya yetkili kılındığı, bu nedenlerle davacı yanın iddialarının yasal olarak yerinde olmadığı gibi 25.08.2001 tarihinde geçerli olarak yapılan ve yüklediği edimler karşılıklı olarak yerine getirilmiş bulunan hisse devir sözleşmesinin üzerinden uzun yıllar geçtikten sonra açılan işbu davanın hukuken de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı ... mirasçıları vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 06.04.2021 tarih, 2020/1912 E., 2021/3349 K. sayılı kararıyla Mahkemece bozmaya uyulmasına ve bu çerçevede eylemli olarak davanın bozmadan sonraki tahkikat aşamasının Mahkeme Heyeti marifetiyle görülmesine rağmen, uyulan bozma kararında öngörüldüğü şekliyle nisbi harcın ikmali için kanuni gereklilikler yerine getirilmeden davanın esasına girildiği ve sonuçta davanın esastan reddine karar verildiği, Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olması nedeniyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429 uncu maddesi ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesi uyarınca ilamda gösterilen hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekte olup Mahkemece dava konusu hisselerinin gerçek değerinin saptanıp eksik değer üzerinden nisbi harcın ikmali emredilmeksizin davanın esasına girilmiş olması, Mahkemece bu yolda işlem yapılması halinde davada verilecek kararı etkileyecek nitelikte bir usuli imkanı kullanma hakkı bulunan ve bozma kararı lehine olan davacı yararına oluşan usuli müktesep hakkı zedelendiği, davacının hükmü bu yönden temyiz etmekte hukuki yararının bulunduğu, Mahkemece uyulan bozma ilamı çerçevesinde davanın gerçek değerinin saptanması, buna göre hesaplanacak nisbi peşin harcın ikmali için davacı yana 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 uncu maddesi çerçevesinde önel verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın esastan karara bağlanması doğru olmadığı, davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçesiyle 19.04.1988 tarihi itibariyle iflasına karar verilen davalı şirketin, tasfiye işlemleri devam ederken, şirket yönünden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 182 nci maddesinde belirtilen iflasın kaldırılmasına ilişkin koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle, iflasının kaldırıldığı, bu kararın 05.04.2011 tarihinde kesinleştiği, davacı ...'nin bu karar öncesinde davalı şirketin iflas işlemlerini yürüten İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün 1988/19 E. sayılı dosyasına gönderilmek üzere Kartal 4. İcra Müdürlüğüne verdiği 17.06.2010 tarihli dilekçede, As-Ka Balatacılık Otom. San.ve Tic. A.Ş. unvanlı şirketteki hisselerinin tümünü 25.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 3 üncü şahıslara satarak devrettiğinden müflis şirketin iflasının kalkmasına muvafakat ettiğini bildirmiş olduğu, dilekçenin kimlik tespiti yapılmak suretiyle davacıdan alındığı, davaya konu hisse devir sözleşmesinin ...'a verilen vekaletnameye dayalı olarak geçerli bir şekilde yapıldığı, bu hususun davacı tarafça da kabul edildiği, davacı tarafın dayandığı 1136 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi yönünden yapılan incelemede ise Avukat ...'nun masa vekili veya müflis şirket vekili sıfatıyla iflas tasfiye dosyasında herhangi bir talep veya işlem yaptığına dair bir bilgi ve belgeye rastlanmadığının İstanbul 1. İflas Dairesinin 02.10.2015 tarihli 1988/19 E. sayılı yazısı ile bildirilmiş olduğu, davalı şirketin yasal olarak müflis durumda bulunduğu sırada yapılan tüm iş ve işlemlerin mahkeme kararları ve iflas müdürlüğü tarafından verilen kararlara uygun olarak yerine getirildiği, davaya konu hisse devir sözleşmesinin, davacı ... adına vekili olarak tayin edilen ... ve davalı ... arasında yapıldığı, ...'nin yapılan işlemlerden haberdar olup, hisselerin karşılığı olan bedeli de almış olduğu, yapılan işlemlerde 1136 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinde düzenlenen çekişmeli hakları edinme yasağı kapsamında kalan bir durumun tespit edilemediği, Avukat ... yönünden ileri sürülen madde kapsamında bir işlemin bulunmadığı, bu nedenlerle davacının iddialarının yasal olarak yerinde olmadığı gibi 25.08.2001 tarihinde geçerli olarak yapılan ve yüklediği edimler karşılıklı olarak yerine getirilmiş bulunan hisse devir sözleşmesinin üzerinden uzun yıllar geçtikten sonra geçersiz olduğu iddiasıyla hükümsüz kılınmasına ilişkin olarak açılan işbu davanın hukuken de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından ıslah dilekçesi dikkate alınmaksızın ve ıslaha ilişkin usulî işlemler tamamlanmaksızın doğrudan karar verildiğini, tüm dosya içeriğinde ayrıntılı olarak ve delilleri ile açıklandığı üzere hem müvekkillerin, hem de davalı şirketin avukatı olan ...'nun 1136 sayılı Kanun’un 47 nci maddesi uyarınca çekişmeli hakları edinmek ya da edindirmekten yasaklı olmasına rağmen, hem müvekkillerin, hem davalı As-Ka unvanlı şirketin avukatlığını yaparken şirketin alacaklarını temlik alarak, önce As-Ka şirketinin iflas masasına alacaklı sıfatıyla iflas idare memuru olarak atanması, devamla da eniştesi olan davalı ...'ın şirket hisselerini edinmesini sağlaması kamu düzenine aykırı olup, hiçbir zaman aşımı süresine tabi olmaksızın hükümsüz olduğunu, huzurdaki davada davalılar vekili de olan Avukat ...'nun dosyada mübrez kabul beyan ve ikrarı doğrultusunda 25.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesinin başkaca bir incelemeye gerek bulunmaksızın kamu düzenine aykırılık sebebiyle hükümsüzlüğünün tespiti ile müvekkillerin As-Ka şirketinin gerçek hissedarı bulunduğunun tespitine, davalı As-Ka Balatacılık Otomotiv San.ve Tic.A.Ş.'deki, davalı ... hisselerinin müvekkillerime devrine ve şirket pay defterine müvekkillerim adına kayıt edilmesine karar verilmesi şeklinde ıslah etmek suretiyle davanın niteliğini tespit davasından, tespit ve eda davasına dönüştürülmüş olmasına rağmen, Mahkeme ıslah talebi görmezden gelindiğini, ıslah dilekçesinin davalı taraflara tebliğ dahi etmeden ve usulî hiçbir işlemi tamamlamadan ilk celse karar verildiğini, Mahkeme tarafından dava konusu hisselerin değerinin tespiti amacıyla, davalı şirketin sahibi olduğu taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda arsa birim m2 fiyatı 3.545,00 TL tespit edildiğini, arsanın dava tarihindeki rayiç fiyatı ile uyuşmayan bu rakama, üç adet uzmandan özel bilirkişi raporu alınmak suretiyle gerekçeli olarak itiraz edildiğini, Mahkeme tarafından atanan bilirkişinin tespit ettiği taşınmaz değeri 21.624.650,00 TL iken, dosyaya sunulan özel bilirkişi raporunda bu rakam 7.623.750,00 TL olarak tespit edildiğini, iki rakam arasında üç kat fark olmasına rağmen itirazlarının görmezden gelindiğini, bu iki rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi için ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu alınmadığını, avukat olan ve 1136 sayılı Kanun gereği çekişmeli hakları edinmek ya da edindirmekten yasaklı olan Avukat ... hem müvekkilin, hem As-Ka unvanlı şirketin avukatlığını yaparken aynı zamanda As-Ka şirketinin fabrika binasının satışına aracılık etmek amacıyla komisyon sözleşmesi yapılan babası Mehmet Kuru’nun da avukatlığını üstlendiğini, daha sonra şirketin alacaklarını temlik alarak, önce As-Ka şirketinin iflas masasına alacaklı sıfatıyla iflas idare memuru olarak atandığını, sonrasında da teyzesinin oğlu ...’a vekalet verilmesini sağlayarak, şirket hisselerini eniştesi olan davalı ...'ın üzerine geçirdiğini, bu durumun 1136 sayılı Kanun’un 47 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, konu ile ilgili Doç. Dr. ... tarafından verilen ve dosyada mübrez, hukuki mütalaada 25.08.2001 tarihinde yapıldığı iddia olunan hisse devir sözleşmesinin hükümsüzlüğü açıkça ortaya konulduğunu, ...'un dosyaya sunduğu 26.05.2015 tarihli "yazılı ifademdir" başlıklı beyanında, ...'nun tam olarak olayların içerisinde ve hatta tam ortasında olduğu açıkça anlaşıldığını, yapılan işlemin tüm taraflarının vekilliğini yürüttüğü dosya kapsamından açık olan ve dahası bu durumu açıkça ikrar eden ...'nun eyleminin 1136 sayılı Kanun’un 47 nci maddeye aykırılık teşkil edip etmemesinde iflas dosyasında bir işlem yapıp yapmamasının önemi bulunmadığını, kaldı ki İstanbul 1. İflas Müdürlüğü 1988/19 E. sayılı dosyadan 20.10.2009 tarihli kararda da Av. Atila Tekinyer'in tam 8 yıl sonra dosyaya sunmuş olduğu hisse devir sözleşmesinin kabulü ve yeni pay sahiplerinin tespitine ilişkin kararı iflas masasının kanuni temsilcisi olan iflas idaresi memuru olarak ...’nun imzaladığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin %95,55 hissesine tekabül eden 95.550 adet hissenin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1136 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dava, davalı şirketin %95,55 hissesine tekabül eden 95.550 adet hissenin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. Davacı ...'nin 06.07.2019 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak oğulları ..., ... ve eşi ...'nin kaldığı anlaşılmıştır. 3. Davacı vekili 31.10.2014 tarihli dava dilekçesinde, davacının çocuklarının Avukat ... ile elbirliği içerisinde hareketle davacıyı dolandırdıkları iddiasında bulunmuş, konu ile ilgili olarak iki oğlu vd. hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu bildirmiştir. Dava dilekçesinde iddia edilen vakıalar karşısında terekeyle bir kısım mirasçılar arasında menfaat çatışması olduğu, bu durumda mirasçıların terekeyi temsilen davayı takibi mümkün olmayıp terekeye mümessil atanması için süre verilip mümessil tayin edildiği takdirde tereke mümessili tarafından davanın takibi gerekirken bu husus dikkate alınmayarak mirasçılarca davaya devam edilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 4. Bozma sebep ve şekline göre davacı ... mirasçıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ... mirasçılarına iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.