11. Hukuk Dairesi 2016/6211 E. , 2018/254 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2015 tarih ve 2014/42-2015/858 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2016/6211 E. , 2018/254 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2015 tarih ve 2014/42-2015/858 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin iki ortaklı davalı şirkette %50 hissesinin bulunduğunu, şirketin uzun zaman önce faaliyetine son verdiğini, devamının ve amacının gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, aynı zamanda müdür de olan diğer davalı ile anlaşılamadığını, kendisine ulaşılamadığını, ortaklar arasında husumet bulunduğunu ileri sürerek haklı nedenlerle davalı şirketin feshini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak tüzel kişiliklerini ve faaliyetlerini sürdürmelerinin mümkün olduğu, aynı Kanunun 636/3. maddesine göre haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklarca şirketin feshinin istenebileceği, ancak, bu istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketen çıkarılmasına veya duruma uygun ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği, bu maddeler gereğince bir değerlendirme yapılması için bilirkişi raporu alınması gerektiği, bu hususta ara karar tesis edilip sonuçları da ihtar edilmek suretiyle davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, toplanan delillerin hüküm kurmaya yetmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, haklı nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık tüzel kişiliğine karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortak ve müdürüne de husumet yöneltilmesi doğru değildir. Bu durum karşısında, davalı ... (Atabek) hakkındaki davanın husumet nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değilse de mahkemece davalı müdür yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğundan 6100 sayılı HMK.nın geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı HUMK 438. maddesinin son fıkrası uyarınca davalı ... (Atabek) hakkında verilen kararın gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.