Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6495 E. , 2024/2591 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6495 Karar No : 2024/2591 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVACI) : … San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir İli, Torbalı İlçesinde …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6495 E. , 2024/2591 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6495 Karar No : 2024/2591 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVACI) : … San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir İli, Torbalı İlçesinde bulunan, ER:… (Sicil:…) sayılı II-C grubu işletme ruhsat sahası ile girişimli I. ve III. Derece arkeolojik sit alanı nedeniyle söz konusu ruhsat sahasında madencilik faaliyetine fiilen devam etme imkanı kalmadığından, davalı kuruma ödenen bedellerin tazmini talepli başvurusunun, mevzuat çerçevesinde yapılacak bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin … tarih ve E-… sayılı işlemin iptali ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 350.000,00TL'nin davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … tarih ve E… sayılı işlemin iptali istemi yönünden; İzmir ili, Torbalı ilçesinde bulunan, ER:… (Sicil:…) sayılı II-C grubu işletme ruhsat sahasının işletilmesi için davalı idarece yapılan ihaleye binaen davacı şirket tarafından 4.750.000,00-TL bedel ödendiği, davalı idarece maden ocağına ilişkin işletme ruhsatının düzenlemesinden sonra madencilik faaliyeti için gerekli çevresel etki değerlendirmesi süreci devam ederken ve ihale tarihinden sonra alanın I. ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edildiği, İzmir I numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile ruhsat sahasında madencilik faaliyeti yapılmasının uygun olmadığına karar verildiği, bu sebeple Çevresel Etki Değerlendirme sürecinin de sonlandırılmasına karar verildiği hususu göz önüne alındığında; davacının ticari faaliyette bulunmak üzere davalı idarenin yaptığı ihaleye katılarak maden sahasını aldığı ve davacıdan kaynaklanmayan sebeplerle alanda madencilik faaliyetine başlanmasının ve sürdürülmesinin mümkün olmadığı, faaliyetin sürdürülmesine mani olan engelin ihale esnasında ortada olmadığı, sonradan ortaya çıktığı, bu ortaya çıkan engel durumunun davacının ödenen bedel sebebiyle zarara uğramasına neden olduğu anlaşıldığından; davacı tarafından ödenen bedellerin iadesine karar verilmesi gerekirken, başvurunun mevzuat çerçevesinde yapılacak bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davalı idarece ihale şartnamesinin 15. maddesinde ilgililerin önceden araştırma yaptığını ve gerekli izinlerin alınamaması halinde bedelin iadesinin istenmeyeceğinin taahhüt edilmesinin düzenlendiği, bu sebeple herhangi bir bedel talep edilemeyeceği iddiasına ise; maden ocağında faaliyet sürdürülmesinin fiilen mümkün olmamasının davacının kendi kusuru ile alamadığı izinlere dayanmayıp, arkeolojik sit ilanına ilişkin karara dayandığı, öte yandan davacı tarafından alanda araştırma yapılsa dahi kazı yapılmaksızın alanın arkeolojik özellik gösterdiğinin bilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşıldığından itibar edilmediği, dava dosyasının tazminat talebi yönünden incelenmesinde; bakılan uyuşmazlıkta dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak koşulu ile 350.000,00-TL talepte bulunulduğu, ödenen bedellerin ne kadar olduğu hususunun açıklanması amacıyla yapılan 10/02/2022 tarihli ara kararına istinaden davacı tarafından 16/03/2022 tarihinde dosya münderecatına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinde 4.987.256,00-TL alacak bildirildiği ve bu ödemelerin dekontlarının sunulduğu, bu alacakların içerisinde, 750,00-TL şartname bedelinin, 15.526,00-TL ihale müracaat bedelinin ve 24/01/2022 tarihinde ödenen 75.031,00-TL 2022 yılı işletme ruhsat bedelinin de olduğu, bu bedelin dava tarihi olan 16/07/2021 tarihinden sonra ödendiğinin, davalı idarece ara kararımıza cevap verilmediği, bu sebeple ara kararın yinelenmesi amacıyla yapılan 06/04/2022 tarihli ara kararına istinaden gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı şirketçe 09/09/2019 tarihine kadar 4.812.854,00-TL ödendiğinin beyan edilerek buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderildiği, davacının 13/06/2022 tarihinde dosya münderecatına sunduğu dilekçe ile davasını ıslah ederek 350.000,00-TL olan talebini 4.912.225,00-TL'ye yükselttiği, bu durumda dava konusu işlemin hukuka aykırılığının tespit edilmiş olması nedeniyle bu işlemden kaynaklanan zararlarında Anayasamızın 125. maddesi uyarınca davacıya ödenmesi gerektiği, bu kapsamda davacı tarafından başvuru tarihine kadar ödenmiş olan 4.895.949,00-TL bedelin davacıya ödenmesi gerektiği, öte yandan, davacı tarafından 750.00-TL şartname bedelinin ve 15.526,00-TL ihale müracaat bedelinin de iadesinin talep edildiği, bu bedelin şartnameyi edinmek isteyen, ihaleye katılan ya da katılmadan herkes tarafından ödenmesi gereken bir bedel olduğu, yine ihale müracaat bedelinin ihale uhdesinde kalmasa da ihaleye katılan herkesçe ödenmesi gereken bir bedel olduğu dikkate alındığında; bu bedellerin iadesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği, faiz talebine yönünden; bakılan uyuşmazlıkta dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 350.000,00-TL bedelin iadesinin istendiği, ancak faiz talep edilmediği, faizin ayrı bir alacak kalemi olduğu ve dava dilekçesinde yer alması gerektiği, ancak başvuru dilekçesinde alacaklarının faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği, yapılan yargılamada bu başvurunun reddine ilişkin işlemin hukuka aykırılığının saptanması nedeniyle başvuru dilekçesi ile talep edilen faizin de ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali, davacının tazmin talebinin kabulü ile; 4.895.949,00-TL alacağın başvuru tarihi olan 21/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin talebin (16.276,00 TL) reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından ödenen harcın davalı idare tarafından ödenmesi gerektiği şeklinde hüküm kurulduğu, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü yargı harçlarından muaf oluğundan aleyhlerine harca hükmedilemeyeceği; dava dilekçesinde yer verilmeyen faiz isteminin ıslah sürecinde yapılmış olması nedeniyle dava dilekçesindeki istemle bağlı kalınarak kabul edilmemesi gerektiği, ilgili Yönetmelik ile şartnamedeki açık düzenlemeler karşısında davacının işletme ruhsatı verildikten sonra tazminini istediği ödemeleri idarelerinden isteyemeyeceği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci ve Onüçüncü Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Olayda, davacı şirketin 21/05/2021 tarihli başvurusu ile işletme ruhsatı verilen maden sahasının I. ve III. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmesi nedeniyle söz konusu ruhsat sahasında madencilik faaliyetine fiilen devam etme imkanı kalmadığından davalı kuruma ödenen bedellerin tazminini talep ettiği, dolayısıyla, madencilik faaliyetine devam etme iradesi de olmadığından söz konusu başvurunun aynı zamanda terk talebi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve ruhsat hukukunun devam etmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 07/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.