11. Hukuk Dairesi 2012/10437 E. , 2012/14275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2011 tarih ve 2011/199-2011/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t
**11. Hukuk Dairesi 2012/10437 E. , 2012/14275 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2011 tarih ve 2011/199-2011/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirket bünyesinde başhemşire olarak çalışırken taraflar arasında imzalanan 17.12.2010 tarihli ek iş sözleşmesi hükümleri uyarınca sözleşme devam ettiği müddetçe davalının yazılı onay almadan başka bir işverene bağlı olarak çalışamayacağını, sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi halinde dahi 2 yıl süre ile yazılı izin almadan işveren ile aynı veya benzer iştigal konularında işverenin hizmet bölgesi içinde çalışamayacağını, aynı süre zarfında işveren ile dolaylı ya da doğrudan rekabet edemeyeceğini, işverenin hastalarını/müşterilerini tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek eylemlere girişemeyeceğini, hasta/müşterilerle bir başka kuruluşta hizmet almasına yönelik yazılı, görsel ve işitsel doğrudan ya da dolaylı olarak görüşemeyeceğini, buna rağmen davalının müvekkili şirket bünyesinde başhemşire olarak çalışmakta iken 12.03.2011 tarihinden itibaren işe gelmeyerek iş aktini haksız ve bildirimsiz olarak feshettiğini, 16.03.2011 tarihinden itibaren de SGK kaydını yaptırarak müvekkilinin rakibi ve hizmet bölgesinde çalışan bir kuruluşta çalışmaya başladığını, işverenin hastaları/müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek eylemlere giriştiğini, davalı ile birlikte ayrılan bir kısım işçilerle haksız rekabete neden olacak şekilde hastalar nezdinde kurdukları baskı, yönlendirme, özendirme ile müvekkilinin tedavisini yaptığı 33 hastanın üç gün içinde ayrılarak davalının yeni işyerinde tedavilerini devam ettirdiklerini belirterek davalının rekabet hükümlerine aykırı eylemlerinin men'ini, rekabet yasağına aykırı davranışları nedeniyle 45.760,68 TL cezai şartın ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini için 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın iş mahkemelerinin görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre uyuşmazlıkta İş Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Uyuşmazlığın davalının davacı şirketle olan sözleşmesinin feshinden sonraki döneme ait olduğu anlaşılmıştır. “İş aktinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş aktinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde ise, buna dayalı olarak açılacak dava niteliği itibariyle 818 sayılı BK'nun 348. maddesi kapsamına girmekle ve bu kapsamdaki davalar TTK'nun 4/1-3 maddesinin açık hükmü karşısında tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olmakla, bu tür davaların ticaret mahkemelerinde incelenip karara bağlanması gerekir” şeklindeki HGK'nun 29.02.2012 tarih ve 2011/11-781 Esas, 2012/109 karar sayılı ilamı uyarınca mutlak ticari dava niteliğindeki eldeki davaya bakma görevi de ticaret mahkemesine ait olup; yerel mahkemenin, iş mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğundan bahisle, verdiği görevsizlik kararı usul ve yasaya aykırı görülmüş, kararın bu yönüyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.