Başvuru, bazı sosyal medya paylaşımları ile ilgili olarak derece mahkemelerince verilen erişiminin engellenmesi kararlarının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle başvurucunun şeref ve itibar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bazı sosyal medya paylaşımları ile ilgili olarak derece mahkemelerince verilen erişiminin engellenmesi kararlarının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle başvurucunun şeref ve itibar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/4/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Olayların meydana geldiği tarihte Başbakan olan başvurucu daha sonra Cumhurbaşkanı seçilmiş olup hâlen bu görevine devam etmektedir. Twitter isimli sosyal paylaşım sitesinde "@BASCALAN" isimli hesaptan 24/2/2014 tarihinde “Herkese merhaba. Türkiye’de yaşanan kavganın asıl sebebini öğrenmek ve iç yüzünü anlamak için bu hesabı takip edin!” şeklinde bir bildirim paylaşılmış, hemen akabinde “Başçalan Erdoğan’ın Yalanlarının ve Yolsuzluklarının Kaydı!!!” içerikli bildirim ile de “http://youtube/Cvf4aeRLu0E Yaşa Mustafa Kemal Paşa @vuralergul @Ladyimam” şeklindeki ses kaydının adresi paylaşılmıştır. Bu paylaşımdan kısa bir süre sonra anılan ses kayıtları takipçi sayıları on binleri aşan Twitter hesapları tarafından paylaşılmış, video yüklenebilen farklı yer sağlayıcıları aracılığı ile yaygınlaştırılmış, böylelikle internet ortamında hızlı bir şekilde yayılmıştır. Başvurucu, bahsi geçen içeriklerin kişilik haklarına ve özel hayatına saldırı niteliğinde olduğu ve gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Başvurucu ayrıca (kapatılan) Ankara Sulh Ceza Mahkemesine (Mahkeme) başvurarak bu içeriklere erişimin engellenmesini talep etmiştir. Mahkeme 19/3/2014 tarihinde video barındıran başlıca web sitesi Youtube'da yer alan 504 URL (içerik) adresine, 28/3/2014 tarihinde çeşitli internet platformlarında bulunan altı URL adresine, 15/4/2014 tarihinde de Twitter'da yer alan altı sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine karar vermiş ve kararı, gereği yapılmak üzere (kapatılan) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına (TİB) göndermiştir. TİB 16/4/2014 tarihli yazısı ile başvurucuya; erişimin engellenmesi kararlarının kısmen yerine getirildiğini, bazı URL adreslerine erişimin engellenmesi mümkün olmadığından Mahkeme kararlarının gereğinin yapılamadığını bildirmiştir. Söz konusu yazının ilgili kısımları şöyledir:“…11/4/2014 tarihi itibarıyla yapılan kontrol neticesinde bahse konu yasadışı içeriklerin halen yer aldığı görülmektedir. Ankara Sulh Ceza Mahkemesinin 19/3/2014 tarihli ve 2014/174 değişik iş sayılı kararında yer verilen [toplam 504 URL adresinden] youtube URL adres linklerinin durumu: İçerik var (aktif): 331, Youtube çıkarmış: 74, Hesap kapatılmış: 23, Kullanıcı çıkarmış: 36 ve Tekerrür:Ayrıca bahse konu Mahkeme kararında yer verilen 24 [adet] muhtelif URL adreslerinden bazılarına erişim mümkünken, bazılarına ise erişim mümkün olmamaktadır.Buna ek olarak, Ankara Sulh Ceza Mahkemesinin 28/3/2014 tarihli ve 2014/941 [Değişik İş] sayılı kararında yer verilen http://player.vimeo.com/video/90230052 adlı URL’de yer alan içeriğe Türkiye’den erişim engeli olmasına karşın, yurtdışından girilebildiği ve ülke sınırları içinde de SSL (Secure Sockets Layer) destekli HTTP(S) uzantısı ile girildiğinde video içeriğine erişimin mümkün olduğu görüldüğünden, mezkur içeriğin çıkarılamadığı anlaşılmaktadır.… sayılı kararında yer verilen diğer iki URL adresinde bulunan içeriklerin ise çıkarıldığı müşahede edilmektedir. …” Başvurucu 18/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesince TİB'e yazılan müzekkere ile anılan yargı kararlarının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, kararların gerekleri yerine getirilememiş ise bunun gerekçelerinin bildirilmesi istenmiştir. TİB 27/5/2014 tarihli yazısı ile Ankara Sulh Ceza Mahkemesinin 19/3/2014 tarihli kararında erişimin engellenmesine karar verilen 504 URL adresinden 315'ine erişimin engellenemediğini, yine Mahkemece diğer kararlar ile erişimin engellenmesine hükmedilen altı URL adresine yurt içinden erişimin engellendiğini fakat yurt dışında tüm URL adreslerine erişimin açık olduğunu, teknik olarak Türkiye’deki kullanıcıların da kolay bir yöntemle erişimi engellenen içeriklere ulaşabildiğini bildirmiştir. Yazının ilgili kısımları şöyledir: “… Kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin ihlaline ya da diğer yasadışı ve zararlı İnternet içeriklerine yönelik erişimin engellenmesi; erişim sağlayıcılar tarafından filtre cihazları kullanılarak yapılmaktadır. Bu kapsamda Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından erişim sağlayıcıları aracılığıyla URL bazlı olarak erişimin engellenmesi sürecinde bazı teknik engeller bulunmaktadır. Günümüz İnternet dünyasında mevcut teknoloji ile tüm siteye erişim engellenmeden sadece URL bazında engelleme ‘http’ tipi sitelerde ve bağlantılarda mümkün olmakta, SSL destekli kriptolu ‘HTTPS’ tipi sitelerde ve bağlantılarda URL bazında engelleme teknik olarak mümkün olamamaktadır. Zira, erişim sağlayıcılarca bu amaçla kullanılan filtreleme cihazlarının teknik özellikleri ‘HTTPS’ linklerini filtre etmeye imkan vermemektedir. Nitekim, Türkiye’deki büyük erişim sağlayıcılarının (Türk Telekom, Avea, Turkcell, Vodafone, Türksat, TTNET, Turknet, İşnet) bu konuda TİB’e yapmış oldukları bildirim ve cevabi yazılarda bu durum açık ve net şekilde ifade edilmektedir. Dolayısıyla, özellikle ‘HTTPS’ protokolü ile kriptolu yayın yapan twitter ve facebook benzeri sosyal medya içeriklerine teknik olarak URL bazında erişim engelleme yapılamamaktadır. Bu nedenle, mahkeme kararlarına konu bu tür yasadışı içeriklerin yayından kaldırılması ancak ilgili web sitesi tarafından söz konusu içeriğin yayından çıkartılması ile gerçekleşebilmektedir. Bu yüzden TİB bu gibi durumlarda ilgili İnternet sitesine içerik çıkarmaya ilişkin bildirim e-postası atmak dışında herhangi bir işlem tesis edememektedir. Keza, ilgili sitenin yasadışı içeriği çıkartmamakta direnmesi durumunda, bir takım sakıncalar bulunmakla birlikte, mahkeme kararlarının uygulanması bakımından bahsi geçen sitenin tümüne erişimin engellenmesinden başka çıkar yol kalmamaktadır.…Nitekim twitter, mahkeme kararlarında yer alan hesaplara yönelik olarak Türkiye’den erişimi engellerken, kullanıcıya kişisel ayarlarda ‘ülke’ bazlı değişiklik yapabilme olanağı sağlayarak veya aynı yerden ‘worldwide’ seçeneğinin işaretlenmesiyle bahse konu yasadışı içeriklere kolayca ulaşılabilmesini temin etmektedir. Keza, youtube’un kullanıcılara sunmuş olduğu, görmek istediği yayınla ilgili olarak ‘ülke seçebilme’ hizmeti sayesinde Türkiye'den erişimi engellenmiş linklere çok kolay ve basit bir yöntem ile ulaşılması mümkün olabilmektedir. Buna göre, erişimi engellenmiş sayfanın en altında yer alan menüden ‘ülke’ seçeneği manuel olarak başka bir ülke adı ile değiştirilerek ilgili içeriğe ulaşılabilmektedir. …Sonuç olarak, … Bu durumda Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin vermiş olduğu kararların uygulanması mümkün olmamakta, kararlar infaz edilememekte ve hükümsüz kalmaktadır...” 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un “İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir.(2) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır.(3) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda erişimin engellenmesine karar verebilir.(4) Hâkim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.(5) Hâkimin bu madde kapsamında verdiği erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gönderilir. (6) Hâkim bu madde kapsamında yapılan başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu karara karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir....(10) Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." 10/11/2005 tarihli ve 25989 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Yönetmelik’in “Başkanlığın görevleri” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Başkanlığın görevleri şunlardır:...j) (Ek:RG-7/8/2009-27312) 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun kapsamında Ulaştırma Bakanlığı, kolluk kuvvetleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile içerik, yer ve erişim sağlayıcılar ve ilgili sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyon oluşturarak İnternet ortamında yapılan ve 5651 sayılı Kanun kapsamına giren suçları oluşturan içeriğe sahip faaliyet ve yayınları önlemeye yönelik çalışmalar yapmak; bu amaçla, gerektiğinde, her türlü giderleri Kurumca karşılanacak çalışma kurulları oluşturmak,” 30/11/2007 tarihli ve 26716 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in (Yönetmelik) “Yer sağlayıcının yükümlülükleri” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Yer sağlayıcı; a) Yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Başkanlık, adli makamlar veya hakları ihlal edilen kişiler tarafından haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak engelleme imkânı bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmaklab) Sunucu barındırma hizmeti dâhil, yer sağlamakla ilgili hizmetlerinde (a) bendindeki hükümlere uymakla,c) Yer sağlayıcı trafik bilgisini altı ay saklamakla, bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü oluşan verilerin dosya bütünlük değerlerini zaman damgası ile birlikte saklamak ve gizliliğini temin etmekle,yükümlüdür.(2) Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.” Yönetmelik’in “Erişimin engellenmesi usulü” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Yönetmeliğin 13 üncü maddesi gereğince, hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı Başkanlığa gönderilir. Kararlar, doğrudan erişim sağlayıcılara gönderilemez. Başkanlık, kararlara ilişkin bilgileri gereği derhal yapılmak üzere elektronik ortamda erişim sağlayıcılara bildirir.(2) Kişiler veya kurumlar tarafından Başkanlığın kurduğu bilgi ihbar merkezine yapılan ihbarlar, teknik ve hukuki incelemeye alınır. Söz konusu içerikte bu suçlardan birisinin oluştuğu konusunda yeterli şüphe sebebi tespit edildiği takdirde, 14 üncü maddeye göre işlem yapılır. Suça ilişkin yeterli şüphe sebebi tespit edilemediği takdirde işlem yapılmaz.(3) 13 üncü ve 14 üncü maddeler kapsamındaki erişimin engellenmesi kararlarına ilişkin bilgiler, Başkanlıkça ilgili erişim sağlayıcılara elektronik ortamda bildirilir ve kararların gereği erişim sağlayıcılar tarafından derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren yirmidört saat içinde yerine getirilir. 13 üncü maddeye göre erişimi engellenen yayınlar, Başkanlık tarafından hazırlanan ve mevcut sayfa yerine kararı veren merciin adı ile karar tarih ve sayısını belirten uyarı sayfasına yönlendirilir.(4) Erişim sağlayıcılar, Başkanlık ile aralarındaki bağlantıdan aktarılacak erişimin engellenmesi kararlarının, kendi sistemlerinde derhal uygulanabilmesi için gerekli olan donanım ve yazılımı kurarak lazım olan düzenlemeleri yapar.(5) Erişimin engellenmesi kararı kapsamında, erişimin engellenmesi kararına konu olan suçun oluştuğu konusunda yeterli şüphe sebebinin tespiti sürecinde, erişim engellenmeden önceki yayının durumu elektronik ortamda Başkanlıkça arşivlenir.(6) Gerektiğinde Başkanlık, erişimin engellenmesi kararlarına konu olan içeriğin yayından kaldırılmasını, 7 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca yer sağlayıcıdan isteyebilir.”