8. Hukuk Dairesi 2015/12871 E. , 2015/18217 K. "" MAHKEMESİ : Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/02/2014 NUMARASI : 2013/842-2014/153 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp …
**8. Hukuk Dairesi 2015/12871 E. , 2015/18217 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/02/2014 NUMARASI : 2013/842-2014/153 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu belediye vekili, müvekkili aleyhinde başlatılan takipte Ziraat Bankası Antalya Şubesindeki .. ve .. nolu hesaplar üzerine konulan haczin 6487 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un geçici 6.maddesine aykırı olduğu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'un 15/son maddesi gereğince de haczedilemeyeceğini açıklayarak hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece, kamulaştırmasız elatma tarihinin 1983 sonrası olduğundan bahisle haczin mümkün olduğu ve hesapların havuz hesabı niteliğinde olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm, borçlu vekili tarafından şikayet sebepleri tekrar edilerek ve .. nolu hesabın otopark hesabı olması nedeniyle haczedilemeyeceği açıklanarak temyiz edilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesinde; "Belediyenin kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile, belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim, harç gelirleri haczedilemez" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu maddeye göre belediyenin haczedilmezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için mahcuzların kamu hizmetinde fiilen kullanılması zorunludur. Ayrıca, 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 7.maddesinde; bu Kanunda, belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda verilmesi öngörülen payların vergi hükmünde olduğu düzenlenmiştir. İcra ve İflas Kanunu ve takip hukuku ilkelerine göre asıl olan alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğundan, kural olarak borçluların tüm mallarının haczi mümkündür. Bir malın haczedilememesi için yasal düzenlemenin bulunması zorunludur. Haczedilmezlik istisnai bir durum olduğundan, bu yöndeki düzenlemelerin de dar yorumlanması gerekir. Ayrıca, bir üst norm olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 90/4. maddesi ile de; usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklerin düzenlendiği milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğu ve uyuşmazlıklarda gözetilmesi gerektiği kuralına yer verilmiştir. Buna göre, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Nolu Protokol’ün 1. maddesinde; “…Her gerçek ve tüzel kişi, maliki olduğu şeyleri barışçıl bir biçimde kullanma hakkına sahiptir. Kamu yararı gerektirmedikçe ve Uluslararası Hukukun genel ilkeleri ile hukukun aradığı koşullara uyulmadıkça, bir kimse mülkiyetinden yoksun bırakılamaz…” denilmektedir.