11. Hukuk Dairesi 2014/4045 E. , 2014/7427 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 gün ve 2010/434-2012/340 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.10.2013 gün ve 2012/14795-2013/18096 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dos…
**11. Hukuk Dairesi 2014/4045 E. , 2014/7427 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 gün ve 2010/434-2012/340 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.10.2013 gün ve 2012/14795-2013/18096 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, şirketine ait Dayı Dede isimli yatın davalı ... şirketi tarafından sigortalandığını, sigorta bedelinin 300.000 Euro olduğunu, yatın 2009 yılında imal edildiğini ve olay tarihinden iki ay önce denize indirildiğini, söz konusu yatın 28.09.2009 tarihinde sabah 05:30 sularında Kurtoğlu Burnu'nda kayalıklara çarpmak suretiyle kaza geçirdiğini, kaza sonucu yatın tüm kompartımanlarına su dolduğunu, olay yerinden geçen G-Harun isimli yat tarafından Ağa Limanı'na çekildiğini ve burada battığını, daha sonra yat Port Göcek marinasına çekçek alanına çekilerek karaya alındığını, gerekli tüm koruma tedbirlerinin alındığını, kaza neticesinde sigortalanmış olan yatın tam ziya halinin gerçekleştiğini, ancak bu hususta davalı ... şirketi ile anlaşma sağlanamadığını, davalı ... şirketince oluşan zarara karşılık 152.000 Euro gönderildiğini, yatırılan tutarın 15.12.2009 tarihinde çekildiğini, aynı tarihte ihtar ile 148.000 Euro bedelin ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek şimdilik 15.000 Euro ve kara park bedeli olarak ödediği 7.939,58 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 74.244 Euro daha arttırmıştır. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin tam ziya olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının gerçek zararı ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için rizikonun gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin hasar tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise ıslah tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir. 2- Dava, tekne-yat sigorta poliçesi uyarınca ödenmesi gereken tazminatın bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir. Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam zayi kabul edilecek şekilde hasara uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye sigorta tazminatının tahsili için açıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacının talep edebileceği tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda sigortalı teknenin onarım değeri esas alınmış, davalının ödemelerinin mahsubu yapılarak bakiye alacak tespit edilmiş, mahkemece davalının ... olduğu çekek ücreti dahil edilerek hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporunda sigortalı teknenin onarım değerinin hesaplanmasında ise malzeme ve işçilik kalemleri ile KDV oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmış, ancak onarım değerinde dikkate alınması gereken çekek ücreti bu hesaplamaya dahil edilmemiştir. Başka bir anlatımla, sigortalı teknenin onarım giderleri arasında yer alan çekek ücreti dikkate alınmamıştır. Mahkemece bu kalem giderin esas alınarak sigortalı teknenin onarım değerinin belirlenmesinde ve davalının ödemelerinin mahsubunda bir yanlışlık bulunmamaktadır. O halde, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kararın bozulması yerinde olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu durum karşısında, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 10.10.2013 tarih 2012/14795 Esas-2013/18096 Karar sayılı bozma ilamının 3. bendinin tamamının bozma ilamından çıkarılmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 10.10.2013 tarih 2012/14795 Esas-2013/18096 Karar sayılı bozma ilamının 3. bendinin tamamının bozma ilamından çıkarılmasına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.