4. Hukuk Dairesi 2022/11719 E. , 2024/6962 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/189 E., 2018/123 K. DAVA TARİHİ : 14.05.2015 HÜKÜM/KARAR : Direnme İle Davanın Kabulü Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairece bozma kararı verilmiştir. Mahkemece, Daire bozma ilamına karşı dire…
**4. Hukuk Dairesi 2022/11719 E. , 2024/6962 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/189 E., 2018/123 K. DAVA TARİHİ : 14.05.2015 HÜKÜM/KARAR : Direnme İle Davanın Kabulü Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairece bozma kararı verilmiştir. Mahkemece, Daire bozma ilamına karşı direnilmesine ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairece, 6763 sayılı Kanunun 45 inci maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (HMK) eklenen geçici 4/4 madde ve fıkrası gereğince yapılan inceleme sonucunda dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2022 tarih ve 2019/4-275 Esas 2022/862 Karar sayılı ilamıyla temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı temyiz incelemesi yapma görevinin Dairemize ait olduğu gerekçesi ile temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sahibi olduğu "www.takvim.com.tr" isimli internet sitesinde 11.05.2015 tarihli "Hala bekliyorum anıracak" başlıklı haber yayınlandığını, habere dayanak gösterilen asıl konuşma metninde müvekkilinin adı geçmediği hâlde Türk Lirası'ndan altı sıfır atılması hâlinde haberde yazılan eylemi gerçekleştirecek köşe yazarı olarak müvekkilinin adının yazıldığını, davalının tamamen gerçek dışı bir haberi, subjektif fikirlerini beyan ederek yayınladığını, haberin müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini belirterek 3.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haber konusu söylemlerin yorum niteliğinde olmadığını, söz konusu yazının daha önce başka gazeteler tarafından da haber yapıldığını, gazetecilik mesleği gereği haberin veriliş şeklinde abartı yapılabileceğini, meslek gereği tanınmış kişilerin sert eleştirilere katlanması gerektiğini, haberin güncel ve görünür gerçekliğe uygun olduğunu, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulmadığını, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI