Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/253 E. , 2024/1393 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/253 Karar No : 2024/1393 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; askerlik görevini ifa ettiği döne…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/253 E. , 2024/1393 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/253 Karar No : 2024/1393 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; askerlik görevini ifa ettiği dönemde atış talimleri sırasında, atış poligonunda yapılan atışlarda gerekli önlemlerin nasıl alınacağını bilmeden yaptığı atışlar neticesinde kulaklarında işitme kaybı meydana geldiği, bunun üzerine gelişen süreçte askerliğe elverişli olmadığına karar verilerek 06/11/2014 tarihinde terhis edildiği, iş göremez hale gelmesi nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun zımnen reddedildiğinden bahisle zararın meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacıya atış yaparken kullanması amacıyla bir çift kulak tıkacının teslim edildiği, atış öncesi birlik komutanı tarafından kulak tıkacının kullanılması konusunda gerekli ikazların defaten yapıldığı, davacının 30/04/2014 tarihli atış eğitiminden yaklaşık 4 ay sonra ilk olarak sağ kulakta işitme kaybı rahatsızlığı nedeniyle idare sağlık birimine başvurduğu, muayene sırasında yüksek sese maruz kaldığını beyan etmediği, İstanbul Kasımpaşa Askeri Hastanesi, Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından verilen tıbbi görüşte, davacının 28/08/2014 tarihli işitme testinde sağ 110/68 dB, sol 16/13 dB olduğu, yüksek sese maruz kalmada etkilenmenin her iki kulakta da olması gerektiği, işitme kaybının tek taraflı olduğu, bu durumun tıbben olanaksız olduğu hususlarının belirtildiği, davacının, atış görevini icra ettiği sırada gözetimi altında bulunduğu komutanlarının ihmalinden kaynaklı işitme kaybı yaşadığı şikayeti üzerine ilgili birlik komutanları hakkında yürütülen soruşturmada; davacının atış yaptığı sırada herhangi bir yaralanmaya maruz kalmadığı, atıştan sonra da herhangi bir rahatsızlık yaşadığını ifade etmediği, vizite defterinin incelenmesinde işitme rahatsızlığına ilişkin herhangi bir müracaatının bulunmadığı tespitlerinde bulunularak, davacının işitme kaybı yaşamasının herhangi bir personelin kasıt veya taksirli hareketinden kaynaklanmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının mevcut işitme kaybının, askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile ortaya çıktığının kabulünün yeterli somut dayanağının bulunmadığı, davacının rahatsızlığı nedeniyle uğradığı zarar ile illiyet bağı kurulabilecek idari eylemin ve idareyi sorumlu tutacak herhangi bir kusurlu hareket veya kusursuz sorumluluğu gerektirecek bir durumun olmadığı anlaşıldığından, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; Askeri Savcılık tarafından verilen KYOK kararının tazminat davasının gerekçesine esas alınamayacağı, yalnızca davalı idarenin kulak tıkacı verildi savunması dikkate alınarak kulak tıkacının verildiğinin kabul edilemeyeceği, işitme kaybı şikayeti ile sağlık kuruluşuna 4 ay sonra başvurmasının ve yüksek sese maruz kaldığını beyan etmemesinin davanın reddini gerektirmediği, atış yaparken silaha yakın kulağında daha fazla işitme kaybı meydana gelebileceği, askerliğe engel bir sağlık durumu olmaması nedeniyle askerliğe kabul edildiği, askerlik sırasında meydana gelen atış talimi nedeniyle askerliğe elverişsiz hale gelerek terhis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, İzmir ilinde askerlik hizmetini ifa etmekteyken, yaptırılan atış talimleri sırasında kulağında işitme kaybı meydana geldiği şikayetiyle 18/08/2014 tarihinde idareye başvurulduğu, sevk edildiği Kasımpaşa Askeri Hastanesinde konulan teşhis ve gördüğü tedaviler sonucunda düzenlenen 17/09/2014 tarihli barışta askerliğe elverişli değildir raporu uyarınca askerlik hizmet süresini tamamlamadan terhis edildiği, yaptırılan atış talimleri neticesinde meydana gelen işitme kaybı nedeniyle iş göremez hale geldiğinden bahisle uğradığı zararlarının tazmini istemiyle 07/01/2015 tarihinde davalı idareye yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine, zararın meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir. İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Tazminat hukukunda asıl olan, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması olup, hizmet kusuru nedeniyle idarenin sorumluluğuna gidebilmek için ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması şarttır. Zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabildiği hallerde öncelikle idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare Mahkemesince dava konusu olayda; davacıya atış yaparken kullanması amacıyla bir çift kulak tıkacının teslim edildiği, atış öncesi birlik komutanı tarafından kulak tıkacının kullanılması konusunda gerekli ikazların defaten yapıldığı, davacının 30/04/2014 tarihli atış eğitiminden yaklaşık 4 ay sonra ilk olarak sağ kulakta işitme kaybı rahatsızlığı nedeniyle idare sağlık birimine başvurduğu, muayene sırasında yüksek sese maruz kaldığını beyan etmediği, İstanbul Kasımpaşa Askeri Hastanesi, Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından verilen tıbbi görüşte, davacının 28/08/2014 tarihli işitme testinde sağ 110/68 dB, sol 16/13 dB olduğu, yüksek sese maruz kalmada etkilenmenin her iki kulakta da olması gerektiği, işitme kaybının tek taraflı olduğu, bu durumun tıbben olanaksız olduğu hususlarının belirtildiği, davacının, atış görevini icra ettiği sırada gözetimi altında bulunduğu komutanlarının ihmalinden kaynaklı işitme kaybı yaşadığı şikayeti üzerine ilgili birlik komutanları hakkında yürütülen soruşturmada; davacının atış yaptığı sırada herhangi bir yaralanmaya maruz kalmadığı, atıştan sonra da herhangi bir rahatsızlık yaşadığını ifade etmediği, vizite defterinin incelenmesinde işitme rahatsızlığına ilişkin herhangi bir müracaatının bulunmadığı tespitlerinde bulunularak, davacının işitme kaybı yaşamasının herhangi bir personelin kasıt veya taksirli hareketinden kaynaklanmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının mevcut işitme kaybının, askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile ortaya çıktığını kabulünün yeterli somut dayanağının bulunmadığı, davacının rahatsızlığı nedeniyle uğradığı zarar ile illiyet bağı kurulabilecek idari eylemin ve idareyi sorumlu tutacak herhangi bir kusurlu hareket veya kusursuz sorumluluğu gerektirecek bir durumun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının yapılan atış talimleri sonrasında askerlik görevini ifa ederken işitme kaybı şikayeti nedeniyle 18/08/2014 tarihinde idareye başvurduğu, sevk edildiği Kasımpaşa Askeri Hastanesinde konulan teşhis ve gördüğü tedaviler sonucunda düzenlenen 17/09/2014 tarihli barışta askerliğe elverişli değildir raporu uyarınca terhis edildiği görülmekte olup; askerlik görevine başlamadan önce davacının son yoklama muayenesinde askerliğe elverişli olduğuna dair raporun dosyaya kazandırılmadığı, yine davacıya kulak tıkacı verildiğine ilişkin belgenin dosyada yer almadığı, yapılan atış talimlerinin işitme kaybına sebep olup olmayacağına, yüksek sesin tek kulakta mı yoksa iki kulakta birden mi işitme kaybına sebep olacağına, davacıda meydana gelen işitme kaybına yüksek sesin sebep olup olmayacağına ilişkin bilirkişi raporu alınmadığı anlaşılmaktadır. Olayda; davacının askerliğe alınırken yapılan son yoklama muayenesi bilgilerinin temin edilerek, ayrıca davacının askerlikten önce işitme kaybı nedeniyle muayene olup olmadığı araştırıldıktan sonra maddi gerçeğin tam olarak ortaya konulması gerekmekte olup, davacının sağlığına ilişkin yakınmaları ile gördüğü vazife arasında nedensellik bağı kurulup kurulmayacağı hususunun tespitine yönelik olarak davacı Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek alınacak rapor ile davacıda meydana gelen işitme kaybı ile atış talimi arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmekte iken bu hususlar araştırılmaksızın eksik inceleme sonucu davanın reddi yolunda verilen Mahkeme Kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan davacıya kulak tıkacı verildiğine ilişkin davacı imzasını içerir belgenin de dosyaya kazandırılması halinde; söz konusu belgede emir komuta zinciri içerisinde atış talimi sırasında davacıya kulak tıkacının taktırılması hususunda gerekli ikazların yapıldığı ancak kulak tıkacının davacı tarafından kendi iradesi ile takılmadığına ilişkin bilginin bulunması durumunda, karar verilirken söz konusu tutanağın da dikkate alınması gerektiği açıktır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/04/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.