5. Hukuk Dairesi 2020/10857 E. , 2021/3205 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ve davalılardan ... vd. veki…
**5. Hukuk Dairesi 2020/10857 E. , 2021/3205 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ve davalılardan ... vd. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, 4650 sayılı kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ve bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; 1)Dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile idare adına tescili talep edildiği ve mülkiyet bedeline hükmedildiği halde irtifak hakkı tesis ve tesciline hükmedilmesi, 2)Mahkemece 10.12.2015 tarihli, bozma öncesi kararı bir kısım davalılar temyiz etmiş olup, ilk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden metrekare birim bedelinin kesinleştiği gözetilmeksizin bozma sonrası daha yüksek kamulaştırma bedeli belirlenen rapora göre hüküm kurularak bu davalılar yönünden davacı idare yararına usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi, 3)Mahkemece ilk karar ile hüküm altına alınan bedelin davalıya ödendiği anlaşıldığından, infazı mümkün olmayacak şekilde kıymet taktir raporundaki bedelin ödenmesine, bakiye bedelin karar kesinleştiğinde ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilmesi, 4)Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da gözönüne alınarak davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi, 5)Tapu kaydında mevcut takyidatların yansıtılmasında tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması, Doğru olmadığı gibi