6. Hukuk Dairesi 2023/3924 E. , 2025/10 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/692 E., 2023/896 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/777 E., 2023/199 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar…
**6. Hukuk Dairesi 2023/3924 E. , 2025/10 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/692 E., 2023/896 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/777 E., 2023/199 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile ... ... İnş. Taah. Adi Ortaklığı (... ...) arasında imzalanan 24.09.2016 tarihli taşeronluk sözlemesinden doğan uyuşmazlığın giderilmesi için Cezayir Halk Cumhuriyeti Sidi M'hamed Mahkemesi Ticaret/Denizcilik Dairesi'nde ... ... İnş. Taah. Adi Ortaklığı (... ...) karşı açılan davada, ... ... İnş. Taah. Adi Ortaklığı (... ...)'nın 15.971.264,46 Cezayir Dinarını davacıya ödenmesine karar verildiğini, kararın 16.06.2020 tarihinde kesinleştiğini, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığından adi ortaklığın borçlarından doğan sorumluluğun bizzat ortaklığı oluşturan davalı ortaklara ait olduğunu belirterek, yabancı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfiz edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd Şti vekili; kararın tercümesinde apostil şerhi bulunmadığını, ... ...'in Cezayir'de kurulan ve davalı şirketlerle bağlantısı bulunmayan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip bir şirket olduğundan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, benzer iddialara ilişkin olarak yapılan yargılamalarda da davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiğini, yabancı mahkeme kararında davalı ... ... Şirketi taraf olup, bu şirketin bir adi ortaklığı ifade ettiğinin kabulü halinde bu şeklinde tanınması ve tenfizinin Türk hukuk açısından mümkün olmadığını, Türkiye'de kurulu birden fazla ... ... Adi Ortaklığı'nın bulunduğunu, davalı şirketin Cezayir Mahkemeleri nezdinde temsil edilmemiş olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Madencilik San. ve Tic. Ltd Şti vekili; davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin vuku bulmadığını, herhangi bir borç doğmadığını, davalı firmanın Cezayir'de birtakım ticari faaliyetlerde bulunmuş ise de yabancı mahkemede görülen davada taraf olmadığı, tanıma ve tenfizi istenen kararda taraf olan ... ... firmasının Cezayir kanunlarına göre kurulu adresi Cezayir'de bulunan Cezayir'de vergi numarası bulunan bir firma olduğunu, Cezayir'de kurulu firma aleyhine alanın kararın Türkiye'de icrasının ancak ... ... ismi aleyhine verilebileceğini, Türkiye'de ise bu isimde bir firma bulunmadığından bahisle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmiştir. Davalı ... Mühendislik Taah. ve Tic. A.Ş. vekili; tanınması ve tenfizi istenilen kararın ... ... ... Adi Ortaklığı aleyhine alınan bir karar olduğunu, bu şirketin Cezayir kanunlarına uygun olarak kurulduğunu, tanınması ve tenfizi istenen kararda ve sunulan Ordre De Service N ... sipariş formunda belirtildiği gibi şirketin adresinin ... ... ... olduğunu, Cezayir Maliye Bakanlığı’na ve Ticaret Siciline bağlı olup, kendine ait vergi numarası olan tüzel kişiliğe haiz bir şirket olduğunu, ... ... Adi Ortaklığı olarak ... ... İnşaaat Taahhüt Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi'nin Cezayir Konut Bakanlığının tarafından açılan ihaleye katılabilmek amacıyla kurulduğunu, kurulduktan sonra Cezayir’de Cezayir Konut Bakanlığına bağlı AADL VE OPGI İdarelerinden ... Projesi, ... Projesi, ... Projesi olmak üzere üç ayrı proje alındığını, Cezayir’deki mevcut kanunlara göre konut projelerini yapabilmek için ayrı ayrı tüzel kişiliklere haiz şirketlerin kurulmasının gerekli olduğunu, her şirketin kendine has ayrı vergi numarası, ayrı ticaret sicili belgesi ve ayrı çalışma izin belgesi almış olması yanında oturma izni, inşaat ruhsatı alabilmek için de ayrı ayrı şirketlerin kurulması gerektiğini, her şirket alınan o projeyi yapmak için kurulmuş olup, şirketler arasında hukuki ve maddi bağ olmadığından şirketlerin birbirlerine karşı herhangi bir kefalet veya müteselsil sorumluluklarının olmadığını, bu hususta diğer inşaat projeleri için alacaklara bloke konulması için talepte bulunulduğunda Cezayir yerel mahkemesi şirketler arasında bağ olmadığı ve ayrı ayrı tüzel kişiliklerinin olması nedeniyle bu taleplerini reddettiğini, tanıma ve tenfizi istenen kararda ... ... ... firmasının borçlu olarak belirtildiğini, Cezayir kanunlarına göre kurulan bu şirketin Türkiye’de şubesi olmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine tanıma ve tenfiz kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, tanıma ve tenfizi istenen kararda sahte belge kullanıldığını, daha önce farklı firmaların aynı nitelikte sahte belgelerle müvekkili firma aleyhine Cezayir Mahkemelerinde aldığı kararların tanınması ve tenfizi için açılan davalarda da davanın reddine karar verildiğini, huzurdaki davanın da aynı nitelikte olup, reddine karar verilmesi gerektiğini, sahte belgelerle alınan mahkeme ilamının Türkiye'de tanıma ve tenfizinin yapılmasının yasaya ve kamu düzenine aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda kural olarak lex fori yani hakimin hukuku uygulanacağından Türk Mahkemelerinde açılmış olan tenfiz davasında kimlerin davacı ve davalı olacağı hususunun Türk usul hukukuna göre belirleneceği, MÖHUK'un 52. maddesine göre yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkesin tenfiz talebinde bulunabileceği, davacı yönünden bu kural geçerli iken davalı yönünden de yabancı mahkeme kararında davalı olarak belirtilenin tenfiz davasında da davalı gösterilmesi gerektiği, sıfat yokluğunun re'sen dikkate alınması gerektiği, tenfiz talebine konu olan yabancı mahkeme ilamında karar başlığında davacının "... ..." davalının ise "Yasal temsilcisi olan genel müdürü tarafından temsil edilen ... ... Şirketi" olarak gösterildiği davalının adresinin Cezayir'de bulunduğu, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden temin edilen sicil kayıtlarının tetkikinde sicil kaydının faal olduğunun anlaşıldığı, ... ticaret siciline kayıtlı, ortakları ... İnşaat Turizm Tic. Ltd.Şti, ... İnş. Mad. San tic. Ltd. Şti ve ... Müh. Taah. Tic. A.Ş olan "... ... İnşaat Taahhüt Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi"nin sicilden terkin edildiği, ... sicil numarası ile ... Ticaret Siciline kayıtlı, ortakları ... İnş. Mad. San tic. Ltd. Şti ve ... Müh. Taah. Tic. A.Ş, ... İnşaat Müh. Tic. A.Ş olan "... ... Konut Yapımı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi"nin unvan değişikliği ile Tasfiye Halinde ... ... Konut Yapımı Anonim Şirketi olarak sicil kaydının faal olduğunun anlaşıldığı, davacı yanın tenfiz talebine konu yabancı mahkeme ilamında davalı olan ... ... Şirketinin davalıların oluşturduğu ... ... İnşaat Taahhüt Adi Ortaklığı ile aynı olduğu iddiasında bulunarak davalılar hakkında tenfiz talebinde bulunduğu, MÖHUK'un 54/ç maddesinde öngörülen savunma hakkına ilişkin koşulun somut olayda gerçekleşmediği, tenfiz talebine konu Cezayir Ticaret/ Denizcilik Dairesinin 17.02.2020 tarihli kararında davalı olarak yasal temsilcisi olan genel müdürü tarafından temsil edildiği belirtilen ve adresi Cezayir'de olan ... ... Şirketi hakkında karar verildiği, tenfiz davasında davalı gösterilen şirketlerin ise ticari merkezi Ankara olan ... ... İnş. Taah. Adi Ortaklığı Ticari İşletmesinin ortakları oldukları, yabancı mahkeme ilamında işbu davada davalı şirketlerin ve bu şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığın davalı konumunda olmadığı gibi sicil kayıtlarına göre Türkiye'de kurulu birden fazla ... ... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesinin de bulunduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tenfiz istemine konu kararda yer alan davalı şirketin Cezayir kanunlarına göre adi ortaklığa benzer bir yapıda olduğunu, bu şirketin davalılarca kurulduğunu, yabancı mahkeme kararındaki davalı şirketin, davalıların oluşturduğu adi ortaklığın şubesi olduğunu, Cezayir'de adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunsa da ortaklarının sorumluluğunun devam ettiğini, bu nedenle davanın adi ortaklığa karşı açılabildiğini ancak Türkiye'de adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle davanın adi ortaklığı oluşturan şirketlere karşı açıldığını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile ortaklarının sorumluluğuna gidilebileceği, usul hükümlerinin farklı olması nedeniyle davacının zarara uğradığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın niteliği gereği nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini, tanıma ve tenfiz davasının nispi harca tabi olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından harcın nispi harca tamamlatıldığını belirterek davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin nispi olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kısmen bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin verilen yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir. 5718 sayılı MÖHUK'un 52. maddesi hükmünde yabancı mahkeme kararının tenfiz edilmesinde hukukî yararı bulunan herkesin tenfiz isteminde bulunabileceği düzenlenmiş olup ilgili hükümde tenfiz talebinin kime yöneltileceği düzenlenmemiştir. Kural olarak, yabancı mahkeme kararında davalı olarak yer alanın, tenfiz davasında da davalı olarak gösterilmesi gerekir. Yabancı mahkeme kararında davalı olarak gösterilenin, ilgili yabancı devletin maddi hukuk normları kapsamında gerçek ya da tüzel kişiliğe sahip olması, ileride görülecek tenfiz davasında taraf sıfatının değerlendirilmesi açısından önem arz etmektedir. Zira, yabancı mahkeme kararının verildiği devletin maddi hukuk normlarına göre gerçek ya da tüzel kişiliği haiz olmayanların görülecek tenfiz davasında taraf ehliyetini kazanamayacakları açıktır. Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde Cezayir iç hukuk düzenlemeleri gereği konut projelerinde faaliyette bulunmak için davalılarca Cezayir'de ... ... Şirketi'nin kurulduğu, yabancı mahkeme kararında davalı olan bu şirketin adi ortaklık yapısına sahip olduğundan tüzel kişiliğinin bulunmadığı yönündeki iddialarına ilişkin mahkemece gerekli araştırma yapılmaksızın, davalıların yabancı mahkeme kararında taraf olmadıkları gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkeme, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin merkezî makamlarına yabancı mahkeme kararında davalı olan şirketin Cezayir hukukundaki maddi olgular kapsamında yapılacak araştırma neticesinde tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığı, tüzel kişiliğinin bulunmadığının tespiti halinde ortaklarının davalı şirketler olup olmadığına dair araştırma yapılarak, yabancı mahkeme kararında davalı olarak gösterilen şirketin tüzel kişiliğinin bulunmaması ve davalıların şirket ortağı olarak taraf sıfatlarının bulunması halinde tanıma ve tenfiz şartlarının mevcut olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılması gerektiğinden, davanın eksik araştırma yapılarak pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2.Bozma nedenine göre davalı ... İnş. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. SONUÇ Yukarıda 1 nolu bentlte açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... İnş. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.