10. Hukuk Dairesi 2012/23382 E. , 2012/26733 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2012/92-2012/344 Dava, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık ve 6111 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanma istemine ilişkindir. Mahkemece, sigortalılık istemine ilişkin konu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı, 6111 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanma istemine ilişkin kısa kararda ret kararı verilmesine karşın, gerekçeli kararda kabul kararı verilmiştir. Hükmün, davalı Kurumun vekili…
**10. Hukuk Dairesi 2012/23382 E. , 2012/26733 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2012/92-2012/344 Dava, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık ve 6111 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanma istemine ilişkindir. Mahkemece, sigortalılık istemine ilişkin konu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı, 6111 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanma istemine ilişkin kısa kararda ret kararı verilmesine karşın, gerekçeli kararda kabul kararı verilmiştir. Hükmün, davalı Kurumun vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Mahkemece, tefhim olunan kısa kararda 6111 sayılı Kanundan faydalanma isteminin reddine karar verilmiş iken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise bu isteğin kabulüne ilişkin hüküm kurmak suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir. Tarafların yüzüne karşı tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu'nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince salt bu husus bozma nedenidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, sair temyiz nedenleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 24.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.