10. Hukuk Dairesi 2023/2946 E. , 2024/8337 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2372 E., 2022/2646 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde İş Mahkemesi SAYISI : 2020/4 E., 2021/115 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerin…
**10. Hukuk Dairesi 2023/2946 E. , 2024/8337 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2372 E., 2022/2646 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde İş Mahkemesi SAYISI : 2020/4 E., 2021/115 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 06.08.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin şirkette 17.07.2012 başlangıç tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi gereğince çalışmakta olduğunu, davacı müvekkilinin şirkette meyve boşaltma işi yapmakta olduğunu, davacıya işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili kurallar imzalatıldığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alındığını, müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi ve manevi tazminat talebinin kabulü ile 182.290,29-TL maddi tazminatın, 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.08.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; %43 sürekli işgöremezlik oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının eksik yapıldığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş kazasının meydana gelmesinde tek kusurlu olanın davacı olduğunu, sonradan sundukları özürlü sağlık raporunun dikkate alınması gerektiğini, işe girerken davacının kendisi ile ilgili yanlış ve eksik bilgi verdiğini, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiği ile illiyet bağının bulunmadığını, davacının haksız kazanç elde etme niyetinde olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin Kurum Sağlık Kurulunca %24, Yüksek Sağlık Kurulunca %24, ATK 3. İhtisas Kurulunca %43 ve ATK 2. Üst Kurulunca %24 olarak belirlendiği, davacının 06.08.2012 tarihinde geçirdiği kazanın Kurum tarafından iş kazası sayıldığı, iş kazasının oluşumunda sigortalı ve işverenin sırasıyla %30 ve %70 oranlarında kusurlu bulunduğu, 12.04.2014 tarihli heyet kusur bilirkişi raporunda sigortalı işverenin sırasıyla %75 ve %25 oranlarında kusurlu bulunduğu, çelişki üzerine alınan 09.09.2020 kusur bilirkişi raporunda sigortalı ve işverenin sırasıyla %70 ve %30 oranlarında kusurlu bulunduğu, 05.03.2021 tarihli hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda da; %24 sürekli iş göremezlik oranı ve %70 işveren kusur oranı dikkate alınarak davacının maddi tazminat tutarının 182.290,99 TL olacağının belirtildiği ve bu doğrultuda yapılan ıslah sonrası davanın kabulüne karar verildiği, hükme dayanak alınan, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun öngördüğü şekilde iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten aldırılan ve çelişkileri gideren 09.09.2020 tarihli raporda, iş kazasının meydana gelmesinde, davacının %30, davalı işverenin %70 oranında kusurlarının bulunduğunun tespit edildiği, iş kazası önlenebilir olduğundan kaçınılmazlığın söz konusu olmadığı, rapor içeriğinden farklı olarak taraf vekillerinin beyan ve istinaf başvuru dilekçelerinde, işverenin / sigortalının kusur oranlarının daha yüksek/daha düşük olmasını gerektirir bilimsel, teknik ve somut olaya uygun değerlendirmeler aksine somut iddiaların belirtilmediği ve yukarıdaki açıklamalarla birlikte tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile ilgililer yönünden isabetli bulunan kusur aidiyet ve oranlarına yönelik, taraf vekillerinin istinaf başvuru sebep ve gerekçelerinin yerinde ve kabul edilebilir olmadığı sonucuna varıldığı, iş kazası sonucu davacıda oluşan % 24 oranındaki sürekli iş göremezlik oranına ve davalı işverenin %70 oranında kusurlu olmasına göre talep gibi 20.000,00 TL olarak takdir edilen manevi tazminatın ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, durumu karşısında davacı mağduriyetini gidermesi gereken haksız olanların sorumluluk bilincini sağlayacak, toplumsal hayata bağlılık ve güven duygusunu artıracak miktarda, dosya içeriğine ve gerçeğine uygun olduğu kanaatine varıldığı, Kurum Yüksek Sağlık Kurulu ile ATK 3. İhtisas Kurulunun sürekli iş göremezlik oranı hususunda raporlar arasındaki çelişkinin ATK 2. Üst Kurulunun raporu doğrultusunda giderilmiş olduğu, aynı zamanda sürekli iş göremezlik oranının tespitine yönelik dava dosyasında da Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2021/1130 Esas - 2021/13308 Karar sayılı bozma ilamında da %24'lük sürekli iş göremezlik oranının kesinleştiğinin belirtildiği gerekçesiyle, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.