1. Ceza Dairesi 2009/1313 E. , 2012/3808 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs TÜRK MİLLETİ ADINA 1-a) Annesi ...'in velayeten Av. ...'ya verdiği vekaletnameye istinaden vekilinin istemi üzerine davaya katılan olarak kabul edilen ...'in 18 yaşını ikmal ettikten sonra da aynı avukat ile birlikte duruşmalara katılması ve avukatının katılan adına beyanda bulunması karşısında, vekalet ilişkisinin katılanın 18 yaşını ikmal etmesi ile hük…
**1. Ceza Dairesi 2009/1313 E. , 2012/3808 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs TÜRK MİLLETİ ADINA 1-a) Annesi ...'in velayeten Av. ...'ya verdiği vekaletnameye istinaden vekilinin istemi üzerine davaya katılan olarak kabul edilen ...'in 18 yaşını ikmal ettikten sonra da aynı avukat ile birlikte duruşmalara katılması ve avukatının katılan adına beyanda bulunması karşısında, vekalet ilişkisinin katılanın 18 yaşını ikmal etmesi ile hükümsüz kaldığından bahisle katılan ... adına vekil tarafından yapılan temyiz isteminin reddini isteyen, b) Oluşa dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre; maktul ve sanığın aynı köyde ikamet ettikleri, muhtarlık seçimleri ve sanığın yaptığı evlilik nedeniyle taraflar arasında husumet bulunduğu, olay tarihinde sabah saatlerinde maktule ait hayvanların sanığa ait tarlaya girmesi nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, saat 18:00 sıralarında kaybolan bir hayvanını aramaktan dönen ve toprak yolda yürüyen sanık ...'ın yolun üst tarafında hayvan otlatan maktul ile karşılaştığı, hayvan otlatma nedeniyle aralarında yine tartışma çıkması üzerine maktulün yarı otomatik av tüfeğini omuzundan indirip sanığa doğrulttuğu sırada sanığın da elindeki malzemeleri atarak ağacın arkasına geçtiği anda maktulün kendisine ateş ettiği, ancak saçma tanelerinin ağacın arka kısmına isabet ettiği, sanığın da elinde bulunan çifte kırma av tüfeğiyle maktule ateş ettiği, maktulün bir el daha ateş etmesi üzerine sanığın da bir el daha ateş ederek olay yerinden kaçtığı, sanığın atışlarından birinin maktule isabeti nedeniyle maktulün hayatını kaybettiği, olay yerine gelen maktulün ailesi tarafından maktulün kullandığı av tüfeğinin olay yerinden alınarak götürüldüğü olayda; Sanığın, kendisine yönelmiş, gerçekleşmekte olan haksız ve tekrarı muhakkak bir saldırıyı, o anki hal koşullara göre, saldırıyla orantılı bir şekilde defetme zorunluluğu içerisinde ve meşru savunma koşulları altında maktulü öldürdüğü anlaşıldığından hakkında TCK.nun 25/1 maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın öldürme suçunu meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek bir heyecan ve korku içinde aşılarak gerçekleştirdiğinden bahisle TCK.nun 27/2 maddesinin uygulanması gerektiği düşüncesiyle bozma öneren, Tebliğname düşünceleri benimsenmemiştir. 3- Temyiz kapsamına göre, sanık ... hakkında maktul ...'u kasten öldürme, mağdurlar ..., ... ve ...'yi kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın maktul ...'u öldürme eyleminin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde yapılan soruşturmada sanığın eylemini meşru savunma şartları altında gerçekleştirdiği anlaşılmış, sanık hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'yi öldürmeye teşebbüs suçlarından elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet Savcısının sanığın maktule yönelik eyleminin haksız tahrik altında kasten insan öldürme suçunu oluşturduğuna, katılanlar vekilinin sanığın müsnet suçlardan cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; sanık ...'ın maktul ...'a yönelik eylemi ile ilgili olarak kurulan hükümde, sanık hakkında hukuka uygunluk nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322 maddesindeki yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki "5271 sayılı CMK.nun 223/3-b maddesi uyarınca suçun işlenmesinde kusuru bulunmadığından" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, "5237 sayılı TCK.nun 25/1 maddesi ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına" ibaresinden sonra gelmek üzere " ve CMK.nun 223/2-d maddesi uyarınca beraatine" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hüküm ile, sanık hakkında öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümlerinin kısmen tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA), Üye ...'in sanığın haksız tahrik altında kasten insan öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği yönündeki karşı oyu ve oyçokluğu ile 10.05.2012 gününde karar verildi. (M) KARŞI OY: Sanık ve maktul arasında önceye dayalı nedenlerden dolayı husumet bulunduğu, olay yerinde tesadüfen karşılaştıkları, maktulde seri atış yapabilen 5 mermi kapasiteli av tüfeği, sanıkta ise çift kırma av tüfeği bulunduğu, aralarındaki husumet nedeniyle birbirlerine ateş etmeleri sonucu karın bölgesinden isabet alan maktulün öldüğü, sanığın ise yaralanmadığı olayda; yerel mahkeme meşru savunma nedeniyle sanık hakkında “ceza verilmesine yer olmadığına” karar vermiştir. Dairemizin çoğunluğu tarafından verilen karar düzeltilerek onanmış ise de aşağıdaki nedenlerden dolayı bu görüşe iştirak etmiyorum. Olayı gören tanık yoktur. Sübuta sanık savunması ve olay yerinde tesbit edilen delillerden hareketle ulaşılacaktır. Sanık aşamalarda çelişkili ifadelerde bulunmuştur. Sanık suçsuzluğunu ispat yükümlülüğünde değil ise de; savunmaya, elde edilen delillerle ve hayatın olağan akışına uygunluğu ölçüsünde itibar edilebilecektir. Sanık, maktulün 10-15 metre mesafeden kendisine silahı doğrulttuğunu, elindeki koyun etlerini yere atarak çam ağacının arkasına siper aldığını, yapılan ateşin çam ağacına isabet ettiği, kendisinin çam ağacı arkasından iki kez ateş ettiğini, arkasına bakmadan kaçtığını, beyan etmiştir. Olay yerinde maktulun silahına ait bir adet kartuş, sanığın silahına ait üç adet kartuş bulunmuştur. Bu durum maktulun birden çok ateş ettiği savunmasını doğrulamamaktadır. İlk ateş edenin maktul olduğu şüphelidir. Zira açık hedef konumundaki maktulun otomatik tüfekle bir kez ateş ettiği kabul edilemez. Ayrıca hiçbir insan ateşlenen mermiden daha hızlı hareket edemez. Sanık çam ağacının arkasına geçip siper aldıktan, saldırı tehlikesinden kurtulduktan sonra da ateş etmiştir. Bu şekilde meşru savunmada sınırı kasten aştığından mahkemenin gerekçesinde de açıklandığı üzere meşru savunmadan yararlanamayacaktır. Eylem haksız tahrik altında öldürme olduğundan kararın bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum. 10.05.2012