T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/595 - 2026/299 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/595 KARAR NO : 2026/299 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.12.2023 NUMARASI : 2019/783 Esas 2023/1147 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Araç Hasarı ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi) KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/595 - 2026/299 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/595 KARAR NO : 2026/299 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.12.2023 NUMARASI : 2019/783 Esas 2023/1147 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Araç Hasarı ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi) KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında, davacı sürücü ... ve araçta yolcu olarak bulunan diğer davacıların yaralandığını, davalılardan ...'a ait, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan kamyon ve römorkunun bariyerlere çarpmasıyla römorktaki yakıt deposunun patladığını, patlama sonucunda yola dökülen mazottan yolda kayganlaşma etkisiyle davacı ...'ın kaza yaptığını, dökülen mazotun etkisiyle birden fazla aracın da davacının aracına çarptığını, aracın pert duruma geldiğini, davalı sigortaya başvurulduğunu, davacılardan ... ve ... ile ilgili talebin reddedildiğini, davacı ... için azami 21.300,00 TL ödeme yapılabileceğinin bildirildiğini, talebi kabul etmediklerini, ayrıca davacının aracın pert olmasından dolayı zarara uğradığını, ulaşım harcaması yaptıklarını, belirterek belirsiz alacak davası olarak davacı ... yönünden şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 800,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL tedavi gideri, 50,00 TL bakıcı gideri, 500,00 araç bedeli, davacı ... yönünden, şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 800,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL tedavi gideri, 50,00 TL bakıcı giderinin, davacı ... yönünden, şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 700,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL tedavi gideri, 100,00 TL bakıcı giderinin, davacı ... yönünden şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik, 800,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL tedavi gideri, 50,00 TL bakıcı giderinin ve 50,00 TL ekonomik geleceğinin sarsılmasına yönelik zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sigorta şirketi limit ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.09.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; taleplerini davacı ... yönünden; sürekli iş göremezlik için 198.175,14 TL'ye, bakıcı gideri için 1.353,00 TL'ye, davacı ... yönünden; geçici iş göremezlik için 3.485,42 TL'ye, sürekli iş göremezlik için 786.761,35 TL'ye, bakıcı gideri için 8.118,00 TL'ye, davacı ... yönünden ise; sürekli iş göremezlik için 359.651,13 TL'ye, bakıcı gideri için 4.059,00 TL'ye yükselttiklerini belirtmiştir. Davacı vekili 20.12.2023 tarihli celsede; tedavi gideri, ulaşım gideri ve bakiye araç gideri zararlarından feragat ettiklerini belirterek, ıslah dilekçesindeki gibi karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; zincirleme trafik kazasının meydana gelmesinde davalıya ait aracın hatası ve kusuru olmadığını, İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/195 sayılı dosyasında kazanın başlangıç sebebinin davalının önünde seyreden iki aracın virajı alamayarak birbirlerine çarpması olduğunu, zincirleme kazada davalının bir sorumluluğu bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı kanun uyarınca trafik kazalarına bağlı tedavi giderlerinin SUT hükmü uyarınca karşılanacağını, bunun haricindeki tedavi giderlerine yönelik davalı kurumun sorumluluğu bulunmadığını, mevcut tedavi giderlerinin de karşılandığını, bu sebeple davanın davalı kuruma yöneltilmesinde hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ (... Sigorta AŞ) vekili cevap dilekçesinde; kazada kusur durumunun ve davacılarda maluliyet oranının belirlenmesinin Adli Tıp Kurumunca yapılması gerektiğini, İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/195 sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kazada müterafik kusur bulunduğunu, davalı sigortanın sadece maddi zararları karşılamada yükümlü olduğunu, gerçek zarar miktarının hesaplanmasını, tarafların tıbbi malzeme ve ilaç harcamalarının SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, davacı tarafın faiz talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 49 ve devamı maddeleri ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) 85 maddesi uyarınca trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olduğu; davacılar vekili, zincirleme trafik kazası sonucu davacılarda geçici, sürekli iş göremezlik ve bakım ihtiyacı oluştuğunu, tedavi ve ulaşım masrafları yapıldığını, ayrıca aracın pert olduğunu, belirterek maddi tazminat talep ettiği, İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/195 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, sanık ... asli kusurlu kabul edilerek hakkında taksirle yaralamaya neden olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa BAM 10. Ceza Dairesinin 2022/495 E. ve 2023/350 K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar verildiği, kararın 17.02.2023 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/724 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar tarafından davalılar ... ve ...'e karşı manevi tazminat talepli dava açıldığı, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan adli tıp raporu ile araçtan akan mazot dolayısıyla davalı ...'ın sürücüleri uyarmak için tedbir alması durumunda kusursuz olduğu, davacı ...'ın kusursuz olduğu, davalı ...'ın sürücüleri uyarmak için tedbir almaması durumunda %75 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise kusurlu olmadığının belirtildiği, mahkemece davalı ...'ın sürücüleri uyarmak için tedbir almadığı ve %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiğinin anlaşıldığı; davacıların geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakım ihtiyaçları bulunup bulunmadığı hususunda Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 25.03.2021 tarihli raporda; davacı ...'ın sürekli iş göremezlik oranının %4,2 ve iyileşme süresinin 20 gün olduğu, 20 gün bakım ihtiyacı bulunduğu, davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranının %20,2 ve iyileşme süresinin 15 ay olduğu, 1 ay bakım ihtiyacı bulunduğu, davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranının %5,5 ve iyileşme süresinin 4 ay olduğu, 2 ay bakım ihtiyacı bulunduğu, davacı ...'in sürekli iş göremezlik durumunun olmadığını ancak iyileşme süresinin 1 ay olduğunun belirtildiği; tarafların itirazı üzerine alınan 26.07.2021 tarihli ek raporsa; davacı ...'ın sürekli iş göremezlik oranının %4 ve iyileşme süresinin bir ay olduğunu, yirmi gün bakım ihtiyacı bulunduğunu, davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranının %13,6 ve iyileşme süresinin altı ay olduğunu, dört ay bakım ihtiyacı bulunduğunu, davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranının %4,3 ve iyileşme süresinin dört ay olduğunu, iki ay bakım ihtiyacı bulunduğunu, davacı ...'in sürekli iş göremezlik durumunun olmadığını ancak iyileşme süresinin bir ay olduğunu belirtildiği; ek rapor tedavi belgeleri ile uyumlu ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi nedeniyle itibar edildiği; davanın esasına etki edecek mahiyetteki deliller toplandıktan sonra aktüer bilirkişinden alınan 11.04.2023 tarihli raporunda; davacı ...'ın geçici iş göremezlik zararı bulunmadığını, sürekli iş göremezlik zararının 149.162,08 TL olduğunu, davacı ...'in geçici iş göremezlik zararının 2.379,70 TL, sürekli iş göremezlik zararının 592.450,71 TL, bakıcı giderinin 6.088,50 TL olduğu, davacı ...'in geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş göremezlik zararının 199.579,17 TL, bakıcı giderinin 3.044,25 TL olduğunu, davacı ...'in geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri zararının bulunmadığının belirtildiği, raporun yeterli olduğu, toplanan delillere göre; davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) karşı açılan dava yönünden; davacılar vekili trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinin davalı SGK'dan tazminini talep etmiş ise de, dosya kapsamına göre; davacıların SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olduğuna dair davacı tarafça herhangi somut bir delil sunulmadığı anlaşılmakla, SGK'ya karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği; diğer davalılar yönünden; tüm dosya kapsamına göre; 17.08.2018 tarihinde davalı ...'nin maliki olduğu, diğer davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan, davalı ...'in, sevk ve idaresindeki tırın olay yerinden geçerken havanın hafif yağışlı olduğu ve kendisini sollayan aracın önünde fren yapması neticesinde tır şoförü olan davalı ...'in de virajı dönerken kontrolünü kaybetmesi sonucu bariyerlere çarptığı ve bu suretle bariyerlerin direklerinin tırın deposunu deldiği, arkasından ise tırın deposunda bulunan yakıtın bütünüyle akması neticesinde yolun mazotla kaplandığı, akan mazotun da yola dik bir şekilde sol şeride doğru bütün yolu kaplayacak şekilde aktığı, mazotun aktığı yerin yaklaşık 200 metre ilerisinde de viraj olduğu, yoldan ilerlemekte olan araçların tekerleklerinin bu mazota bulaşması neticesinde yerde bulunan virajı alamayarak birer birer kaza yaptıkları ve bu kaza neticesinde toplamda 31 aracın kazaya karıştığı olayda davacılarda dahil 14 kişinin yaralandığı, dava dışı ...'nun ise araçta sıkışarak vefat ettiği, ceza mahkemesinin kesinleşen ve maddi olgu olarak mahkemeyi bağlayan kararı ve bu karara dayanak ATK raporu uyarınca, davalı araç sürücüsü ...'in dönemeçlere girerken, araç hızını ayarlamayarak, bariyerlere çarpması ve kaza neticesinde yola dökülen ve ıslak zemini kayganlaştıran mazotun yolu kayganlaştırması nedeniyle gerekli, önlemleri olmadığından asli ve tam kusurlu olduğu, davacılar, ..., ... ve ...’in, alınan maluliyet raporu ile belirlenen zararlarını, bilirkişi raporunda açıklanan miktarlarda taleplerinde haklı olduğu, davacı ...’in maluliyet oranı ve çene kemiğinde meydana gelen yaralanmasının niteliği dikkate alındığında, yaşı itibariyle çene yapısındaki yaralanmanın ileride sosyal ve meslek yaşamını etkileyip etkilemeyeceği bu aşamada belli olmadığından ekonomik geleceğinin sarsılması sebebiyle zarara uğradığı hususu ispat edilemediğinden bu talebin yerinde olmadığı, davacı ...'ın ise, maluliyetinin ve bakım ihtiyacının bulunmaması ve bir ayda iyileşecek şekilde yaralanmış ise de, kaza tarihinde 15 yaşında olması nedeniyle gelir getiren bir işte çalıştığı iddia ve ispat edilemediğinden geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ve bakım gideri zararı bulunmadığı, maddi zararlardan davalı sürücü ... ile birlikte davalı araç maliki ... ve aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını düzenleyen davalı sigorta şirketinin TBK'nın 49 ve KTK'nın 3 ve 85 maddeleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu ve dava tarihinden önce 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca gerekli belgeler ile sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından temerrütün dava tarihi itibariyle gerçekleştiği, davalılar ... ve ... yönünden ise temerrüdün kaza tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmakla, sübut bulan davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 198.175,14-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.353,00 TL bakım giderinin, davacı ... için 785.961,35-TL sürekli iş göremezlik, 3.485,42 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 8.118,00 TL bakım giderinin, davacı ... için 359.651,13-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.059,00 TL bakım giderinin olay tarihi olan 17.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta AŞ'nin sigorta poliçe limiti olan 360.000,00 TL limiti dahilinde tazminattan temerrüt tarihi olan 20.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, kabul dışı kalan talebin reddine, davacı ... için talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ve bakım gideri talebinin reddine karar vermek gerektiği, Davacılar vekili son celsede, tedavi giderleri, ulaşım giderleri ve araç bedeline yönelik taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmesi, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunması ve HMK 307 maddesi uyarınca feragatin davayı sona erdiren ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan tek taraflı irade beyanı ile sonuç doğuran bir hukuki işlem olması nedeniyle davacıların tedavi giderleri, ulaşım giderleri ve ... plakalı araç bedeline yönelik taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "Davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden; davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 198.175,14-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.353,00 TL bakım giderinin olay tarihi olan 17.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta AŞ'nin sigorta poliçe limiti olan 360.000,00 TL dahilinde tazminattan temerrüt tarihi olan 20.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, kabul dışı kalan talebin reddine, davacı ... için 785.961,35-TL sürekli iş göremezlik, 3.485,42 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 8.118,00 TL bakım giderinin olay tarihi olan 17.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta AŞ'nin sigorta poliçe limiti olan 360.000,00 TL dahilinde tazminattan temerrüt tarihi olan 20.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ... için 359.651,13-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.059,00 TL bakım giderinin olay tarihi olan 17.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta AŞ'nin sigorta poliçe limiti olan 360.000,00 TL limiti dahilinde tazminattan temerrüt tarihi olan 20.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, kabul dışı kalan talebin reddine, davacı ... için talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ve bakım gideri talebinin reddine, davacı tarafın tedavi giderleri, ulaşım giderleri ve araç bedeline yönelik talebinin feragat nedeniyle reddine, “ karar verilmiş hüküm davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kararın hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunda alternatifli olarak %75 kusur ve %100 kusura yönelik belirleme olduğunu, kusur netleşmeden %100 kusura göre tazminata hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu; kazanın meydana gelmesinde, davalı tarafından sigortalanan aracın kusuru bulunmadığını, araç sürücüsünün, bariyerlere çarpması sonrasında, gerekli önlemleri almaya çalıştığını sürücüleri uyardığını, yakıtın yola dökülmesini önlemeye çalıştığını, bu nedenle kazanın meydan gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacılar ... ve ...'ın yaralanmasının kaza ile illiyeti bulunmadığını, davacı ... ve ... maluliyetinin de yüksek belirlendiğini, maluliyetin usulüne uygun belirlenmesi gerektiğini, davacıların kaza öncesi hastalıkları ve ameliyatlarının belirlenmediğini, maluliyetlerinin kazayla ile ilişkilendirildiğini; davacı ...'ın maluliyetinin kabul edilebilir olmadığını, zira kazadan 1-2 yıl sonra maluliyetinin çıktığını iddia ettiğini ve raporunda salt bu beyana istinaden düzenlendiğini, davacının tedavi evraklarında gözden kaynaklanan bir tespitin yer almadığını, dolayısı ile bu rahatsızlığın kazayla illiyeti bulunmadığını, bu nedenle bu maluliyeti nazara alınmadan hesaplama yapılması gerektiğini, davacı ... açısından ise; dizinde meydana geldiği iddia edilen yaralanmanın kazaya illiyeti bulunmadığı, kazadan 1,5 ay sonra bu hususta rahatsızlığını dile getirdiği, bu nedenle kaza ile yaralanma arasında illiyet bağının bulunmadığını; kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, vekalet ücretinin ret kabul oranına göre belirlenmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde: cevap dilekçesi ve aşamalarda sundukları uzman mütalaasındaki olgular değerlendirilmeden karar verildiğini, raporun denetime elverişli olmadığını, bu nedenle uzman mütalaasını tekrar sunarak istinaf dilekçesi vermek zorunda kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Davalıların maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; mevcut yaralanması nedeniyle sürekli sekel halini alan arazlarının olup olmadığı, mevcut arazların çalışma gücünün azalmasına ya da yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığı, etki edecek boyutta ise hangi oranda maluliyetine/engeline neden olacağının ve mevcut arazlarının kaza ile illiyetinin kaza sonrası tedavi evrakları ve muayenesi yapılarak, son durumu da değerlendirilmek suretiyle alanında uzman doktorlaca tanzim edilecek raporlarla değerlendirilmesi ve varsa maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Somut olayda; davacıların yaralanması nedeniyle, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığında görevli adli tıp uzmanı bilirkişilerden alınan raporlarda, davacı ...'ın mandibula kırığı arızası nedeniyle %4,3 engeli oluştuğu, iyileşme süresinin 4 ayı bulacağı, 2 ay gündelik ihtiyacını karşılamayacağı belirtilmiş iken, aynı üniversitenin eğitim ve araştırma hastanesinden alınan engelli sağlık kurulu raporunda %3 engeli meydana geldiğinin belirtildiği, davacı ...'ın alınan engellilik raporunda, davacının kaza tarihinde bacağında meydana gelen ağrının geçmemesi üzerine kazadan bir aydan faza bir zaman sonra özel hastaneye giderek rahatsızlığının tespit edildiğine yönelik beyanı ve 29.09.2018 tarihili Özel Eskişehir Anadolu Hastanesinin tedavi evrakları incelenerek "yürüme kısıtlığı yaratan menisküs yırtığına ilişkin olarak kıyasen" engel oranın %4 olduğu, iyileşme süresinin 1 ayı bulacağı, 20 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği, yine aynı kuruma ait Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan Engelli Sağılık Kurulundan alınan 31.05.2019 tarihli raporda raporda, bu kapsamda bir engelinin tespit edilmediği sadece nazal kemikte eski fraktörü ait çöküntü nedeniyle %2 oranında engeli olduğunun belirtildiği; davacı ...'ın düzenlenen raporunda da, davacının kaza anında fark etmediği, ancak kazadan bir iki sene sonra fark ettiği gözünde, kazadan kaynaklandığını iddia ettiği görme kaybı nedeniyle %13,6 oranında engelinin meydana geldiği, iyileşme süresinin 6 ayı bulacağı ve 4 ay bakıma muhtaç kaldığının tespit edildiği, Bu davacı yönünden de daha önce aynı kurumdan alınan raporda sadece göğüs yaralanması nedeniyle, bir yıl süreli %20 engelli rapor tanzim ediliği, bu raporda da, davacının gözünden kaynaklanan yaralanması nedeniyle rapor tanzim edilmediği anlaşılmaktadır. Belirtilen davacılara ait hükme esas alınan raporlar ile öncesinde alınan engelli raporları arasında çelişki meydana geldiği gibi, özellikle davacı ... ve ...'ın, öncesinde alınan engelli sağlık kurulu raporunda, alanında uzman doktorlar tarafından kazaya bağlı bir araz tespiti yer almadığından, rapor tanzim edilen yaralanmalarının kazayla illiyeti değerlendirilmemiş olması, yine davacı ...'ın mevcut yaralanmasının sürekli nitelik taşıdığına dair alanında uzman doktorun bulunmaması nedeniyle, hükme esas alınan raporlar karar vermeye elverişli görülmemiştir. Bu durumda, davacıların tüm tedavi evrakları, dosyaya kazandırılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından bedensel zarar nedeniyle çalışma gücünün kaybı ve azalmasının tespitinde esas aldığı "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan heyete davacıların mevcut şikayetleri çerçevesinde konusunda uzman doktor bilirkişide dahil edilerek, davacıların meydana gelen kaza nedeniyle geçici ve sürekli maluliyetinin meydana gelip gelmediği, davacıların mevcut maluliyeti var ise, tedavi evrakları da değerlendirmek suretiyle kazayla illiyeti bulunup bulunmadığı, mevcut arazların tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi, sürekli maluliyet meydana gelmiş ise süresinin ve oranı ile kaza ile illiyetinin tespit ediliği, ayrıca mevcut yaralanmalarına göre geçici ya da sürekli bakıma muhtaç kalıp kalmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, karar vermeye elverişli olmayan maluliyet/engellilik raporlarına göre davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru değildir. Kabulü göre de; davalı sigorta şirketinin, sorumluluğu ZMMS poliçesinden kaynaklandığından, meydana gelen zarardan sorumluluğu, sigorta teminat limiti ile sınırlıdır. Bu durum, gerek davacıların tazminat talepleri açsından, gerek yargılama giderleri ve vekalet ücreti gerekse de Karar ve ilam harcından sorumluluk açısından nazara alınmalıdır. Alınan peşin harcın ve ıslah harcının tüm davalılara karşı açılan dava çerçevesinde alındığında göz ardı edilmemelidir. Mahkemece, davacı sigorta şirketinin her bir davacının talebi yönünden ayrı ayrı sigorta teminat limiti olan 360.000,00 TL ile sorumlu olduğu kabul edilmişken, karar ve ilam harcının belirlenmesinde sigorta şirketi sadece 360.000,00 TL üzerinden harç ile sorumlu tutulmuş, ayrıca yargılama giderlerinde de denetimi ve infazı güçleştirecek şekilde hüküm oluşturulmuştur. Gerek davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın tespiti açısından, gerekse de, harç miktarının belirlemesi açısından infazda tereddüt yaratmayacak şeklinde HMK'nın 297/1-ç maddesine uygun karar verilmesi gerekirken, tarafların hak ve borçlarının belirlenmesinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davalılar ... Sigorta AŞ vekilinin ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'ın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek yukarıda açıklan eksiklikler giderilerek, bundan sonra yeniden aktüer hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde, kararın davacılar tarafından istinaf edilmemiş olması ve kararın davalılar yararına kaldırılmış olması nedeniyle davalıların usuli kazanılmış hakları gözetilerek, Dairemizce kaldırılan ilk derece mahkemesi kararına esas alınan rapor tarihindeki veriler nazara alınarak, tespit edilen maluliyetleri çerçevesinde davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1.a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıranlara iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/70 D.iş 2024/70 K. Sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden, Eskişehir 1.İcra Dairesi'nin 2024/562 Esas sayılı dosyasına depo edilen 2.820.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.