4. Hukuk Dairesi 2021/437 E. , 2022/12699 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı ilk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince verilen kararın Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından iste…
**4. Hukuk Dairesi 2021/437 E. , 2022/12699 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı ilk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince verilen kararın Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalının davacıya karşı iftirada bulunduğunu ve görevden uzaklaştırıldığını, cezai soruşturma başlatıldığını, davacının suçsuz olduğunun ortaya çıktığını, aleyhinde yapılan FETÖ/PDY iftirası dolayısıyla davacının her ne kadar cezai sorumluluğu doğmamış olsa da hakkında soruşturma yapıldığı ve görevden uzaklaştırıldığı dönemde davacının kişilik hakları zarar gördüğünü, davacının yaşadığı yoğun acı, elem ve ızdırap dolayısıyla manevi zarara uğradığını, manevi zarara yol açan sebebin ...'ın hukuka aykırı fiili olduğunu, olayda davalının kusurlu olduğunu ve davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının manevi zararını gidermek için manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek olay tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davalı hakkında ileri sürülen iddiaların abartılı ve yanlış olduğu gibi gerçeklikten, doğruluktan uzak, tamamen davacıyı yaşanan olayların dışında gösterir şekilde hazırlanmış bir dilekçe olduğunu, davacının annesine sahip çıktığı kadar teyzesine da sahip çıkması gerekmekte olduğunu, ama davacının bunu yapmadığını ve annesinin yanında yer alıp ortamı gerdiğini ve teyzesine karşı cephe aldığını, davacı gibi soruşturma yapılan her bireyin manevi tazminat davacı açtığı takdirde ödenecek tazminatı ne hükümetin ne ülke bütçesinin ne de bu konuda ihbarda, şikayette bulunan bireylerin karşılayabileceğini, annesiyle birlikte hareket eden davacının niyetinin davalının yaşam alanını daraltıp onu mağdur etmek olduğunu, davanın hukuki temeli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; davacıya karşı haksız eylemde bulunan davalının, davacının teyzesi olması, davalının haksız eylemi, davacıya ve davacının ailesine zarar vermek maksadıyla kasıtlı olarak yapması, yanı sıra, davacının soruşturma geçirmesi, kamu görevinden açığa alınması, davalıya karşı herhangi bir kusurunun bulunmaması, davacının polis olmasından dolayı geçirdiği soruşturmanın iş ve sosyal çevresinde büyük yansımaya yol açması, ekonomik ve ailevi ızdırap yaşaması gözetilerek takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın 26/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.