12. Hukuk Dairesi 2016/32153 E. , 2018/4346 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise …
**12. Hukuk Dairesi 2016/32153 E. , 2018/4346 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu düzenleyenin yasal sürede icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz ettiği, mahkemece, bilirkişi raporunda; borçlu ... adına atılı imzaların teşhise götürecek karakteristik materyal, önemli yazı ve tanı unsuru içermeyen, karalamadan ibaret, basit tersimli imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların ...'ün eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği gerekçesiyle imzaya itirazın kabulü ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına, alacaklı aleyhine tazminata karar verildiği görülmüştür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 170/3. maddesine göre; "İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir." Aynı maddenin son fıkrasında da; "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder" hükmü yer almaktadır. Somut olayda; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen 18/09/2014 tarihli bilirkişi raporunda inceleme konusu bonoda imzanın borçlu ... adına atılı imzaların teşhise götürecek karakteristik materyal, önemli yazı ve tanı unsuru içermeyen, karalamadan ibaret, basit tersimli imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların ...'ün eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, dolayısıyla raporun kesin kanaat bildirilmediği anlaşılmaktadır. Toplanan delillere göre borçlunun imzaya itirazının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Öte yandan mahkemece, takibe konu bonodaki imzanın borçlu eli ürünü olduğu kesin olarak tespit ve ispat edilemediği kabul edildiğine göre, bu durumda alacaklının kötü niyeti veya ağır kusuru ispatlanamadığından alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsizdir. Açıklanan bu nedenle kararın bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.