Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2288 E. , 2024/2539 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2288 Karar No : 2024/2539 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müş. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAM
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2288 E. , 2024/2539 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2288 Karar No : 2024/2539 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müş. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yakınları ...'yı kaybeden davacılar tarafından, yakınlarının hayatını kaybetmesinden dolayı uğradıklarını iddia ettikleri zararlara karşılık müteveffanın eşi ... için 35.000,00 TL (miktar artırımı ile artırılan 195.541,94 TL), çocukları ..., ... ve ... için ayrı ayrı 35.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden ve davacıların her biri için ayrı ayrı 200.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 195.541,94 TL maddi tazminatın 35.000,00 TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 07/12/2015 tarihinden itibaren, 160.541,94 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihi olan 12/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'ya ödenmesine, 5.428,43 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 07/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'ya ödenmesine, 5.428,43 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 07/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'ya ödenmesine, ... ve ... yönünden maddi tazminat isteminin fazlaya ilişkin kısmının reddine, ...'nın maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacılardan ..., ..., ... ve ...'nın her biri için ayrı ayrı 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 07/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/4325, K:2022/999 sayılı bozma kararına uyularak, davacıların istinaf isteminin reddine, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılara 31.085,95 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 07/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, takdiren ... için 50.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 07/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, tüm bilgi ve belgeler toplandıktan sonra kusur değerlendirmesi yapılması gerektiği, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yetersiz olduğu iddialarıyla; davalı idare tarafından ise Ankara Valiliğine husumetin yöneltilmediği, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, manevi tazminatın yüksek belirlendiği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin reddi; davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde canlı bomba eylemi şeklinde gerçekleştirilen terör eylemi neticesinde davacıların yakını ... hayatını kaybetmiştir. Davacılar tarafından, yakınlarının hayatını kaybetmesinden dolayı uğradıklarını iddia ettikleri zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle 07/12/2015 tarihinde 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında davalı idareye başvurulduğu, başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan dava açıldığı, bununla birlikte konunun incelenmesi, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre sonucundan ilgiliye bilgi verilmesi ricasıyla başvurunun 11/12/2015 tarihli yazı ile Ankara Valiliğine iletildiği, Ankara Valiliğinin 16/03/2016 tarihli yazısı ile Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden müteveffanın ve tazminat talep edenlerin adli sicil kaydının istenildiği, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında müteveffanın terör suçundan mahkumiyetinin bulunduğu, yasal şartları oluşması nedeniyle mezkur bu kaydın silindiğinin bildirilmesi üzerine, Ankara Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile müteveffa ...'nın terör suçundan mahkumiyeti bulunduğu bildirildiğinden yapılan başvurunun 5233 sayılı Kanun kapsamının dışında olduğuna karar verildiği görülmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un "kapsam" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddi zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiş, aynı maddenin kapsam dışındaki zararları düzenleyen ikinci fıkrasının (f) bendinde ise 3713 sayılı Kanunun 1 inci, 3 üncü, 4 üncü maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkûm olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararların kanunun kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize Konu Kararın Manevi Tazminata Yönelik Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu Kararın Maddi Tazminata Yönelik Kısmının İncelenmesi: 5233 sayılı Kanun özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde gerçekleşen terör olayları nedeniyle zarar gören vatandaşlarımızın hem günümüz hem de geçmiş itibariyle uğradıkları zararların bir nebze de olsa karşılanmasını amaçlamaktadır. Terör olayları ile hiçbir ilişkisi olmamasına rağmen sadece terörün gerçekleştiği coğrafyada yaşadığı için kimi zaman aile fertlerini kaybeden, kimi zaman da malı zarara uğrayan vatandaşların acılarının dindirilmesi için çıkarılan 5233 sayılı Yasanın sadece mağdur olan kişilerin bu mağduriyetlerinin giderilmesi yolunda uygulanması gerekmektedir. Terör örgütüne yardım ve yataklıktan hüküm giymiş kişilerin bu şekilde terör örgütünün gelişmesine ve büyümesine sebebiyet verdikleri tartışmasızdır. Aynı kişilerin büyümesine yardımda bulundukları terör örgütünün gerçekleştirdiği yasa dışı faaliyetlerden veya sadece terör örgütünün varlığı sebebiyle mallarına ulaşamamalarından kaynaklanan zararlarının, bahsi geçen Kanunda ifadesini bulan "terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkûm olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar" kapsamında bulunduğu açıktır. Zira bahsi geçen kişilerin uğradıkları zararlar terörden kaynaklansa da söz konusu terörün gelişmesine ve büyümesine katkıda bulunduklarından dolayı zikredilen zararların oluşmasına da kendilerinin sebebiyet verdikleri ortadadır. Aksi bir yorum maddenin oldukça dar yorumlanması anlamına gelip, bu şekilde terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmekten hüküm giyen, böylece terörün ve terör örgütünün gelişmesine ve büyümesine katkısı olduğu ortaya çıkan kişilere, Devlet tarafından tazminat ödenmesi sonucunu doğurur ki, bu da kanunun amacına aykırılık teşkil eder. Bununla birlikte, 5233 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları halinde, 19/7/1987 tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır." hükmü gereği mahkûmiyetin belirtilen tarih aralığı içerisinde olup olmadığının araştırılması, 19/07/1987 tarihinden önceki bir tarihte mahkumiyet bulunması halinde, 5233 sayılı Kanun kapsamı dışında olan hallere girdiği söylenemeyeceğinden zararın karşılanması gerekmektedir. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, Adalet Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında müteveffanın terör suçundan mahkumiyetinin bulunduğunun belirtildiği de dikkate alınarak, davacıların maddi tazminata hak kazanıp kazanmadıklarının tespiti açısından, müteveffanın, 5233 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrasının ''f'' bendinde sayılan suçlardan yukarıda izah edilen tarih aralığında bir mahkumiyetinin bulunup bulunmadığı hususu da araştırılarak maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesi gerekirken Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/4325, K:2022/999 sayılı kararında da belirtilmesine rağmen bu husus hakkında araştırma yapılmadan anılan kısım hakkında karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE; davalı idarenin temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazinata yönelik kısmının ONANMASINA, maddi tazminata yönelik kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.