Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/14055 E. , 2024/1306 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/14055 Karar No : 2024/1306 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Grup İçecek ve Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu iste
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/14055 E. , 2024/1306 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/14055 Karar No : 2024/1306 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Grup İçecek ve Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ili, Pozantı ilçesi, ... Mahallesi, ... Karayolu üzerinde faaliyette bulunan işletmeye 20/09/2016 tarihinde yapılan denetimde ters osmoz cihazı kullanıldığının tespit edilmesi nedeniyle, işletmenin üretim izni verildiği sıradaki şartları kaybetmiş olmasından bahisle kaynak suyu üretim izninin iptal edilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlem ile tebliğ tarihi itibariyle üretim yapılmaması ve üretim izin belgesi, analiz sertifikası, sağlık sertifikası, mesul müdürlük belgesinin teslim edilmesi gerektiğine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararla; düzenlenen tutanaklar ve bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere işletmede bahse konu cihazın bulunduğu ve bilirkişi raporunda söz konusu cihazın ters osmoz prensibine göre çalışmadığı ancak mekanik olarak rahatlıkla dönüştürebileceğinin mümkün olduğuna dair ifadelerin bulunduğu dikkate alındığında, yapılan denetimde söz konusu cihazın bulunduğu binanın kapısının kilitlendiği ve denetim ekibinin kapıyı zorla açtıklarında kamuflajlı halde gördükleri, bilirkişilerin denetimden yedi gün sonra işletmeye gittikleri ve numune aldıkları göz önüne alınarak, söz konusu cihazın mevzuata aykırılık taşıdığı, bu nedenle gizlendiği ve denetimden sonra bilirkişilerin gözlemine kadar cihazın mekanik olarak dönüştürüldüğü sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idare tarafından 20/09/2016 tarihinde davacı şirkete yapılan denetimde tespit edilen cihazın mühürlenmemesi nedeniyle söz konusu tarih itibariyle cihazın niteliğinin (ters osmoz mu, ultrafiltrasyon cihazı mı) ortaya konulamaması, dolayısıyla bu tarihte cihazı mühürlemeyerek niteliğinin tespitini olanaksız kılan idarenin kusurlu olması, 20/09/2016 tarihinden iki gün sonra, idarece yapılan denetimde ise, söz konusu cihazın mühürlenmesi ve mühürleme nedeni olarak cihazın ters osmoz mu, ultrafiltrasyon cihazı mı olduğu konusunda yaşanan tereddüttün gösterilmesi, bilirkişi tarafından düzenlenen tespit ve değerlendirme raporunda ise, cihazdan alınan numunelerin analiz sonuçlarında söz konusu parametrelerin ters osmoz ünitelerinin çıkışında çok düşük olması beklenirken ham su giriş ve çıkış analizlerinde değerlerin hemen hemen hiç değişmediğinin görüldüğü, söz konusu membran filtrasyon ünitesinin hali hazırda ters osmoz prensibine göre çalışmadığı, ancak mekanik olarak dönüştürülmesinin mümkün olduğu değerlendirmelerine yer verilmesi karşısında; idarece, cihazın niteliğinin kesin olarak ortaya konulmaksızın, sadece ters osmoz cihazı olabileceği varsayımından hareketle, cihazın dönüştürülerek mevzuata aykırı olarak ters osmoz cihazı olarak kullanıldığı kabul edilmek suretiyle, şüpheye yer bırakmayacak somut bir tespit bulunmaksızın tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ters osmoz yönteminin İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesi gereği ancak içme sularında uygulanabileceği, denetim yapan personelin ters osmoz cihazını tespit edecek bilgi ve tecrübeye sahip olduğu, ters osmoz cihazının membran ve basıncının değiştirilerek denetim sonrasında ultrafiltrasyon cihazına dönüştürülmüş olabileceği belirtilerek, İdare Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; Adana ili, Pozantı ilçesi, ... Mah....Karayolu üzerinde faaliyette bulunan işletmeye 20/09/2016 tarihinde yapılan denetimde ters osmoz cihazı kullanıldığının tespit edilmesi nedeniyle, işletmenin üretim izni verildiği sıradaki şartları kaybetmiş olmasından bahisle kaynak suyu üretim izninin iptal edilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlem ile tebliğ tarihi itibariyle üretim yapılmaması ve üretim izin belgesi, analiz sertifikası, sağlık sertifikası, mesul müdürlük belgesinin teslim edilmesi gerektiğine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanunu'nun 27. maddesinde; "Herhangi bir katkı, aroma veya zenginleştirme amaçlı madde ilave edilen kaynak suları, içme suları, doğal mineralli sular ve yapay sodaların üretimi, ambalajlanması, satışı, ithalat ve ihracatına ilişkin esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Ancak; kaynak suları, içme suları, doğal mineralli sular ve tıbbi amaçlı suların üretimi, uygun şekilde ambalajlanması, satışı, ithalat ve ihracatına ilişkin usul ve esaslar ile içme-kullanma sularının teknik ve hijyenik şartlara uygunluğu, kalite standartlarının sağlanması, kalite standartlarının izlenmesi ve denetimi ile ilgili usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir. Bu esaslara uygunluk bakımından belediye veya il özel idarelerinin sorumluluğunda bulunan içme sularının Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılacak veya yaptırılacak her türlü tetkik ve tahlil bedelleri ilgili belediye veya il özel idaresince karşılanır. Belediyelerce ödenecek tetkik ve tahlil bedelleri, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına belediyelerce tahakkuk ettirilecek su kullanım bedellerinden mahsup edilir." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 40/ö maddesinde ise; "27 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen ürünlerle ilgili hükümlere aykırı hareket eden işyerlerine onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bakanlıkça veya Sağlık Bakanlığınca belirlenen şartları yerine getirinceye kadar işyerleri faaliyetten men edilir." hükmü bulunmaktadır. Söz konusu Kanuna dayanılarak yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğin 36. maddesinde; "Kaynak sularının yer yüzüne çıktığı ve kullanıma arz edildiği noktada mikrobiyolojik açıdan temiz olması esastır. Kaynak sularına kendisine karakteristik özellik veren önemli elementlere ilişkin suyun kaynağındaki niteliğini değiştirmemek kaydıyla uygulanan, muhtemelen oksijenlemeyi takiben demir ve kükürt gibi kalıcı olmayan elementlerin filtrasyon ve boşaltma yoluyla ayrıştırılması, ozonla zenginleştirilmiş hava kullanılarak demir, mangan, kükürt ve arseniğin ayrıştırılması, aktif alüminyum kullanılarak florürün ayrıştırılması ve tamamen fiziksel yollarla serbest karbondioksidin kısmen veya tamamen ayrıştırılması işlemleri ile kaynak suyunun kimyasal ve mikrobiyolojik niteliklerini değiştirmeyecek tarzda suda asılı kalan çözülmemiş partikülleri uzaklaştırmaya yönelik filtrasyon işlemleri dışında herhangi bir işlem uygulanmaması esastır. Kaynak sularında dezenfeksiyona yönelik herhangi bir işlem yapılamaz. Ancak savaş, deprem ve sel gibi doğal afetlerde Kurumun özel izni ve uygun göreceği usul ve teknikler ile diğer işlemlere tabi tutulabilir..." hükmü yer almaktadır. Aynı Yönetmeliğin 46. maddesinde kaynak sularına ait tesislerin senede bir defa Kurumca, üçer aylık periyotlarla da Müdürlükçe denetleneceği, tüketime sunulan kaynak sularının ise denetim izlemesine, kontrol izlemesine ve piyasa kontrolüne tabi tutulacağı hükme bağlanmış, ayrıca denetim ve kontrol izlemesinin amacı yine anılan maddede açıklandıktan sonra 50. maddesinde; "Bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılan piyasa denetimleri ile ilgili hususlarda 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunda, diğer hususlara aykırı hareket edenler hakkında 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununda öngörülen idari yaptırımlar uygulanır. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanununda öngörülen idari yaptırımlar Müdürlükçe uygulanır." kuralı yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından işletilen Alpin isimli kaynak suyunun Adana Valiliği tarafından onaylanmış ... tarih ve ... sayılı Üretim İzin Belgesi ile üretim izni aldığı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu adına yetkili denetim ekibi tarafından 20/09/2016 tarihinde Pozantı İlçesi, ... Mah. ... Karayolu üzerinde bulunan şirketin denetlendiği, yapılan denetim sırasında imalathanenin kuzey batı köşesinde krom, nikelden yapılmış elektrik tertibatı ile açılıp kapanabilen binanın kapısının açılmak istendiği, ancak firma tarafından anahtar olmadığı söylenerek incelenmesinden imtina edildiği, denetim ekibinin ısrarı üzerine işletme yetkililerince kapı zorla kısmen açıldığında içeride mavi çadırla kamuflaj edilmiş halde ters osmoz cihazının bulunduğunun tespit edildiği, anılan bu hususların ... tarih ve ... sayılı denetim formuna yazıldığı, Adana Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından söz konusu tesisin 22/09/2016 tarihinde yeniden denetlendiği, denetim sırasında söz konusu cihazın ters osmoz mu ultrafiltrasyon cihazı mı olduğu konusunda tereddüt hasıl olduğundan mühürlenerek devre dışı bırakıldığı, bunun üzerine Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından bilirkişi talep edildiği, 27/09/2016 tarihinde Adana Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü başkanlığında söz konusu işletme sahası ve üretim ünitelerinin bilirkişi heyetince gezildiği, fotoğraflar çekildiği, giriş ve çıkış sularından numuneler alındığı, bilirkişi tespit ve değerlendirme raporunda sistemin halihazırda ters osmoz prensibine göre çalışmadığı, içindeki membranın ultrafiltre olduğunun anlaşıldığı, diğer taraftan kurulu membran filtrasyon sisteminin ters osmoz sistemine mekanik olarak rahatlıkla dönüştürülmesinin mümkün olduğundan bahsedildiği, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından bilirkişi raporu doğrultusunda cihazın denetim sonrasında dönüştürülmüş olabileceğinden üretim izninin iptal edilmesi gerektiğinin Adana Valiliğine bildirildiği, ve akabinde dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bakılan uyuşmazlıkta; düzenlenen tutanaklar ve bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere işletmede bahse konu cihazın bulunduğu, bilirkişi raporunda söz konusu cihazın ters osmoz prensibine göre çalışmadığı ama mekanik olarak rahatlıkla dönüştürebileceğinin mümkün olduğuna dair ifadelerin bulunduğu dikkate alındığında, yapılan denetimde söz konusu cihazın bulunduğu binanın kapısının kilitlendiği ve denetim ekibinin kapıyı zorla açtıklarında kamuflajlı halde gördükleri, bilirkişilerin denetimden yedi gün sonra işletmeye gittikleri ve numune aldıkları göz önüne alınarak, söz konusu cihazın mevzuata aykırılık taşıdığı, bu nedenle gizlendiği ve denetimden sonra bilirkişilerin gözlemine kadar cihazın mekanik olarak dönüştürüldüğü kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.