Başvurucu, 28/1/2004 tarihinde Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tescil davasının makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, 28/1/2004 tarihinde Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tescil davasının makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 7/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 27/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 24/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 19/8/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 28/1/2004 tarihinde Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinde, davalı Maliye Hazinesinin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, taşlık ve kıraç iken tarım arazisi haline getirilen seksen dönüm taşınmazın imar ve ihyaya dayalı kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle tescili istemli dava açmıştır. Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi 17/9/2006 tarihli ve E.2004/32, K.2006/381 sayılı kararı ile davanın kabulüne ve 650,06 m² yerin başvurucu adına tesciline karar vermiştir. Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Hukuk Dairesi, 9/4/2007 tarihli ve E.2007/1973, K.2007/2161 sayılı ilâmı ile İlk Derece Mahkemesinin kararını, taraf teşkilinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi ve uyuşmazlık hakkında daha ayrıntılı inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğini belirterek bozmuştur. Bozma kararına uyarak dosyayı tekrar incelemeye alan Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi 26/5/2010 tarihli ve E.2007/527, K.2010/412 sayılı kararı ile yeniden davanın kabulüne hükmetmiştir. Davalı tarafın talebi üzerine temyiz incelemesinden geçen bu karar da Yargıtay Hukuk Dairesinin 28/3/2011 tarihli ve E.2010/4647, K.2011/1733 sayılı ilâmı ile İlk Derece Mahkemesinin eksik araştırma ve incelemeye dayalı karar verdiği gerekçesi ile bozulmuştur. Dosya yeniden kendisine gelen Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi, 21/3/2012 tarihli celsede bozmaya uyma kararı vermiş, 29/1/2014 tarihli celsede ise taşınmazda keşif yapılmasına, keşfin yapılabilmesi için başvurucunun iki haftalık kesin süre içinde keşif giderini yatırmasına hükmetmiş, duruşmayı 7/5/2014 gününe ertelemiştir. Başvurucu, 7/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi 7/5/2014 tarihli oturumda, başvurucunun keşif ücretini yatırmadığını tespit ederek, söz konusu bedelin yatırılması için başvurucuya yeniden iki haftalık kesin süre vermiş, duruşmayı 6/6/2014 gününe ertelemiştir. Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi, 6/6/2014 tarihli sonraki duruşmada da keşif giderini yatırmayan başvurucunun, söz konusu giderin suç üstü ödeneğinden karşılanması talebini reddederek, gerekli gider yatırılmadığından E.2012/97, K.2014/634 sayılı kararı ile davanın reddine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine yönelik gerekçeli kararı halen taraflara tebliğ aşamasındadır.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ve maddeleri.