4. Hukuk Dairesi 2009/1377 E. , 2010/2690 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Dağ. A.Ş aleyhine 14/06/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi …
**4. Hukuk Dairesi 2009/1377 E. , 2010/2690 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Dağ. A.Ş aleyhine 14/06/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, elektrik çarpması nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, anız yakılmasından önce ve yakıldıktan sonra, desteğin ölümüne yol açan elektrik tellerini taşıyan ağaç elektrik direğinin gerekli bakımının yapılmadığını, yeterli önlemlerin alınmadığını, bilgi verildiği halde yanan direğin birkaç gün süre ile onarılmadığını, sistemde topraklama hattı ve otomatik devre kesici olmadığından davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek istekte bulunmuşlardır. Yerel mahkemece, kusur ve sorumluluğun anızı yakan kişiler ile direğin devrildiğini davalıya haber vermeyen köy muhtarına ait olduğu ve davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile istem reddedilmiştir. Dosya içeriğinden; dava dışı ...’e ait olup karayolu yakınında bulunan taşınmazdaki anızın yakıldığı, yangının etkisi ile aynı taşınmazda bulunan ahşap elektrik direğinin toprağa yakın bölümünün yanması nedeniyle ahşap direğin yere doğru eğildiği, ahşap direk üzerindeki elektrik tellerinin toprak yüzeyine 5 cm kadar yaklaştığı, elektrik tellerinin bulunduğu taşınmazdan geçen 10 yaşındaki desteğin elektrik akımına kapılarak vücudunda 2. ve 3. derecede yanık oluşacak ve genel çalışma gücünden % 50 oranında kaybetmiş sayılacak biçimde yaralandığı ve tedavi gördüğü hastaneden çıkartıldıktan kısa bir süre sonra da yaşamını yitirdiği anlaşılmaktadır. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nde, kırsal kesimde bulunan olay yerinde elektrik akımının ahşap direk üzerinden taşınmasını yasaklayan bir düzenleme bulunmamakta ise de, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.03.2003 gün ve 2003/4-144 Esas; 2003/161 Karar sayılı kararında “…Yapım bozukluğu, bir inşaatın kötü yapılmasını, imal ve inşaat zamanında uyulması gerekli olan teknik kurallara uyulmamış olmasını ifade eder. Bir yapı eserinin maliki, bunların hiç kimse ve hiçbir şey için tehlike taşımayacak şekilde yapılmasını ve işlemesini garanti etmekle yükümlüdür. Bu nedenle, bir yapı eserinde herhangi bir yapım bozukluğu olmasa bile, ek güvenlik ve koruma tertibatının bulunmaması, yine de bir yapım eksikliği sayılır. Bakımsızlık ve koruma eksikliği ise, bir inşaatın kullanmaya uygun ve tehlikeleri önleyecek biçimde korunmamasını ifade eder. Bakım eksikliği biçiminde açıklanabilecek olan bu durum, yapının tamamlanmasından sonra ortaya çıkar. Yapının tamamlanmasından sonra kendini gösteren ek güvenlik tertibatı ihtiyacının giderilmemesi de bir bakım eksikliği… (Prof. Dr. Haluk Tandoğan, Tehlike Sorumluluğu Kavramı ve Türk Hukukunda Tehlike Sorumluluklarının Düzenlenmesi Sorunu, Batider 1979, Cilt: X, sayı: 2, sayfa: 291-322)…” olduğu belirtildiğinden; elektrik akımının ahşap direk üzerinden taşınmasının tehlike yarattığı ve bu durumun ölüm olayının meydana gelmesine katkıda bulunduğu kabul edilerek, davalının tehlike sorumluluğu nedeniyle sorumlu tutulması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgular ve desteğin olaydan bir süre sonra tedavi gördüğü hastaneden çıkartılarak götürüldüğü evde yaşamını yitirdiği de gözetilerek, belirlenecek zarardan davalının sorumlu tutulmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 11/03/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.11/03/2010