11. Hukuk Dairesi 2010/14332 E. , 2012/6847 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/07/2010 tarih ve 2009/544-2010/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duru…
**11. Hukuk Dairesi 2010/14332 E. , 2012/6847 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/07/2010 tarih ve 2009/544-2010/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl davada, davalının müvekkili şirketin ortağı iken 1999 yılında şirketteki paylarını devretmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığını, şirketin ortağı olduğu dönemde mal alışı yaptığını göstererek sahte faturalarla şirket dolandırdığını ve zimmetine para geçirdiğini, bu nedenle şirketin 44.690,16 TL zarara uğradığını, hisse devrinden önceki dönem için şirketin vergi kaçırdığı gerekçesiyle müvekkilinin 24.507,19 TL vergi cezası ödemek zorunda kaldığını, meydana gelen bu zararlardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan bedellerin toplamı olan 69.197,36 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; birleşen davada ise, davalılardan Ahmet'in şirket ortağı ve yöneticisi olduğu, diğer davalıların da muhasebe ve finansman müdürü olarak görev yaptıkları dönem içinde sahte faturalar ile mal alımı yapıldı gösterilerek kasadan para çıkışı yapıldığını ve bu paraların zimmetlerine geçirildiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Birleşen davanın davalılar vekili, zamanışımı defi ile birlikte esasa ilişkin olarak da davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, verilen ilk karar onanarak kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden ise, bilirkişilerin ticari defterler üzerinde yaptıkları incelemeye göre, şirket zararının 1977-78 yılları içerisinde olduğu, zararı meydana getiren kişilerin de şirket yöneticileri olan davalılar olduğu, şirket kasasına zararı meydana getiren faturaların içeriği olan paraların da girmediğinin kesin ve açık olarak belli olduğu, buna göre davanın 2003 yılı sonlarında açıldığı, davacının, şirketin zarara uğratılmasını, zarar miktarını ve zararı meydana getiren sorumlu kişileri öğrendiği tarihten itibaren hem iki yıllık süre içerisinde hem de zararın vuku tarihinden itibaren beş yıllık süre içerisinde bu davayı açmadığı, davalılar vekilinin de süresi içerisinde zamanaşımı savunmasını ileri sürdüğü gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.