11. Hukuk Dairesi 2011/13762 E. , 2012/20384 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Pendik 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2011 tarih ve 2009/2580-2011/1081 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2011/13762 E. , 2012/20384 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Pendik 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2011 tarih ve 2009/2580-2011/1081 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının haksız eylem ve işlemleri sebebiyle, görevi ihmal ve kontrol sorumluluğuna aykırı davranarak müvekkili şirket hesabından yetkisiz kimselere ödemede bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 6750 TL zararın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, husumetin yetkisiz ödeme yapıldığı iddia edilen Murat Yalçın'a karşı yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının çalışanı olan üçüncü kişiye yapılan ödemelerde davacının zımni kabul iradesinin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı bankanın objektif özen yükümlülüğü altında olduğu, adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluktan kurtulabilmesi için gerekli özeni göstermiş olması halinde dahi zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi gerektiği, davalı bankanın sorumluluğunu kaldıran sebepleri ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, taraflar arasında mevcut bankacılık hizmet sözleşmesine aykırılık dolayısıyla doğan alacak istemine ilişkin olup, davacı şirketin davalı bankada mevcut mevduatından, muhtelif tarihlerde ve meblağlarda dava dışı şahsın yetkili olmamasına rağmen fiilen para çektiği taraflar arasında çekişmesizdir. Uyuşmazlık, yetkili olmayan dava dışı kişinin fiilen para çekmesinde, kötü ödeme yapan bankanın sorumlu tutulup tutulamayacağı ve davacı şirketin dava konusu olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya içerisindeki 04.04.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalı bankanın hesaptan para çıkışı ve ödeme işlemi gibi önem arzeden bir işlem yaparken basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve fiilinin objektif özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği, davacı şirketin ise muhasebe elemanına imza sirküleri verdiği ve şirket hesaplarını uzunca süre denetimsiz bıraktığı, olayda müterafik kusurunun bulunduğu, bu nedenle davacı şirketin %15 ve davalı bankanın ise %85 oranında kusurlu oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Davacı şirkette yetkili temsilci olmamasına rağmen fiilen temsile yetkiliymiş gibi davacı hesabından para çekmeyi teamül haline getiren dava dışı Murat Yalçın'ın davacı şirket muhasebe elemanı olduğu, davacı şirketin fiili uygulamaya sessiz kalması nedeniyle davalı bankada bu şahsın yetkili temsilciymiş gibi bir imaj uyandırdığı, dosya kapsamında davacı şirketin de BK 55 ve 100 maddeleri çerçevesinde müterafik kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece davacı şirketin dava konusu olayda müterafik kusurlu olduğu ilke olarak kabul edilerek aralarında bankacı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanlış ilkeden hareketle ve sahte imzalı çekin ödenmesine ilişkin olan TTK 724. madde değerlendirmesi ile somut olaya uygun olmayan yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı banka yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.