11. Hukuk Dairesi 2009/9580 E. , 2011/2458 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2009 tarih ve 2009/88-2009/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2009/9580 E. , 2011/2458 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2009 tarih ve 2009/88-2009/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'ya ithal etmek üzere aldığı malları Türkiye'den Almanya'ya kara yolu ile taşıması için davalı ile anlaştığını, ancak davalının daha ucuz maliyetli olması nedeniyle malları taşımak için deniz yolunu seçtiğini, malların taşındığı geminin seyahat esnasında yandığını, taşınan malların tamamının da bu yangında zarar gördüğünü, hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 31.878 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın deniz taşıması sırasında meydana gelen yangından kaynaklanan zararın tazmini için açıldığını, bu nedenle davaya bakma görevinin İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne ait olduğunu, davanın husumet ve esas yönünden de reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 4/son maddesi uyarınca HSYK'nun 20.07.2004 tarih, 370 sayılı kararıyla İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin faaliyete geçirildiği ve yargı çevresinin İstanbul İli mülki sınırları olarak belirlendiği, asliye ticaret mahkemeleri ile denizcilik ihtisas mahkemesi arasındaki ilişkinin iş bölümü değil görev ilişkisi olduğu ve görevin resen gözetilmesinin gerektiği, davaya konu taşımanın deniz yoluyla yapıldığı, hasarın da bu aşamada gerçekleştiği, olaya uygulanması gereken TTK'nun 1016. maddesinin anılan kanunun dördüncü kitabında düzenlendiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, istem halinde dosyanın görevli İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.