10. Hukuk Dairesi 2024/11919 E. , 2025/1798 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1040 E., 2024/893 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/268 E., 2021/494 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; hükmün ve temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, ek karara ilişkin temyiz isteğinin süresinde olduğu anl…
**10. Hukuk Dairesi 2024/11919 E. , 2025/1798 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1040 E., 2024/893 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/268 E., 2021/494 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; hükmün ve temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, ek karara ilişkin temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2007-2013 yılları arasında davalı işyerinde distribitör satış temsilcisi olarak çalışmış olduğunu ancak primlerinin Kuruma eksik bildirildiğini, en son net maaşının 3.200,00 TL olduğunu, bunun maaş ve primden oluştuğunu belirterek prime esas gerçek ücreti talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı şirket vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Mayıs 2012 dönemi dışında kalan dönemler için yazılı herhangi bir delil bulunmadığından ve yazılı delil başlangıcı sayılan herhangi bir belge de bulunmadığı için tanıkla da bu dönemlere ait ücret iddiası ispatlanamayacağından Mayıs 2012 dönemi dışında kalan dönemlere ilişkin talep bakımından davanın usulüne uygun delillerle ispatlanamamış olması nedeniyle reddine karar verilmiş, bu kapsamda davacı tarafça 2012 yılı Mayıs ayına ait prim tablosu ibraz edilmiş olup bu tabloya göre davacının 2012 Mayıs ayı ücreti maaş artı prim olmak üzere 2.414,13 TL olarak belirtilmiş olup, bu tablonun altındaki imza sahipleri davalı şirketin muhasebe ve grup müdürü olarak belirtilip imzalanmış olduğu anlaşılmakla, davalı vekili davacı tarafça ibraz edilen belgedeki imzayla itiraz etmiş olup bu belgede imzası bulunan muhasebe müdürü, bölüm müdürü ve genel müdür olarak belirtilen kişileri hazır etmek ve imzalarının alınmasını sağlamak ve imzalarının bulunabileceği kurumları ve belgeleri bildirmek için 13.07.2017 tarihli celsede davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş olup, davalı vekili fotokopisi üzerinden imza incelemesi yapılamayacağını belirterek verilen kesin süre içerisinde bu kişileri hazır etmemiş imza örneklerinin bulunacağı kurum ve belgeleri bildirmemiş ve sunmamış olduğundan, davalı vekilinin imza itirazından vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiş, davalı vekili verilen kesin süre içerisinde imza incelemesini sağlamak için gerekli işlemleri yapmamış olduğundan, davacı tarafça sunulmuş olan bu belgenin davalı şirkete ait olduğu kabul edilmiş ve Mayıs 2012 dönemine ait ücret iddiasını yazılı delille ispatlandığı kabul edilerek davacının bu döneme ilişkin ücret iddiası kabul edilip açılan davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkete ait işyerinde 01.05.2012-31.05.2012 tarihleri arasında aylık brüt 2.414,13 TL ücretle çalıştığının ve bu dönem için prime esas gerçek ücretinin 2.414,13 TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı şirket vekili, ek kararın ve kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık prime esas kazanç tespit istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 1-Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi ile aynı Kanun’un Geçici 7. maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun’un 77. maddesi hükümleri ile 2012 yılı Mayıs ayına ait prim tablosu, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... Gıda Tic. A.Ş. vekiline 15.06.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin 08.07.2024 tarihinde verildiği, 7036 sayılı Kanun'un 7/3 maddesinin düzenleme gereğince tebliğ tarihinden itibaren geçerli olan iki haftalık temyiz süresinin 01.07.2024 tarihinde dolduğu, davalı ... Tic. A.Ş. vekili bu süre geçtikten sonra başvuruda bulunduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Tic. A.Ş vekilinin kararı temyiz etmemiş sayılmasına dair 30.04.2024 tarihinde ek karar verildiği, ek kararın; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesindeki yönteme uygun olduğu anlaşıldığından, davalı şirket vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan 09.07.2024 tarihli “temyiz isteğinin reddine” ilişkin ek kararın onanması gerekmektedir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve 09.07.2024 tarihli ek kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.