3. Hukuk Dairesi 2017/16906 E. , 2018/6635 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davalı vekili, yerel mahkeme kararının 20.10.2017 tarihinde tebliği edi…
**3. Hukuk Dairesi 2017/16906 E. , 2018/6635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davalı vekili, yerel mahkeme kararının 20.10.2017 tarihinde tebliği edilğini, ancak bu dönemde 29.09.2017 tarihinden doğum tarihine kadar hamilelik nedeniyle raporlu olduğunu ve bu nedenle yasal temyiz süresi içerisinde temyiz dilekçesini veremediğini, engelin kalktığı tarihten itibaren yasal süre içerisinde temyiz dilekçesini verdiğini belirterek, eski hale getirme talebinin kabulü ile temyiz isteminin kabulü talebinde bulunmuş, buna dair tedavi evraklarını sunmuştur. İbraz edilen rapor, davalı vekilinin rahatsızlığı ve 6100 sayılı HMK'nun 95 vd. maddeleri dikkate alınarak, davalı vekilinin eski hale getirme talebi yerinde görülmüştür. Her iki taraf vekillerinin temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı, dava konusu taşınmazı 20.10.2005 tarihinde yeni ve boş olarak satın aldığını, kredi imkanlarının olmaması nedeniyle kirvesi davalı adına kredi çekilerek tapu kaydının davalı adına yapıldığını, satın alındıktan kredi ödemelerini kendisinin yaptığını, yine satın alınan tarihte sıvası olmayan taşınmaza bakım, tesisat ve yapım işlerinin de kendisi tarafından yapıldığını, ödeme güçlüğü nedeniyle birkaç kredi ödemesini aksattığını, bunun üzerine banka nezdinde borçlu görünen davalının bankaya gidip taksit ödediğini ve adına kayıtlı olan bu taşınmazı üçüncü kişiye sattığını, davalının kendisinden taşınmazı boşaltmasını istediğini, bunun üzerine taşınmazı boşaltarak davalıya teslim ettiğini belirterek, taşınmaza yapılan masraflar ve kredi ödemesi nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL alacağın harcama tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra davacıya kiraya verdiğini, davacının bir süre sonra kira borcunu ödememeye başladığını ve evi de tahliye etmediğini, aralarındaki kira sözleşmesinin 12. maddesi gereği tezyinat masraflarının davacıya ait olduğunu, izin alınmadan yapılan lüks masrafların talep edilemeyeceğini, ayrıca istenen tazminat miktarının da fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.