9. Hukuk Dairesi 2017/7117 E. , 2017/18200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı ...
**9. Hukuk Dairesi 2017/7117 E. , 2017/18200 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı ... Konfeksiyon işyerinde 26/01/2001 tarihinden itibaren çalışmakta iken iş sözleşmesini, fazla mesai ücretlerinin eksik ödemesi, belgeler imzalatılması, çalışma koşullarının sağlanmaması, sigorta primlerinin eksik yatırılması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II maddesi uyarınca dava tarihi olan 30.10.2009 tarihinde haklı nedenle feshettiğini belirterek, hizmet tespiti yanında davacının hak ettiği kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Hizmet tespiti davası tefrik edilmiş ve sonuçlanmıştır. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının şirkette 11/08/2006 tarihinden itibaren çalışmakta iken, ekonomik kriz gereği işyerinde kısa çalışma uygulanacağının 01/06/2009 tarihinde ilanen duyurulduğu ve ÇSGB. Nca 01/06/2009-28/11/2009 tarihleri arasında Kısa Çalışma Uygulama izni verilmiş olmasına ve Kısa Çalışmanın yürürlüğe konulmuş olmasına rağmen davalı işverenin 02/11/2009 tarihinde kısa çalışmaya son vererek tüm işçileri işbaşına çağırdığını, davacı dışında diğer işçilerin 02/11/2009 tarihinde işbaşı yapmalarına rağmen davacının, işbaşı yapmadığını, ertesi günde de gelmediğinden iş sözleşmesinin 04/11/2009 tarihinde haklı nedenle tazminatsız feshedildiğini, davacının henüz yararlandığı Kısa Çalışma dönemi sonlanmadan açtığı davanın dinlenemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalı işyerinde, 3 yıl 1 Ay 21 gün çalıştığı, mahkememizin 2014/134 Esas, 2014/555 Karar sayılı ilamı ile davacının hizmet tespiti davasının reddine kararı verildiği, hükmün Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, işveren tarafından 01/06/2009 - 30/11/2009 tarihleri arasında işyerinde çalışmaya 6 ay süreyle geçici olarak ara verileceğinin Kuruma bildirildiği, davacının Kısa Çalışma Uygulamasının sonlanması üzerine yapılan çağrıya rağmen işbaşı yapmadığı, kısa çalışma uygulaması sonlanmadan dava açtığı ve kıdem tazminatı talebinde bulunduğu, kısa çalışma ödeneği alan davacının, Kısa Çalışma Ödeneği uygulamasından dolayı iş sözleşmesini haklı nedenle fesih etmesinin mümkün olamayacağı zira bu dönemde Türkiye İş Kurumundan, işsizlik sigorta fonunda biriken miktardan aktarılan fon hesabından ücret aldığı ve Türkiye İş Kurumu tarafından kısa çalışma dönemi için SGK prim ödemesinin yapılması gerektiği, bu nedenlerle davacının iş akdinin fesih etmesinde haklı olmadığı, kıdem tazminatı talebinde bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Temel uyuşmazlık davacı işçinin iş sözleşmesini feshetmesi haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı fesih sebebi olarak dava dilekçesinde açıkça fazla mesai ücretlerinin eksik ödenmesi, primlerinin eksik yatırılması, bir takım belgelerin imzalatılması ve uygun çalışma koşullarının sağlanmamasına dayanmıştır. Davacı taraf fesih sebebi olarak kısa çalışma ödeneği uygulaması yapılması nedenine dayanmamıştır. Öncelikle maddi vakıa olarak bu olgu belirtilmediğinden mahkemece bu nedenle iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından feshedildiği ve bu feshin haklı nedene dayanmadığı yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Davacı fesih sebebi olarak ücretlerin eksik ödenmesi, primlerin eksik bildirilmesi, bazı evrakların imzalatılması ve uygun çalışma koşullarının sağlanmaması nedenlerine dayanmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinin II. fıkrasının e ve f bentlerinde ücretlerin sözleşme ve yasa hükümlerine göre ödenmemesi ve çalışma koşullarının sağlanmaması işçiye haklı fesih hakkı vereceği belirtilmiştir. Dinlenen tanık anlatımları ile aynı tarihte ve aynı nedenle iş sözleşmesini fesheden işçilerin açtıkları davada fazla mesai yapıldığı, çalışma koşullarının zorlaştırıldığı ve düzensiz olduğu, fazla mesai ücretlerinin ödenmediği anlaşılmaktadır(... 4. İş Mahkemesi 2013/44,45 ve 47 Esaslar. Dairemizin 2017/6582, 6502 ve 6503 Esaslarda incelendi). Diğer taraftan davacının dava açması ve dava dilekçesinin tebliği üzerine işverenin kısa çalışma uygulamasına son vererek davacı işçiyi işe davet ettiği de anlaşılmaktadır. Davacı iş sözleşmesini ücretlerinin yasaya ve sözleşmeye uygun ödenmemesi, çalışma koşullarının zorluğu nedeni ile haklı nedenle feshetmiştir. Kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken, yazılı ve hatalı gerekçe ile reddi isabetsizdir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.