(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1441 E. , 2007/4793 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.2.2006 gününde verilen dilekçe ile yayla iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 1.5.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ve vekili …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1441 E. , 2007/4793 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.2.2006 gününde verilen dilekçe ile yayla iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 1.5.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ve vekili gelmedi. Karşı taraftan davacı vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava; yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ve özel siciline işlenmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı taraf temyiz etmiştir. Gerçekten; 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tanıma göre, yaylak; çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilmesi olanaksız olduğu gibi sınırlarının daraltılması da mümkün değildir. Çekişme konusu taşınmaz ... Beldesi, Akça Mahallesi Ardıçarası Mevkiinde bulunmaktadır. ..., ..., ..., ..., ..., İledinli ..., ... ve ... adlarıyla bilinen yaylalarla çevrilidir. Burası ülkemizin en büyük yaylalarının yer aldığı «... Yaylası» olarak anılmaktadır. Ancak; dosyada yer alan haritasından ve keşif yerinde dinlenen yerel bilirkişi beyanından, dava konusu taşınmazın ... Yaylası olarak bilinen yerin daha kuzeyinde, kadim olduğu bildirilen Şıhlı Köyü yakınlarında bulunduğu görülmektedir. Davalı taraf da savunmasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin kadim Akça (eski adı Şıhlı) Köyü sınırı içersinde kaldığını, Şıhlı Köyünün kadim bir köy olduğunu, taşınmazın yayla ile bir ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür. 22.6.2006 tarihli fen bilirkişisi raporunda da dava konusu taşınmazın köy yerleşim alanı içerisinde kaldığı belirtilmiştir. Yaşamını genelde çiftçilikle sürdüren kişilerin hayvanlarını otlatmakta olduğu yaylaya yakın bölgelerde ikamet etmek, ziraat yapmak, bağ ve bahçe yetiştirmek için tarım taşınmazlarına ihtiyaçları olacağı ve bu amaçlarına uygun kazanmaya elverişli bazı taşınmazları mülk edinebilecekleri olgusunu göz ardı etmek, mera, yaylak ve kışlak gibi bölgelerden insanları soyutlamak mümkün değildir.