T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/35 KARAR NO : 2026/35 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/473 KARAR NO : 2020/916 KARAR TARİHİ: 16/11/2020 DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı veki…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/35 KARAR NO : 2026/35 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/473 KARAR NO : 2020/916 KARAR TARİHİ: 16/11/2020 DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis hakkında Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 20/05/2008 tarih, 882 sayılı 2008/6 genelgesiyle idari yaptırım kararı verme yetkisine istinaden müvekkili tarafından Çevre Kanununun 8. maddesi uyarınca 21/07/2010 tarihli encümen kararı ile mülise 95.235,00 TL idari para cezası kararı verildiğini, buna göre ödeme emri düzenlendiğini, ödeme emrinin tebliğ edildiğini ancak davalı tarafça alacağın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle masaya kayıt talebinin reddedildiğini belirterek müvekkilinin alacağının masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin red kararının hukuka uygun olduğunu, davacının kestiği idari para cezasının Kocaeli 2. İdare mahkemesinin 2016/1078 E. Sayılı dosyası ile kaldırıldığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...kamu alacaklarında, masanın kayıt talebini reddetme imkanı olmadığı gibi, kayıt kabul davasına bakan ticaret mahkemesinin de alacağın esasına ilişkin inceleme yapma imkanı yoktur. Kamu alacakları iflas idaresi/icra müdürülüğü tarafından, masaya kaydedilir, sonrasında alacağın mevcut olmadığı düşüncesinde olunursa resen veya alacaklıların kararı üzerine iflas idaresince idari yargıda dava açılır. Somut olayda da, davacının idari para cezasının, amme alacağı hükmünde olduğu, ödeme emrinin tebliğ edilmiş olduğu, 7 gün içinde ödeme yapılamamış olduğu, ödeme emrinin kesinleştiği sabit olduğuna göre alacağın masaya kaydına karar vermek gerekmiştir.Davacının masaya yaptığı başvuru ile sınırlı olarak karar verilebileceğinden, 95.235,00 TL nin masaya kaydına karar verilmiş, dava dilekçesinde talep edilen “ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 27/11/2011 tarihinden masaya başvuru tarihi olan 11/11/2019 tarihine kadar işlemiş faiz”, hesap ve inceleme konusu yapılmamıştır. Davacı işlemiş faiz talebinde bulunuyorsa asıl alacağın temerrüt tarihinden (İİK.nun 195 maddesi uyarınca) iflas tarihine kadar işlemiş tutarını hesaplamalı, bu tutar kadar masaya (ek) başvuru yapmalıdır." gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın 15 günlük sürede açılması gerektiğini, iflas masası tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu, dava konusu idari para cezasının kaldırılmasına ilişkin kararın Danıştay'da olup kesinleşmediğini, karar düzeltme başvurusunun sonucunun beklenmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, İİK'nın 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İstanbul Anadolu 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/850 E. Sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 06/11/2013 tarihinde davalı şirketin iflasına karar verildiği, tasfiye işlemlerinin İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi'nin... İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü anlaşılmıştır.Davacı tarafından, 132 kayıt numarası ile idari para cezası olarak ödeme emri düzenlenen 95.235,00 TL'nin iflas masasına kaydı talep edilmiş, iflas müdürlüğü tarafından "alacağın yargılamayı gerektirdiği" belirtilerek 21/09/2020 tarihinde reddedildiği anlaşılmış, eldeki dava hak düşürücü sürede açılmıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/8950 E. 2014/6998 K. sayılı kararında açıklandığı gibi iflas masasına kaydı talep edilen alacak kamu alacağı olduğu takdirde, kamu alacağının haklı olup olmadığını kayıt kabul davasına bakan mahkemenin inceleme yetkisi bulunmadığından, istem kabul edilerek, alacağın masaya kaydedilmesi gerekmektedir. Yine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/6312 E. 2015/6689 K. sayılı kararında da aynı açıklamalara yer verilmiş "...mahkemece, davacının iddia ettiği gibi, iflas idaresi kamu alacağına karşı idari yargı yoluna dava açmış ise, açtığı dava sonunda verilecek kararın iflas idaresince dikkate alınacağının tabiî bulunduğu gözetilerek, şayet dava açmamış ise idari yargı yoluna dava açma hakkı saklı kalmak üzere, her iki durumda da kamu alacağının kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, kamu alacağının esası hakkında inceleme yapıp yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır..." şeklinde karar verilmiştir. Somut olaya dönüldüğünde; müflis şirket hakkında, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8.maddesinin 1.paragrafı ve 20/r maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin 13.ve 46.maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle 21/07/2010 tarih ve 2490 no.lu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Encümen Kararı ile 95.235,00 TL idari para cezası verilmesine karar verilmiş, 03/01/2011 tarih ve 897 sayılı ödeme emri düzenlenmiştir.UYAP sisteminde yapılan araştırmada; müflis şirket tarafından, idari para cezası verilmesine ilişkin 21/07/2010 tarih ve 2490 no.lu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Encümen Kararının iptali istemiyle Kocaeli 1. İdare Mahkemesine dava açıldığı, anılan mahkemenin 13/04/2012 tarihli 2010/1010 E. 2012/359 K. sayılı kararı ile davanın reddedildiği, Danıştay 14. Dairesi'nin 24/10/2013 tarihli 2012/6829 E. 2013/7071 K. sayılı kararı ile onandığı tespit edilmiştir.Ayrıca Müflis şirket tarafından, ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'nde dava açıldığı, anılan mahkemenin 09/12/2016 tarihli 2016/1078 E. 2016/1497 K. sayılı kararı ile "ödeme emrinin düzenlendiği 03.01.2011 tarihi itibarıyla ortada kesinleşmiş bir amme alacağının bulunmaması nedeniyle, ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Danıştay 6. Dairesi'nin 27/02/2020 tarih 2019/8905 E. 2020/2738 K. sayılı kararı ile ilgili "...Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2019 tarihli, E:2018/3454, K:2019/1304 sayılı ve 22/11/2018 tarihli, E:2017/2095, K:2018/5167 sayılı kararları da bu yönde olup, istikrar kazanan söz konusu kararlar da dikkate alındığında, Çevre Kanunundan kaynaklı idari para cezalarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için para cezasının kesinleşme şartının bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan; dava konusu ödeme emrine dayanak alınan para cezası ve dayanağı tutanağın iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda Kocaeli 1. İdare Mahkemesince verilen 13/04/2012 tarih ve E:2010/1010, K:2012/359 sayılı kararın Danıştay Ondördüncü Dairesinin 24/10/2013 tarih ve E:2012/6829, K:2013/7071 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır..." gerekçesiyle temyiz isteminin kabulüne ve kararın bozulmasına karar verildiği, müflis şirketin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca karar düzeltme isteminde bulunduğu, Danıştay 6. Dairesi'nin 27/01/2021 tarihli 2020/5591 E. 2021/664 K. sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, gerek idari para cezasının iptali istemiyle gerekse ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davaların Danıştay denetiminden geçtiği tespit edildiğinden davalı vekilinin bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. İlk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/01/2026